CGTN / Timothy Kerswell

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Senatosu, “ABD 2021 İnovasyon ve Rekabet Yasası”nı (USICA) kabul etti. ABD medyası, yasanın erdemlerini ve Çin teknoloji sektörüne zarar verme yeteneğinden bahsediyor. 

ABD yönetimi son kez, teknolojide Çin’in rekabet edebilirliğini zayıflatmak girişiminde bulunduğunda, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Çin’e teknoloji ihracatında kısıtlamaları onayladığı günlerdi ve asla adı konmasa da bu yaklaşımın açık hedefi Çin’in en tanınmış şirketlerinden biri olan Huawei şirketiydi.   

Huawei’in yarı iletkenlere erişimini ve android işletim sistemi ile birlikte ABD teknoloji şirketleriyle iş birliğini engellemek amacıyla farklı önlemlere başvuruldu. Amaç, ulusal güvenlik endişeleri bahanesi altında Huawei’in iş yapmasına engel olmaktı, ancak politika nasıl sonuçlandı? Huawei, bu yıl 2 Haziran’da HarmonyOS 2.0 işletim sistemini kullanıma sundu. Bu sırada ABD şirketlerinin sadece birçok Çinli şirketle değil, ancak Çin’de iş yapacak diğer denizaşırı şirketlerle bile iş birliği yapmasını önleyerek milyarlarca dolar gelir kaybetti. Mevcut uluslararası durum için oldukça açık bir benzetmeyle, Huawei’in en kötü senaryosu bu düşmanlık karşısında en iyisini yapabilmek için çabalarken, 1,4 milyar vatansever tüketiciye güvenmekti.

Onların gerçekten endişelenmemeleri şaşırtıcı mı? Bu seviyede bir rekabete herhangi bir ihtiyaç var mıydı?

Yakın geçmişte, Beijing ve Washington, teknolojide birçok alanda iş birliği içinde çalıştı. Bu sadece iki ülke değil, aynı zamanda genel olarak bütün insanlığın yararına oldu. Bilgi teknolojisi bugün her yerde ise, iki ülke arasındaki iş birliği ve onların çok büyük ölçekli ekonomileri sayesindedir. Bununla birlikte, Çin’in kendisini soğuk savaşın bir parçası olarak görmediği açık, ancak ABD kesinlikle görmektedir. Teknoloji cephesinde, yarı iletkenlerin ABD’nin soğuk savaş stratejisinde fay hatlarından biri olduğu açıktır. Ancak elde edilen başarı, Çin’in 14. Beş Yıllık Planı’nda teknolojik bağımsızlığı için uğraşmaktır. Başta, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin ekonomik cephede ABD ve Çin arasında dostane ilişkileri yeniden kuracağına dair bir iyimserlik söz konusuydu.  Ne var ki, Biden’ın iktidardaki ilk altı ayı, daha gerçekçi gözlemcilerin zaten farkında olduğu bir şeyi, Çin’e duyulan nefretin şimdi çift taraflı bir desteğe sahip olduğunu ortaya koydu. 

ÇİN YENİLİKTE DÜNYA ÖNCÜSÜ

Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın mirasını tersine çevirmek, kurala dayalı uluslararası düzen, ekonomik olarak rekabet edebilirlik, ABD’nin “geri” geldiği gibi konuşmalara karşın, Biden ve ABD gerçek rengini gösterdi. Çin nefreti, bu günlerde parçalanmış ABD siyasi sistemindeki çift taraflı desteğe sahip olan tek konudur. 

Birçok bakımdan, bu yasanın kabul edilmesi, ABD siyasi sisteminin durumunun üzücü bir yansımasıdır. Karakteristik Amerikan tarzında, ABD’nin Çin ile rekabet etmesine nasıl olanak sağlayacağı, ABD’nin ekonomik liderliğini gelecek yıllarda nasıl sürdüreceği konusunda çok fazla gürültü çıkarıyor ve tantana yapıyor. Büyük duyuru, Ulusal Bilim Vakfı (NSF) için kendi fonunun iki katından fazla olan 100 milyar dolarlık fon açıklaması.  

Yasanın oluşumunun uzunluğu devam ettikçe, daha da gülünç hale geldi. Başlangıçta araştırma için önemli finansal kaynaklar eklemek için tasarlandı, ancak ABD siyasi sistemi müdahale etti ve elinden gelenin en iyisini yaptı. Aşırı vaatlerde bulunulmaya başlandı, kapsamı, ABD’de yarı iletken imalatı istihdamı için itici güç gibi çok az ilgili konuları kapsayacak şekilde genişledi. Daha sonra Senato Komite sistemi yasa tasarısında dizginleri ele aldı ve komitelerden gelen mevzuatla birleştirildi. Çıkar gruplarının yasa tasarısına el koyması Demokrat Senatör Bernie Sanders’ın, dünyanın en karlı şirketlerinden bazılarının niçin 53 milyar dolar vergi indirimi almasını merak etmesine yol açtı.

Hiçbir şeyi dışarıda tutmak istemeyen yasa, fonları azınlık dostu araştırma kuruluşlarına doğru yönlendirerek sosyal adalet sorunlarının üzerine eğilmeyi amaçlıyor. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, yasa binlerce sayfa uzunluğunda ve yüzlerce değişiklik içeriyordu. Dünya çapında kamu politikası programlarında öğretilen görev sapması konusunda kesinlikle bir vaka çalışması olacak şekildeki bu yasa, ABD’li diplomatların Beijing Kış Olimpiyat Oyunları’na katılmasını bile yasaklıyor.

Böylece kapsamın genişletilmesiyle, en azından karşılığı olacak şekilde finansmanda bir artış olacağını düşünürdünüz değil mi? Yanlış. Bir örnek, NSF için belirlenen 100 milyar dolarlık yeni paradır. NSF’nin asıl finansmanı, yeni finansman bütçesinin parçası olarak dâhil edilecek şekilde etkili biçimde azaltıldı.

Daha büyük kapsam, daha az para, sözde “Endless Frontier”in (yasanın asıl adı) etkisi sonsuz şekilde azaltıldı. Ve paranın büyük kısmı araştırma yapmaya değil, yeni bir Teknoloji ve İnovasyon Müdürlüğü kurmak için harcanacak. Araştırma için ayrılan 100 milyar doların gerçekte yaklaşık 10 milyar doları araştırmaya harcanacak. Amerikalıların, bürokrasinin tehlikeleri hakkında dünyaya ders verdiği ve insanların gerçekten onlara inandığı zamanı “eski güzel günleri” hatırlıyor musunuz? Bu uzun süredir karışıklık içindeki siyasi sistemin ürünü olan işlevsiz bir mevzuattır. 

ÇİN 2019 VE 2020 YILLARINDA DÜNYADA EN FAZLA PATENT BAŞVURUSUNDA BULUNAN ÜLKE

Son soru, Çin’in nasıl karşılık vereceğidir? ABD’nin daha fazla iş birliği yapmak isteyen düzenlemelere dönme konusunda isteksiz olduğunun işaretini vermesiyle, sanırım, Çin’in araştırma ve geliştirmeyi teşvik etme çabalarını ikiye katlamasını bekleyebiliriz. 

Unutmayın, Çin zaten bu yasaya yol açan vakalardan önce yenilikte bir dünya öncüsüydü. Çin, 2019 ve 2020 yıllarında dünyada en fazla patent başvurusunda bulunan ülkeydi. Oldukça etkili yönetim sistemi ve devasa ölçek ekonomisiyle Çin, araştırmaya komuta etmede ve nasıl yaptığını ABD’ye göstermede iyi konumlanmış durumdadır.

Çin’in çifte dönüşümlü ekonomik stratejisi şimdi gördüğümüz türden düşmanlığı öngördü ve iç tüketime önceliği artırdı ve dış piyasalara bağımlılığını azalttı. Çin, yoğunlaştırılmış ekonomik ve stratejik rekabetin en kötü senaryosuna çok iyi hazırlandı. Bununla birlikte Çin ayrıca, ABD artık bir ortak ülke olmasa bile, ekonomik açıklığı teşvik etmeye ve dost ortak ülkelerle çalışmaya devam etme niyetini göstermiştir.