China Daily / Asit K. Biswas & Cecilia Tortajada

Çin 40 yıl içinde, 800 milyon kadar insanı mutlak yoksulluktan kurtardı ve dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline geldi. 1980’de Çin’in kişi başına Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYHİ) 194,80 idi- Brezilya’nın (1,947.28 dolar) yüzde 10’u ve Hindistan’ın (266,58 dolar) yüzde 73’ü. Ancak iyi ekonomik yönetim ve hızlı büyüme yılları sayesinde, Dünya Bankası verilerine göre, Çin’in kişi başına GSYİH’si 2019’da yaklaşık 58 kattan fazla büyüyerek 10,216.6’ya çıktı- Hindistan’ın yaklaşık 5,45 katına ve Brezilya’nın 1,31 katına çıktı.

Çin’in geçen 40 yıldaki ekonomik performansı dünyayı kıskandırdı. Üstüne üstelik geçen yıl mutlak yoksulluğu ortadan kaldırdı. Birleşmiş Milletler (BM) 2015 Binyıl Kalkınma Hedefleri Raporu, 1990 düzeyine göre, küresel yoksulluğu 2015’de yarı yarıya düşürme hedefinin asıl olarak Çin’in güçlü performansı sayesinde mümkün olduğunu belirtti.

2012’de Çin’de 100 milyon kadar insan halen mutlak yoksulluk içinde yaşıyordu. Bunu dikkate alan Cumhurbaşkanı Xi Jinping daha sonra yoksulluğun ortadan kaldırılmasının, bunun Çin’in 2020’nin sonunda kazanacağı üç “zor savaşın” biri olduğunu vurguladı. Diğer ikisi çevre kirlenmesini azaltmak ve riskleri önlemekti.

Çin 2011’de, 2010 sabit fiyatları ile her yıl için 2 bin 300 yuan (günlük 6,3 yuan) olarak belirledi. Bu miktar o zaman 340 dolara denkti. Yoksulluk sınırı insanların geliri ve yaşam koşulları, sağlık ve eğitim ihtiyaçlarına göre belirlendiği için, Çin’in yoksulluk sınırı tanımı birçok başka kriterden daha kapsamlıydı.

Dolayısıyla, birçok diğer gelişmekte olan ülke 2030’da MDG-1 hedefine erişmek için uğraşırken, Çin bu yoksulluğu yok etmeyi nasıl başardı? 1980’den bu yana düzenli olarak Çin’i ziyaret eden ve yoksulluğu yok etme programını birinci elden gözlemleyen insanlar olarak, diğer ülkelerin Çin’in deneyiminden 6 ders alabileceğine inanıyoruz.

ÇİN KURUMSAL DÜZENLEMELERDE BÜYÜK YAPISAL DEĞİŞİKLİKLER GERÇEKLEŞTİRDİ

İlk olarak, bir ülkenin üst düzey liderliğinin, yoksulluğa karşı mücadeleyi kazanmak için,  yoksulluğun ortadan kaldırılmasını, yıllar için değil, on yıllar için birinci öncelik haline getirmesi gerekir. Ve kesinlikle Çin liderlerinin yaptığı da buydu. Eski lider Deng Xiaoping, Çin bir tarım toplumuyken ve kırsal kesimde yaşayanların yüzde 75’ten fazlası mutlak yoksulluk içinde yaşarken tarım reformunu başlattı. Deng doğru bir şekilde, “Sosyalizm yoksulluk değildir ve yoksulluk da sosyalizm değildir.” dedi.

Deng dönemi sonrası gelen bütün liderler yoksulluğu kaldırmaya öncelik vermeye devam etti ve Cumhurbaşkanı Xi, 2020’nin sonunda mutlak yoksulluğu kaldırma sözü verdi. 2020’nin başlarında Çin yoksulluğu ortadan kaldırmaya hedefine yaklaşırken, Xi, yine de “Yoksulluktan çıkmak kendi başına bir hedef değil, fakat yeni bir hayat ve uğraşın başlangıcıdır.” dedi.

İkincisi, yoksulluğu yok etme politikaları yenilikçi, uygulanabilir ve dinamik olmak zorundadır ve değişin koşullara göre uyarlanmalıdır. 1978’in tarım reformu gıda üretimini artırmaya ve tahıllarda kendine yeterliliği sağlamaya odaklanırken, liderler 1990’ların ortasında tarımsal üretimi modernleştirerek ve ekonomik faaliyetleri çeşitlendirerek, kırsal ekonomilerin rekabetçiliğini artırmak için pilot politikalar uygulamaya başladı. Çin 2010’dan bu yana kırsal alanların sosyoekonomik ve çevre sağlığını iyileştirmek için koordineli bir yaklaşım kullandı.

Üçüncüsü, yollar, sulama, drenaj ve sel kontrol sistemi gibi kırsal altyapıları asli biçimde iyileştirmek ve bütün kırsal alanlarda internet erişimini sağlamak için yatırımlar yapıldı. Kır yoksulları için gıda güvenliğini sağlama gibi yeni bir hedef belirlenirken, etkin ulaşım ağları çiftçileri piyasalara bağladı ve imalat ile hizmet sektörlerini kırsal alanlara kaymaya teşvik etmek ve böylece iş yaratıp insanların gelirlerini artırmak için yeni politikalar uygulamaya sokuldu. Taobao gibi e-ticaret platformları tarımı daha talep tarafından yönelimli yaptı.

Dördüncüsü, Çin yıllar içinde kurumsal düzenlemelerde büyük yapısal değişiklikler yapmaya devam etti. Örneğin, tarımda mekanizasyonu teşvik etti bu da küçük çiftliklerde işçilerin çalışması ihtiyacını azalttı. Bu da bu işçilerin diğer gelir getirici faaliyetler peşine düşmelerini sağladı. Ve kooperatifler sadece çiftçi ölçek ekonomisine ihtiyaç duyduklarını kolektif olarak satın alma ve ürünlerini pazarlamalarını sağlamadı, (toprak sahipliğinin sayısallaşması ile birlikte) aynı zamanda, üretim haklarının tek bir büyük firmanın yönetime devri yoluyla küçük çiftliklerin büyük birimler halinde güçlendirilmesini sağladı. Bu büyük birimler iyi eğitimli, profesyonel yöneticiler tarafından yönetildi.

“SOSYAL HİZMETLER” YOKSULLUĞUN ORTADAN KALDIRILMASINDA KİLİT ROL OYNADI

Beşincisi, uygun sosyal hizmetlerin sağlanması yoksulluğun ortadan kaldırılmasında kilit bir rol oynadı. Çin liderliği, kırsal minimum temel hayat garantisi planı çerçevesinde gerçek yoksulların tamamına mükemmel bir sosyal güvenlik ağı sunarak, 2000’lerin başında kırsal sağlık sigortası ve emeklilik programlarını başlattı.

Altıncısı, fakat kırsal kesimlere yapılan büyük yatırımlar yolsuzluğu büyük bir sorun haline getirdi, liderlik de bununla sert biçimde ilgilendi. Sadece 2018’de, Çin’in en üst yolsuzluk denetleme kuruluşu Disiplin Denetimi Merkez Komisyonu, kırsal yoksulluğu ortadan kaldırılması fonlarından yasa dışı yolla elde edilen 730 milyon yuanı (111,46 milyon dolar) geri aldı. Bu yoksulluğu yok etme fonlarının uygun ve etkin biçimde kullanılmasını garanti altına aldı.

Bu 6 faktör Çin’in mutlak yoksulluğu yok etmesine yardı etti. Diğer gelişmekte olan ülkelerin bunlardan öğreneceği çok şey var. Ama eğer Çin’in deneyimini tekrarlamak isterlerse, yoksulluğun ortadan kaldırılmasının hükümetin yüksek düzeylerinin sürekli desteğini gerektiren uzun dönemli bir süreç olduğunu unutmamalıdırlar.