Akademisyen Dr. Altay Atlı, CRI Türk’te Samet Demir’in hazırlayıp sunduğu “Ekonomi Basını” programına konuk oldu. Atlı, Çin’in temmuz ayı ekonomi verilerini ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) rekabet hamlelerini değerlendirdi.

Çin’in aylık enflasyon ve dış ticaret verilerinin açıklandığını hatırlatan Altay Atlı, pandeminin küresel ekonomileri farklı yönlerden etkilemeye devam ettiğini vurguladı.

Üretici fiyat endeksinin (ÜFE) tüketici fiyat endeksine (TÜFE) göre daha çok yükseldiğini belirten Atlı’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“ÜFE’ye baktığımızda geçen yılın aynı ayına göre, yüzde 9’luk bir artış söz konusu. Bu beklentilerin biraz üzerinde. Beklentiler yüzde 7,5 olması yönündeydi. Haziran 8,8, mayıs 9’du yani sabit seyrediyor, diyebiliriz. Nispeten yüksek seyrediyor bundaki en önemli sebep emtia fiyatlarındaki artış. Bunun etkisini görmeye devam ediyoruz. Bunun da girdiler üzerinden üretimi etkisi oluyor.

Çin buna karşı önlemler de alıyor. Çin yönetimi buradaki artışı kontrol altına alma çabasını görüyoruz. Ülkenin stratejik rezervlerinden kullandırıldığını gördük. Stokçuluk ile fiyat spekülasyonu gibi girişimlere karşı ve kamu teşebbüsünün yurt dışına bağımlılığını azaltmak için önlemler alındığını da gördük. Ancak fiyatlar yüksek seviyelerde devam ediyor.

TÜFE’deki artış bir önceki yılın temmuz ayına göre, yüzde 1’lik bir artış. Burada da birkaç yorum yapabiliriz. Biri hâlâ ÜFE fiyatlarındaki artışın TÜFE’ye yansımadığını söyleyebiliriz. Diğer ise Çin’deki talep artışının sağlıklı bir şekilde süre geldiğini söylemek mümkün.

Bir baz etkisi de söz konusu, geçen yıl bu dönemlerde fiyatlar zaten pandemi nedeniyle yükselmeye başlamıştı. Onunla kıyasladığımızda artış şaşırtıcı değil.

Çin’de bir yılı aşan normalleşme sürçeni takip ediyoruz. Delta varyantından bahsediliyor, Çin’de önlemler çok sıkı şekilde sürdürüyor. Bunlar ekonominin bütünü üzerinde ciddi bir belirsizlik yaratıyor. Tedarik zincirindeki dar boğazlar da üretimi ve ticareti etkiliyor. Konteyner fiyatlarında yılın başından beri yaşananlar, ticareti de etkiliyor.

İHRACAT VE İTHALATTA ARTIŞ

Çin son gelen ticaret rakamlarına bakalım, aylık bazda rakamlar bunlar. İhracatın temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 8,1 arttığını görüyoruz. Çin’in bir aylık ihracatı 282 milyar dolara ulaşmış durumda. İthalatı bir önceki yılın temmuz ayına göre, yüzde 28,1 artmış ama ithalat hâlâ ihracata göre az seviyede. Yani Çin ticaret fazlası vermeye devam ediyor.

Neyin ithal edildiğine de bakarsak en çok artanlarda fiyatlarla da bağlantılı olarak doğal gaz ve bakırı görebiliyoruz.

ABD, ÇİN İLE REKABET İÇİN ELEKTRİKLİ OTOMOBİLE GÖZ DİKTİ

İthalat ve ihracat ile ilgili enteresan bir durum da 7 aylık dönemde Çin’in ABD ile ticaretinin artmış olması. Hatta Çin’in, ABD’ye ihracatı yüzde 37 artmış Çin’in bu ülkeden ithalatı ise yüzde 50 oranında artmış. Her ne kadar ticaret savaşları devam etse de bunların çok da fazla etkili olmuyor. 

Son olarak yeni bir rekabet alanı, elektrikli otomobiller olacak. Biden kısa süre önce yeni bir kararname imzaladı. Bu kararnamede 2030 yılına kadar ülkede satılan bütün otomobillerin yarısının elektrikli olması hedefleniyor. ABD’nin bir hedefi de Çin’e rakip olmak. Dünyanın en büyük pazarı, Çin. 2020 yılında bütün dünyada elektrikli otomobil satışı yüzde 40 artmış, bunlarında yüzde 41’i Çin’de satılmış.”