China Daily / Zheng Yongnian

Çin-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkileri hiç şüphesiz çok yönlü rekabet çağına girdi. Çin bunu açık bir şekilde anlayarak, dünyayla daha fazla bütünleşerek etkili biçimde karşılık verebilir.

ABD’nin Çin politikası şimdi “dört ayrılık” ve “dört bütünleşme” olarak özetlenebilir. ABD bir yandan Çin halkını Çin Komünist Partisi’nden (ÇKP), ÇKP’yi liderliğinden, Han halkını etnik azınlıklardan ve Çin’i içerden bölmek için Çin ana karasında yaşayanları ana karada yaşamayanlardan ayırmak için çalışıyor. Diğer yandan Çin’i kontrol etme çabalarına tüm hükümeti, tüm toplumu, tüm piyasayı ve tüm dünyayı bütünleştirme girişiminde bulunuyor. İki taraf arasındaki tam rekabet iş birliği, rekabet, karşı karşıya gelme ve çatışmayı ön plana çıkarıyor.

ABD, Hint-Pasifik ülkeleriyle birlikte çalışarak, Çin’in bir deniz gücü olmasını önlemeye gayret ediyor. ABD, Çin’in denizdeki etkisini “ilk ada zinciri” içinde kontrol altına almak için Güney Çin Denizi sorununu artırmaya çalışıyor. ABD ayrıca, Orta Asya ile Orta Doğu’da İslam ve Çin arasında uygarlık çatışmalarını kışkırtmak için girişimde bulunuyor.

Taiwan’ın, eğer varsa Çin ve ABD arasında bir savaşı ateşlemenin fitili haline gelmesi mümkündür. ABD şimdi açıkça Taiwanlı ayrılıkçıların tehlikeli davranışlarını destekliyor, Taiwan Boğazı boyunca gerginliği artırmaktan endişe etmiyor. Taiwan sorunu hiç şüphesiz Çin-ABD ilişkilerindeki en duyarlı konudur.

Hindistan, ABD’nin jeopolitik düşüncesinde çok önemli bir rol üstlenirken, Washington yönetimi, her zaman bir sorun yaratan olsa bile Rusya’nın artık dünya üçgeninin üçüncü bir parçası olacağını düşünmüyor.

“TAIWAN SORUNU” ÇİN-ABD İLİŞKİLERİNDEKİ EN DUYARLI KONU

Nükleer silahlar ve uzay rekabeti Soğuk Savaş’ın iki önemli cephesiydi. ABD, Çin ile yeni bir Soğuk Savaş başlatmak istediği için yapay zekâ, özellikle yapay zekâ teknolojisinin askeri alanda kullanımı Çin’e karşı yeni cepheye dönüşecek. Bu itibarla Çin, ABD’nin atacağı her adıma karşı önlemlerle karşılık vermelidir.

Çin, ABD’nin çevreleme politikası engelini aşmada sermaye piyasasını kullanmak için dünyaya açılmalıdır. Çin küresel sistemle ekonomik ve kurumsal olarak ne kadar derinden bütünleşirse, ABD’nin Çin’i tecrit etmesi o kadar zor olacaktır.

Çin’in Hindistan’a daha fazla dikkat etmemesi için bir sebep yoktur. Çin, Hindistan’ın temel çıkarlarını ihlal etmesi durumunda kararlılıkla karşı koymasına rağmen, Hindistan ile çatışmalar sonsuz olmamalı. Rusya’nın, Çin ve Hindistan arasındaki ilişkilerde arabuluculuk rolü görmezden gelinmemelidir.

Sonuç olarak Çin, dünyaya kurallara uyma ve kural koyma yoluyla Çin ile Batı’nın birbirine bağlanabileceğini göstermelidir.