CGTN / Yawei Liu

Haziran 2020’de Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Siyasi Bürosu Üyesi ve Dış İlişkiler Çalışma Komitesi Genel İşler Ofisi Başkanı Yang Jiechi ile zamanın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Mike Pompeo arasında Hawaii’nin Honolulu kentinde bir toplantı yapıldı. Dünyanın bu toplantıdan ancak bittikten sonra haberi oldu ve şimdi bu toplantının çok iyi geçmediğini biliyoruz.

Toplantının üzerinden uzun zaman geçmeden, Donald Trump yönetimi Amerikan ulusal güvenlik danışmanı, FBI direktörü ve dışişleri bakanının ABD’nin farklı şehirlerinde yaptıkları açıklamalarla birlikte, Çin’e karşı daha önce benzeri görülmemiş ve koordineli bir saldırıya başladı. Pompeo Richard Nixon Başkanlık Kütüphanesi’nde yaptığı konuşmada, “Çin’i daha yaratıcı ve saldırgan şekillerde değişmeye ikna etmek zorundayız çünkü Beijing’in eylemleri halkımızı ve refahımızı tehdit ediyor.” dedi.

İki gün önce, Çin ve ABD’nin üst düzey diplomatları arasında, başka bir Amerikan kentinde Alaska’nın Anchorage kentinde başka bir toplantı yapıldı. Bu kez sadece Pasifik’in iki yakasındaki halk toplantının yapılacağını önceden bilmekle kalmadı, Çin tarafından, ÇKP Merkez Komitesi Siyasi Bürosu Üyesi ve Dış İlişkiler Çalışma Komitesi Genel İşler Ofisi Başkanı Yang Jiechi ile Çin Devlet Konseyi üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi ile Amerikan tarafından ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ın bütün açılış konuşmaları bütün dünyanın görmesi için internetten canlı yayınlandı.

ÇİN YÖNETİŞİM YAPISINI DEĞİŞTİRMEYECEK

Toplantı Çin’in tutumunu vurguladı; Çin güvenliği ve kalkınma çıkarları ile ilgili hiçbir konuda ödün vermeyecek. Çin yönetişim yapısını değiştirmeyi düşünmüyor ve ABD’nin Çin karşıtı bir koalisyon kurma çabalarına karşı çıkıyor. İki taraf da şimdi diğer tarafın merkezi çıkarları konusunda politika değişikliği ve davranışlarını düzeltmesi yönündeki her türlü çabanın boşuna, akılsızca ve tamamen zaman kaybı olduğunu bilmesi gerekiyor.

İki tarafın da birbirlerini ağırlamayı seçmemesi tahlisiz bir durum fakat hiçbir tarafın toplantıyı terk etmediğini görmek rahatlatıcı bir şey. Bu Beijing ve Washington’ın ilişkilerinin başarısız olamayacak kadar büyük olduğunu bildiklerini gösteriyor. Şimdi mesele sıfır toplamlı düşmanlık, kasıtlı anlaşmazlık ve istenmeyen çatışmadan kaçınmanın gerçekçi yollarını bulmak.

Çin için, değişken ikili ilişkileri yönetmenin yeni çerçevesini Dışişleri Bakanı Wang Yi, Temmuz 2020’de iş birliği, diyalog ve kriz yönetimi üçlü listesiyle çizdi. Bu girişim Trump yönetimi tarafından tamamen görmezden gelindi.

Joe Biden yönetiminin halen selefinin Çin’e karşı politikalarını gözden geçirme sürecinde olmasına rağmen, en azından kısmen Çin tarafının önerdiği çerçeveye duyarlı olduğu görülüyor. Bakan Blinken ilk politika konuşmasında, ikili ilişkilerin yönetimini, “Çin ile ilişkimiz olması gerektiği zaman rekabetçi, olması gerektiği zaman iş birlikçi ve olmak zorunda olduğu zaman da düşmanca olacak. Ortak payda Çin’le güçlü bir konumdan ilişkiye girmektir.” diyerek tanımladı.

ÇİN, ABD’NİN ÇİN KARŞITI KOALİSYON KURMA ÇABALARINA KARŞI ÇIKIYOR

ABD salgını kontrol altına alarak, çöken ittifaklarını tamir ederek, ülke içi siyasi kutuplaşmayı azaltarak ve ekonomiyi canlandırarak güçlü bir konuma ulaşma süreci içinde. Çin, ABD’nin güçlü bir konumda olduğunu düşünmüyor. Aynı zamanda, Washington Çin’i komşularına karşı çok saldırgan, kendisini eleştiren ülkelere karşı çok zorba ve uluslararası düzene karşı çok yıkıcı görüyor gibi.

Anchorage toplantısından sonra ortak bir açıklama yapılmaması talihsizlik. Ancak, Çin medyası her iki tarafın da çok somut konularda yapıcı bir görüşme yaptığını, bunun iki ülkenin salgın öncesi seyahat ve ilişkilerini hızla normalleştirmelerine imkân tanıyacağını haber verdi.

Bu, uzun zamandır serbest bir düşüşte olan bir ilişkiye pozitif bir enerji katmak için iyi bir adım. Daha da iyisi, ABD iklim temsilcisi John Kerry ile Çinli mevkidaşı Xie Zhenhua arasında çevrimiçi bir toplantının kararlaştırılmış olması.

Anchorage toplantısının bayında diplomatik olmayan ve düşmanca konuşmaları izlerken paniğe kapıldım ama kapalı toplantılarda iki tarafın attığı küçük ama olumlu adımlar bana çok cesaret verdi.  İki tarafın attığı bebek adımlarının kısa sürede, ilişkileri tamir etmek için cesur ve daha somut önlemler haline geleceğini umuyorum.

Bu ilişki tamir edilmezse, iki ülke belki de kısa süre sonra Asya Pasifik bölgesini ve dünyanın felaket bir karışıklığa sürükleyecek bir anlaşmazlık ve çatışmaya sürüklenebilir. Dünya zaten felaket bir gerileme içine girdi. Sığır toplamlı bir Çin-Amerikan düşmanlığı küresel ekonomik toparlanmayı imkânsız hale getirir ve Asya-Pasifik bölgesinde geçen 40 yıldır devam eden barışı ile istikrarı yıkar ve hem Çin hem de Amerikan halkının refah ve mutluluğunu tehdit eder.