China Daily / Zhao Huirong & Zhang Yanl

Çin ile Orta Avrupa (CEE) ülkeleri arasındaki iş birliği geçen 9 yılda derinleşti ve iş birliğine giren bütün taraflara fayda sağladı. Şimdi bazı siyasi güçler iki taraf arasında ayrılık tohumları ekmeye çalışıyor.

Örneğin, cumartesi günü bazı kişiler Çin’in Macaristan’ın başkentinde bir üniversite kurma planlarına karşı başkent Budapeşte’de bir gösteri yaptı. Fakat Macaristan’ın iki ay içinde Avrupa Birliği’nin (AB) Hong Kong’un yeni güvenlik yasasını eleştirmesini üç kez engellediğine ve böylece blokun Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İngiltere’nin Çin’in iç işlerine karışma çabalarını desteklemesini engellediğine dikkat çekmek lazım.

Litvanya, Dışişleri Bakanı’nın platformu AB’yi “bölücü” diye tanımlaması ve “Avrupa’nın gücünün ve etkisinin birliğinde olduğunu” vurguladıktan sonra, 22 Mayıs’ta “17+1” (Çin artı 12 CEE ülkesi) iş birliği mekanizmasından çekildi. Ancak bu tür olaylar mekanizma üzerine gölge düşürmekle birlikte, güçlü Çin-CEEC genel ilişkilerine zarar vermeyecektir.

Litvanya’nın hareketi, bu ülkenin genel iş birliği içindeki sınırlı önemi nedeniyle mekanizmayı etkilemeyecektir. Bulunduğu yer, nüfusu, ekonomisi ve küresel etkisi dikkate alındığında, Litvanya’nın çekilmesi “17+1” iş birliği mekanizması üzerinde sınırlı bir etkiye sahip olacak. Çin Ticaret Bakanlığına göre, Çin ve CEE ülkeleri arasındaki 103 milyar dolardan fazla ticaret içinde Çin-Litvanya ticareti sadece yüzde 0,2’lik bir yer tutuyor.

Ayrıca, Polonya, Macaristan ve Sırbistan dışişleri bakanlarının geçen ay Çin’i ziyaret etmeleri Litvanya’nın iş birliği mekanizmasından çekilmesinin diğer ülkelerin Çin ile iş birliğini derinleştirme arzusunu azaltmayacağını gösteriyor.

ÇİN YABANCI YATIRIMIN NİCELİĞİ YERİNE NİTELİĞİNE DAHA ÇOK ÖNEM VERİYOR

Polonya’nın başlattığı Çin-CEEC iş birliği mekanizması kazan-kazan iş birliği ve ortak kalkınmaya dayanıyor. Mekanizmaya katılan ülkeler bunu somut yararlar sunmak için bir platform olarak görüyor. Bu mekanizma sayesinde, iki taraf arasındaki ticaret yüzde 85 dolayında arttı, iki taraflı turizm turları neredeyse 5 kat arttı ve iş birliği projelerinin sayısı etkileyici bir ilerleme gösterdi.

CEE ülkelerinin iş birliklerini derinleştirerek çok taraflı diplomasiden yararlanabilecek olmalarına rağmen, son zamanlardaki bazı olaylar mekanizmanın yüz yüze kaldığı zorlukları yansıtıyor.

İlk olarak, AB ve ABD’nin Çin’e karşı benimsediği politikalar Çin-CEEC iş birliği etkiliyor. AB tarafından 2019’da yayınlanan “AB-Çin: Stratejik Bir Bakış” adlı belge, Çin’in sadece bir “ekonomik rekabetçi” değil, aynı zamanda “alternatif bir yönetişim modeli öneren sistemik bir rakip” olduğunu ileri sürdü; bu AB’nin Çin’in CEE ülkeleri ile iş birliğini zayıflatmak için başka çabalara da girişebileceğini gösteriyor.

Bunun yanı sıra, CE ülkeleri Joe Biden yönetimi ve ABD’nin müttefiklerinin Çin ile ABD arasında bir tarafı seçmeleri ve toptan bitirmeyeceklerse bile Çin ile iş birliklerini azaltmaları yönünde baskısı altında. Bu baskılar nedeniyle Litvanya politikacıları Çin’i bir güvenlik tehlikesi ya da tehdidi olarak tanımladı. Çin-CEEC iş birliği mekanizması gelecekte daha büyük jeopolitik zorluklarla karşılaşabilir.

İkincisi, bazı Batılı politikacılar Çin-CEEC iş birliği mekanizmasını Çin’in, bu mekanizmanın jeopolitik oyunlar oynanmak için değil, kalkınmayı güçlendirmek için kullanılacağını teyit etmesine rağmen, siyasileştiriyor. Yine de Litvanya, Batılı liderlerin Çin eleştirilerinin bu ülkelerdeki insanları yanlış yönlendirebileceğini ve Çin-CEEC iş birliğinin temeline zarar vereceğini gösteren bir biçimde, mekanizmanın boykot edilmesi çağrısı yaptı.

Üçüncüsü, Çin-CEEC mekanizması içindeki zorluklar iki tarafta da meydana gelen değişikliklere bağlanabilir. Bazı CEE ülkeleri artık statükodan memnun değil ve artan popülizme karşı koymak için ve Covid-19 salgınının neden olduğu durgunluk yüzünden artan fiyatları engellemek adına Çin’in daha fazla yatırım yapmasını bekliyor.

Öte yandan Çin şimdi yabancı yatırımın niceliği yerine niteliğine daha çok önem veriyor. Bu haliyle, iki taraf birbirlerinin taleplerini karşılamayı zor bulduğu için bazı çokuluslu projeler yavaş ilerliyor olabilir.

Çin ile CEE ülkeleri iş birliği mekanizmalarını bu mekanizmayı Kuşak ve Yol İnisiyatifi ile birleştirerek güçlendirebilir. Özellikle Çin CEE ülkelerinin benzersiz kalkınma karakteristiklerini değerlendirmeli ve bu ülkelerle iş birliğini derinleştirmek için her birine özgü stratejiler uygulamalıdır.

Daha da önemlisi, Orta ve Doğu Avrupa her zaman AB ve Rusya’nın ilgisini çektiği için, Brüksel, Moskova ve Beijing arasındaki ideolojim bölünmenin giderilmesi gerekiyor. CEE ülkelerinin ortak çıkarları ele almak, çok taraflılığı desteklemek, bölge güvenliğini korumak, iklim değişikliği ile mücadele etmek, sağlıklı bir ortak Avrasya toplumu kurmak ve topyekun iş birliğini teşvik etmek için koordineli çaba göstermesi gerekiyor.

Karşılıklı faydalar yaratmak için Çin-CEEC iş birliği mekanizması açıklığı ve kapsayıcılığı artırarak iyileştirilebilir. Sadece bu şekilde, CEE ülkelerini de içerin dünya Çin’in kazan-kazan iş birliğine bağlılığını anlayabilir ve insanlık için ortak bir geleceğe sahip bir topluluk kurulmasının yolunu açabilir.