Global Times / Zong Haiping

Çin Sahil Güvenlik Yasası’nın uygulanmasından sonra, bazı ülkeler “potansiyel güç kullanımını açıkça bağlayan yasanın dilinden” endişe duydular. Aslında, ilgili hükümler sadece uluslararası hukuka uygun değildir, aynı zamanda diğer ülkelerdekine benzerdir. Yasa, Çin Sahil Güvenliği’nin kanun yaptırımı ve deniz haklarının korunması için bir garantidir. Yasayı kasıtlı olarak yanlış yorumlayanlar, onu bir sorun haline getirmek için gizli güdülere sahiptir.

Bazıları Çin Sahil Güvenlik Yasasını uluslararası uygulamada “güç kullanma yasağını” ihlal etmekle eleştirdi. Nitekim, “güç kullanımının yasaklanması”, Birleşmiş Milletler (BM) şartına göre, bir ülkenin yasal olarak yalnızca iki durumda güç kullanabileceği anlamına gelir yani BM Güvenlik Konseyi’nden (BMGK) izin almak veya kendini savunma hakkını kullanmak. Bununla birlikte, yukarıda bahsedilen kural uluslararası ilişkilerle sınırlıdır ve bir ülkenin iç işleyişine uygulanamaz. Aksi takdirde, bu “yasak” uluslararası hukukun iç işlerine karışmama temel ilkeleri ile çelişecektir.

Çin Sahil Güvenlik Yasası; ulusal egemenlik, egemenlik hakları veya yargı yetkisi denizde yabancı bir kuruluş ya da kişi tarafından yasa dışı olarak ihlal edildiğinde veya yakın bir yasa dışı ihlal tehlikesiyle karşı karşıya olduğunda, bir sahil güvenlik kurumunun ihlali durdurmak ve tehlikeyi ortadan kaldırmak için silah kullanımı da dâhil olmak üzere gerekli olan her önlemi alma yetkisine sahip olacağını öngörür. Madde 50, Çin Sahil Güvenlik görevlilerinin can ve mal kayıplarını önlemek veya azaltmak için tehlikenin niteliğine, derecesine ve aciliyetine göre makul kararlar vermesini gerektirmektedir. Aslında, Çin Sahil Güvenlik, deniz hukuku uygulama operasyonlarında her zaman itidalli hareket etmiştir. Sahil Güvenlik Kanununun rehberliğinde yabancı balıkçılara ve balıkçı teknelerine karşı aşırı zorunlu tedbirler almayacaktır.

YASA DENİZ HAKLARININ KORUNMASI İÇİN BİR GARANTİ

Bazıları, Çin Sahil Güvenlik’in ticari olmayan yabancı savaş gemilerini zorla tahliye etmesi halinde, bu gemilerin dokunulmazlığına ilişkin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin (UNCLOS) hükümlerini ihlal edeceğini iddia ediyor. Bu, UNCLOS’un kasıtlı olarak yanlış yorumlanmasıdır.

UNCLOS’un 30. maddesi “herhangi bir savaş gemisinin karasulardan geçişle ilgili kıyı devletinin kanun ve yönetmeliklerine uymaması ve kendisinden istenilen herhangi bir uyma talebini göz ardı etmesi durumunda, kıyı Devleti gemiden karasularından hemen ayrılmasını isteyebilir”. Çin Sahil Güvenlik Yasasının ilgili hükümleri UNCLOS’un ruhuna uygundur.

Farklı ülkelerdeki sahil güvenlik yasalarının çoğu, sahil güvenlik görevlilerine kanun yaptırımı açısından güç kullanma yetkisi verir, ancak ne zaman kullanılacağını belirtmez. Çin Sahil Güvenlik Yasası, güç kullanımına ilişkin katı ve ayrıntılı hükümlere sahiptir. Güç kullanımına izin veren ancak nasıl kullanılacağına dair ayrıntıları belirtmeyen diğer bazı ülkelerdeki kanunlardan çok daha bilimsel ve mantıklıdır. Çin yasaları gücün kötüye kullanılmasını önleyebilir.

Buna ek olarak, Çin’in Sahil Güvenlik Yasası, uluslararası iş birliği ve yasa uygulama denetimi ile ilgili özel düzenlemeler sağlar. Bu, Çin’in deniz güvenliğini sağlamak ve deniz yönetimini yürütmek için diğer ülkelerle ortak çalışma konusundaki iyi niyetini göstermektedir. Çin Sahil Güvenlik Yasasının “güç kullanımına ilişkin gevşek kısıtlamalara” sahip olduğunu varsaymak, kamuoyunu gizli amaçlarla yanıltmaya yönelik açık bir girişimdir.