Amerika Birleşik Devletleri (ABD)-İngiltere, G7 ve NATO Zirveleri, özetle ABD’nin Çin ve Rusya’ya karşı “birleşik cephe” inşa etmeye çalıştığı zirvelerdi. ABD böylece hem AB gibi geleneksel müttefikleriyle iş birliğini onaracak hem de Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ortakları üzerinden NATO’yu küreselleştirecekti.

Washington, Avrupa Birliği’ne (AB) Çin’i tehdit olarak kabul ettiremediği ve Almanya gibi önemli ülkelerin Rusya’yla iş birliğini kesemediği için, bu iki hedefte belli bir ilerleme sağladıysa da, istediği seviyeye getiremedi.

XI JINPING-VLADIMIR PUTIN ZİRVESİ

İşte ABD’nin bu ağırlıktaki gündeminin üzerine, hedefteki iki ülkenin lideri, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, video konferans yoluyla bir araya geldi.

İki lider, ülkeleri arasındaki “İyi Komşuluk, Dostluk ve İş Birliği Anlaşması”nı beş yıl daha uzattı. Böylece Beijing ve Moskova yönetimleri, ABD’nin tehditlerinin arttığı bir süreçte, o tehdide karşı ittifakı sürdürme kararı almış oldular.

Putin’in, anlaşmanın uzatılmasının ardından yaptığı açıklamada söyledikleri, doğrudan ABD’ye mesajdı. Putin, “anlaşma içeriğine göre nükleer ve stratejik saldırılara karşı ortak yanıt, ekonomi, kültürel ve teknoloji konusunda iş birliklerinin olduğunu” belirtirken, aynı zamanda anlaşma sayesinde Çin ile Rusya arasındaki ticaretin son 20 yılda 14 kat arttığına dikkat çekti (cumhuriyet.com.tr, 28.6.2021).

ANLAŞMANIN TARİHÇESİ

Xi ve Putin’in beş yıl daha uzattığı anlaşmanın kökleri, Mao ile Stalin’in anlaşmasına dayanıyor:

Çin Halk Cumhuriyeti ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB), 14 Şubat 1950’de “Dostluk, İttifak ve Karşılıklı Yardımlaşma Antlaşması” imzaladı. Bu 30 yıllık ittifak anlaşması, 11 Nisan 1950’de yürürlüğe girdi.

1969’da zirveye ulaşan Beijing-Moskova gerginliği ve 1979’da Beijing ile Washington’ın diplomatik ilişkilerinin başlamasının ardından, Çin Nisan 1979’da, bir yıl sonra süresi dolacak anlaşmayı uzatmayacağını açıkladı. Böylece Mao ve Stalin’in anlaşması 1980 yılında sonlanmış oldu.

SSCB’nin dağılmasının ardından, Beijing ve Moskova, yeni tehdit değerlendirmesi yaparak yeniden benzeri bir anlaşma yapmayı hedefledi: İki ülke, 1992’de “yapıcı ortaklık” peşinde olduklarını ilan ettiler, 1996’da “stratejik ortaklık”a ilerlediler ve 2001’de “İyi Komşuluk, Dostluk ve İş Birliği Anlaşması”nı imzaladılar.

İşte Xi ve Putin’in beş yıl daha uzattığı anlaşma buydu…

ÇİN-RUSYA İŞ BİRLİĞİNİN DERİNLİĞİ

Çin Halk Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu arasındaki iş birliğinin derinliğini anlamak bakımından, siyasi, ekonomik ve askeri alanlardaki bazı gelişmeleri anımsayalım:

– Çin ve Rusya, 8-9 Ocak 2013’teki stratejik iş birliği görüşmesinde, ABD’nin füze kalkanı projesine karşı birlikte hareket etme kararı aldı.

– Xi ve Putin, 23 Mart 2013’te, 25 yıllık petrol ve 30 yıllık doğal gaz anlaşması imzaladı. 30 yıllık gaz anlaşmasının tutarı 400 milyar dolardı ve rekordu. Putin, anlaşmaların “çığır açacak” nitelikte olduğunu söyledi.

– Putin, Rusya ve Çin’in ilişkini, 11 Nisan 2013’te “özel ilişki” olarak niteledi.

– Beijing ve Moskova, dolara karşı 2015’te birlikte hareket etme kararı aldı.

– Putin, 17 Kasım 2015’te, “Rusya ile Çin iş birliği dünyadaki durumu dengeliyor” dedi.

– Putin, 4 Temmuz 2017’de Xi Jinping’e, Rusya’nın en yüksek dereceli nişanı olan Aziz Andrey nişanını verdi.

– Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, 17 Eylül 2020’de, “Beijing ile Moskova arasında kaya gibi sağlam bir dayanışma var.” dedi.

– Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, 2 Ocak 2021’de, Beijing ile Moskova arasındaki stratejik iş birliğinin “sonu, üst sınırı ve kısıtlı alanları olmadığını” belirtti.

– Ve tüm bu yıllarda Çin ve Rusya, ortak tatbikattan ortak silah üretimine kadar geniş bir askeri alanda iş birliği yaptılar.

ÇİN-RUSYA ABD SALDIRILARINI FRENLİYOR

Emperyalist ABD için en büyük sorun Çin ve Rusya’nın bu iş birliği. ABD, geçen yıllarda “daha geniş batı” inşa hedefiyle Rusya’yı Batı kampına çekerek Çin’i yalnızlaştırmak istedi. Ancak tersine, Putin-Xi ikilisi, Beijing ve Moskova’nın iş birliğini tarihi önemde derinleştirdi.

ABD Senatosu İstihbarat Komisyonu’nun, CIA ve FBI başta tüm istihbarat örgütlerinin başkanlarının bulunduğu Ocak 2019’daki oturumda, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Dan Coats, şu saptamayı yapıyordu: “Çin ve Rusya, hiç olmadığı kadar ABD’ye karşı birleşmiş durumda.”

İşte ABD bu gerçek karşısında, AB’den Japonya’ya, İngiltere’den Avustralya’ya, tüm müttefiklerini Çin-Rusya ikilisine karşı harekete geçirmeye çalışıyor.

Ancak mesele şu ki dünyayı Çin ve Rusya tehdit etmiyor, tersine bu iki ülkenin kararlı iş birliği, ABD’nin dünyayı tehdit etmesini ve emperyalist Batı blokunun saldırılarını frenliyor.

Mehmet Ali Güller