China Daily

Covid-19 salgını, Ukrayna çatışması ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranlarını artırması dahil birçok faktörün etkisi altında, piyasa, görünüşte sonsuz bir belirsizlik nedeniyle biriken kötümserliği yansıtarak, irrasyonel bir durum gösterdi.

Fed’in asıl hedefi fiyat istikrarı ve piyasa beklentilerini daraltmak birçok ülkeyi enflasyonist baskı altına alacak bir güçlü dolar etkisine yol açtı. Çin istikrarlı fiyatlara sahip dünyadaki çok az ekonomiden biri. Çin tahıl ve kömür için bağımsız fiyatlama gücüne ek olarak, ayrıca ABD gibi aşırı gevşek politikaları benimsemek yerine, kendi para politikasına bağlı kalıyor. Şu anda, Çin para birimi renminbi’nin döviz kurunun değer kaybetmesi, sürdürülebilir olmayan, normal kısa dönemli bir piyasa olgusu. Aynı zamanda, bu ayrıca ihracat rekabet gücünü sürdürmeye uygun olan artan döviz kuru esnekliğini yansıtıyor.

Çin’deki yatırımcıların Fed’in politika değişikliği nedeniyle panik yapmasına gerek yok. Çin ister finansal politika ister para politikası olsun halen ekonomisini desteklemek için büyük bir manevra alanına sahip, ki bu durum ABD’den tamamen farklı. Ek olarak Çin’in sermaye hesabı tümüyle açık değil ve sermaye piyasasından bazı yabancı sermayelerin çekilmesi sadece normal bir piyasa işlemi, büyük bir stokun küçük bir kısmı.

ÇİN’DEKİ YATIRIMCILARIN PANİKLEMESİNE GEREK YOK

Çin küresel olarak en rekabetçi ekonomilerden biri. Çin’in ekonomik işinin merkezi imalat sanayisinin dönüşümü ve bir üst düzeye çıkarılması için bir dizi uygun politikalar, finansal ve piyasa koşulları sunmak. Tedarik zinciri ile endüstriyel zinciri açık kendini güçlendirici etkilere sahip ve yenilik kapasitesinin sürekli güçlendirilmesi Çin imalat sanayinin küresel rekabet gücünü daha da sağlamlaştırdı.

Bu yılın ilk 2 ayında, Çin’de fiili yabancı sermaye kullanımı yıllık bazda yüzde 45,2 artarak 37,86 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde ABD ve Almanya’nın Çin’deki yatırımları sırasıyla yüzde 36,4 ve yüzde 109,1 arttı. Dolayısıyla, çalkantılı küresel siyasi ve ekonomik manzaranın kötümserlik için uygun bir temel yaratmasına rağmen Çinli yatırımcıların mantıklı olması ve paniğe gerek olmadığını anlaması gerekir.