CGTN

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Beijing’deki Büyük Halk Salonu’nda perşembe günü düzenlenen bir ulusal takdir konferansında, Çin’in mutlak yoksulluğu ortadan kaldırma mücadelesinde “tam bir zafer” kazandığını ilan etti. Ama bu bazı Batılıların görmekten memnun oldukları bir şey gibi görünmüyor.

Çin’e karşı sertlik yanlısı taraftarlarının Çin Komünist Partisi’ne (ÇKP) karşı eleştirdikleri şeyler, tam da, tarihsel mutlak yoksulluğu ortadan kaldırma hedefini başarabilmesinin nedenleridir.

ÇKP halka yardım etmeye odaklanan açık, uzun dönemli bir vizyonu izleyerek, hükümetin bütün kaynaklarını mutlak yoksulluğu ortadan kaldırma olağanüstü hedefini gerçekleştirmek için seferber etti.

Yoksulluğun ortadan kaldırılması planının uzun dönemli doğası ve uygulanmasının nokta düzeyinde odaklanması, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 1964’de başlattığı Yoksullukla Savaş’ı gibi benzer planlar başarısız olurken, başarılı olmasının iki temel nedenidir.

Çin geçen 8 yılda, kırsal kesimlerdeki geri kalan yoksul 100 milyon insanı yoksulluktan çıkarmak için hedefli yoksulluğu yok etme programlarını kullanabildi.

HÜKÜMET SİSTEMLERİNİN FARKLILIĞI NEDENİYLE ABD’NİN 5 YILDAN SONRASINI PLANLAMASI ZOR

Bazı durumlarda “hedefli”, köylülere yeni tahılları nasıl ekeceklerini öğretmek ve onların pazar bulmalarına yardım etmek anlamına geldi. Başka durumlarda ise, zengin bölgelerin ülkenin diğer bölgeleri ile emek ve üretim konusundaki açıkları kapatmak için ortak olmalarına anlamına geldi.

Bu taktiklerin hiçbirisi Batılı ülkelerde uygulanamaz. Örneğin, ABD’de 1960’larda, Yoksullukla Savaş insanların özel hayatının ihlal edildiği eleştirileri ile karşılaşmıştı. Hükümet sistemlerinin farklılığı nedeniyle, ABD’nin beş yıldan sonrasını planlaması zordur.

Yönetim değiştiğinde, öncelikler de değişir ve sık sık farklı yönlere doğru yönelir. Yoksullukla Savaş üzerindeki odaklanma başlamasından 5 yıl sonra bocalamaya başladı ve hükümet sonunda bu hedefi toptan terk etti. ABD federal hükümeti Çin’deki gibi bir yoksulluğu ortadan kaldırma planına uzun süreli odaklanacak ya da fon sağlayacak iradesi yoktur.

ABD yönetişiminin sınırları eğitim, sağlık ve gelir farklılıklarının devam etmesinde değil, aynı zamanda Covid-19’u kontrol edememesinde ya da küresel ısınma gibi karmaşık sorunlarla baş edememesinde de yansıyor.

BÜTÜN ÜLKELER AYNI HEDEFLERE VE ÖNCELİKLERE SAHİP OLMAZ

Çin’in kullandığı köyleri başka yere taşıma gibi bazı taktikler ABD’de kullanılamaz. Bunun nedeni, farklı tarihlerin ve ekonomik koşulların neden olduğu insan hakları kavramlarındaki farklılıktır. Amerikan devrimine, işlerini adaletsiz vergilendirme ve diğer ticari yüklerden korumak isteyen beyaz erkek toprak sahipleri liderlik etti. Yavaş yavaş ve eşitsiz biçimde, hakların çerçevesi bütün beyaz erkekleri, ardından sınırlı ölçüde siyah erkekleri ve kadınları korumak için genişledi. ABD’de bugüne kadar yoksulların haklarının halen etkin biçimde korunmadığını kuvvetle savunmak mümkündür.

Bugün de bireysel siyasi haklara vurgu yapılmaktadır ve bunlar eğer paranız varsa önemlidir, ama çok izole iseniz ve siyasetle ilgilenemeyecek kadar ayakta durmak için mücadeleyle meşgulseniz çok az önemi verdir.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, perşembe günü, 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin (ÇHC) kuruluşunun başından beri yoksul köylülere yardım etmeyi amaçladığını vurguladı. O hayatın gereklerine -barınma, gıda ve eğitim- ihtiyaç duyan insanlara yardım etmeye ve refahı sağlamaya odaklandı.

ÇHC’nin uzun dönemli vizyonu ve liderliği, kamunun en acil istekleri ve ihtiyaçlarına daha fazla odaklanması ve kaynaklarını daha iyi yoğunlaştırabilecek devlet sistemi, Parti’nin halkının en acil ihtiyaçlarını karşılayabilmesini mümkün kıldı. Çin mutlak yoksulluğun ortadan kaldırılmasını kutlarken, bu diğer ülkelerin, her yer ve zamanda aynı olmayan insanların özel, somut ihtiyaçlarına yanıt veren politikaları kabul etmeleri için iyi bir fırsattır.

Bütün ülkeler aynı hedeflere ve önceliklere sahip olmaz. Ama dünyanın sorunlarını çözmek için birbirlerinin gücünü kabul etmeli ve kendi halkları adına başarılarına dayanan karşılıklı saygıyı paylaşmalıdırlar.