CGTN / Bobby Naderi

Taliban’dan bir heyet 29 Temmuz’da Çin’i ziyaret etti. Beijing, görüşmeler sırasında Taliban’ın Afganistan içindeki barış sürecinin yanı sıra uzlaşma ve yeniden yapılanma çabalarında önemli bir rol oynayacağını bildirdi. Bu, Taliban’ın Afgan hükümetine karşı toprak kazanımları sağlaması ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Taliban’a karşı hava saldırılarını artırmaya devam etmesiyle ortaya çıktı.  

Tüm askeri sorunlar bir tarafa, Çin’in istikrarlı bir Afganistan’dan çıkarı var ve Taliban’ın uluslararası kurallara bağlı kalması ve Beijing’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki terörist saldırıların arkasında olmakla suçladığı Doğu Türkistan İslami Hareketi ile bağlarını koparması kaydıyla Çin, Afganistan’ın altyapı projelerine ve yeniden yapılanmasına yatırım yapmak istiyor. 

Çin, batı Çin’den Almanya’ya uzanan ve düzinelerce ülkeyi geçen bir kara yolu ve demir yolu ulaşım ağının inşasını kapsayan Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ni tamamlamak istiyor. Zengin madenlere sahip Afganistan, bu ağın önemli bir parçasıdır. Çin ayrıca, Basra Körfezi’nden kuzeydeki sınırına enerji taşıyacak kuzey-güney ekonomi koridoru inşa etmek istiyor. Amerika’nın bitmek bilmeyen savaşı ve Taliban’ın isyanları sona erinceye kadar hiçbir şey olmayacak.

İşin aslı ne olursa olsun, diplomaside iş birliği sonuç vermeye mahkûm, çünkü ABD ve onun müdahaleci Savunma Bakanlığı (Pentagon) generallerine karşın Çin, Afganistan’ın egemenliği ile toprak bütünlüğüne saygı duyuyor ve ülkenin içişlerine müdahale etmemeye bağlı kalıyor. Bu, Washington’ın sömürgeci politikalarının kaçınılmaz olarak başarısız olmasını ortaya çıkarıyor ve Afgan halkına, Beijing ile diğerlerinin yardımıyla ülkelerini istikrara kavuşturmak ve geliştirmek için önemli bir fırsat sunuyor. 

NİHAİ PLAN 

Neredeyse 20 yıldır, Afganistan’da ABD liderliğindeki işgal sırasında yok edilen binlerce ev ve kara yolunun tek biri bile yeniden inşa edilmedi. Savaştan zarar gören ülke halen aralarında kadınlar ve çocukların da bulunduğu binlerce masum sivilin kaybının acısını yaşıyor. Kırsal alanlarda tesadüfen bulmak için yeteri kadar şansız olan herhangi biri için tehdit oluşturan binlerce patlamamış bomba ve top mermisi var.

ABD’nin en uzun savaşı sonucu yerlerinden olan milyonlarca Afganlının çoğu, diğer ülkelerde veya derme çatma barınaklarda ve genellikle eski evlerinin enkazlarında yaşamaya devam ediyorlar. Daha da kötüsü birçok bölgede elektrik, gıda, sağlık hizmeti, adalet ve iş yok. 

“Doğru savaş” küresel topluma, Afganistan’ı yeniden inşa etmek ve böylece demokratik merkezi bir hükümetin otoritesini kurmak için bir siyasi kampanya olarak satıldı. Özel savaş vurguncularının kampanyasının, yeniden inşa edilmiş, barış içinde, istikrarlı ve demokratik olarak yönetilen bir Afganistan ile sonuçlanmış olacağı varsayılıyordu. Afganistan’da kalıcı üsler kurmak ve ülkeyi sonsuza dek işgal etmek kumardan başka bir şey değildi. 

Bu koşullar altında, ABD Başkanı Joe Biden gözetiminde önemli bir değişiklik zaten beklenemez. Biden, Amerikan askerlerini geri çekiyor olabilir, ancak Amerika’nın nihai planı ve karayla çevrili yoksul bir ülke olan Afganistan’a “kalkınma” yardımının başarısızlığının büyüklüğü hakkında tek bir kelime söylemek şöyle dursun, miras aldığı yozlaşmış sistemi temizleyemeyecek. 

BÜYÜK FARK YARATMAK

Gerekenden az miktarda yardım edenler ve bir dizi iliştirilmiş müteahhidin kâr etmesi için uğraşanlar veya sadece hükümet izniyle çalışanları zengin edenler ve özel çıkarlara hizmet edenler Afganistan’ın yeniden inşasında beceriksiz addediliyorlar. Çin’den nitelikli şirketler ve yatırımcıları da kapsayan özel uluslararası yükleniciler ile uzmanların çalıştırılması ve finanse edilmesi çağrısında bulunuluyor. Elbette onların, kendi kendine hizmet eden ve kendi kendini engelleyen politikaları yok ve kesinlikle, sadece büyük bir maliyetle mevcut durumu yeniden canlandırmakla sınırlı Amerikan kalkınma yardımının hiçbir özel niteliği bulunmuyor. 

Ancak Çin’in yardımıyla Afganistan kendi ışığını bulabilir. Çin, diğerlerinin çalışmasına eklendiği zaman daha iyi iş çıkarabilir. Ne kadar cesaret kırıcı veya üzücü olursa olsun, Afganistan sadece kendisinin sınırlandırılmasına izin verdiği şey tarafından sınırlanabilir; emperyal yeniden yapılanma ve onun hoşnutsuzluğu. Bunun farkına vardığı zaman, savaş zamanı yıkımının sonu ve yeniden yapılanma yardımının başlaması olasıdır. 

Afganların Amerika’nın kurallarıyla oynaması veya defalarca yerine getirilmeyen yeniden yapılanma sözlerine ve açıkçası, kendi kendine hizmet eden beyhude projelere inanması gerekmiyor. Birçok alanda, ülke çapında çalışma görevi, Afganistan’ın istikrara kavuşturulması ve gelişmesinin neredeyse her yönünü gözetecek Beijing ile Kabil’deki yetkililer arasındaki bir anlaşma olan Kuşak Yol İnisiyatifi yeniden yapılandırma mekanizmasına bırakılabilir. 

İşin özü şu: Çin kaynaklarını genel olarak ve özellikle komşuları için önemli olan şeylere nasıl harcayacağını biliyor. Dünyanın ikinci büyük ekonomisinin yolu böyledir. Gerçekten Çin’in yokluğunda Afganistan’da yeniden yapılanma umutsuz bir darbe olabilir. 

Amerikalı özel müteahhitler artık uzun süredir bu işin işinde yer alamazken, Çinli yatırımcılar ve uzmanlar, teslim etme sözü verdikleri yeniden yapılanma yardımının Afganlara ulaşmasını ve onların toplumlarına fayda sağlamasını temin etmek için her zaman işlerinin başında olacaklar.