Global Times / Zhao Juecheng & Hu Yuwei

Aşıların küresel olarak eşit dağıtımı çerçevesini yakından inceleyen Pekin Üniversitesi Uluslararası Ekonomi Politik profesörü Zha Daojiong, Global Times’a kısa süre önce verdiği demeçte, Çin’in Covid-19 aşılarına küresel olarak adil biçimde erişilmesine en değerli katkılarından birinin, gelişmekte olan ülkelerin aşıları kendilerinin üretmelerini sağlaması olduğunu söyledi.

Geniş biçimde tartışılan “aşı milliyetçiliği”, “aşı patent haklarının askıya alınması” ve “COVAX operasyonlarının zorlukları” ile ilgili görüşlerini paylaşan Zha, Çin’in insani ve küresel bir bakış açısından, ülkeleri aşıların küresel olarak eşit biçimde dağıtılması için görüşmeler yapılmasını istediğine inanıyor.

Çin, küresel aşı tedarikini artırmak için dünyaya bu yıl 2 milyar doz Covid-19 aşısı sağlamak ve Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı’na (COVAX), 100 milyon doz aşı bağışlamak için çaba gösterme sözü verdi. Bu söz Batı sözlerini yerine getirmede ayak sürümeye devam ederken gelişmekte olan ülkelere aşıya ulaşma ve salgınla mücadelede daha fazla zorluk getirdiği bir dönemde verildi. Bu söz 5 Ağustos’ta Covid-19 aşıları konusunda uluslararası iş birliği konusundaki forumun ilk toplantısında verildi. Zha, Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin “Covid-19 Aşı İş Birliği” girişiminin yanı sıra, bu forumun Çin’in küresel olarak aşı endüstrisinde uzun dönemli iş birliğini destekleme çabasını yansıttığını belirtti. Ancak bazı bakılı medya Çin ve Rusya’yı küresel “aşı diplomasi” kampanyasının öncüleri olarak damgaladı. Ülkelerin aşı tercihleri küresel jeopolitiğin örneği haline geldi.

Zha, Global Times’a Çin’in “aşı diplomasisini” kullanması ile ilgili dar jeopolitik anlamdaki yabancı yorumların Covid-19 aşı tedarikçileri arasındaki gerçek rekabeti yansıttığını söyledi. Çin’in olgun aşı teknolojisi, uzun raf ömrü ile düşük depolama ve nakliye gerekleri nedeniyle Çin yapımı aşılar görece zayıf aşılama altyapısına sahip gelişmekte olan ülkelerin çoğu için daha tercih edilebilir duruda. Bu Çin’in 100’den fazla ülkede onaylanmasında karşılığını buldu.

Zha, ancak “aşı milliyetçiliği” olgusunun hükümetlerin aşı tercihlerinde hep etkili olduğunu belirtti. Örneğin bazı ülkeler ve bölgeler ayıları seçme konusunda jeopolitik faktörlere yer verecek. Bu ülkeler belirli aşıları reddedecek. Buna ek olarak, bazı medya kanalları aşıların etkinliğinin profesyonel olarak değerlendirilmesinin de bilimsel bir süreç olduğu gerçeğini kabul etmeyi reddetti. Bunun yerine, potansiyel aşılar hakkında kendi jeopolitik çıkarlarına dayalı olarak yorumlar yaptılar. Bu da bir tür “aşı milliyetçiliğidir”.

ÇİN KÜRESEL AŞI AÇIĞINI KAPATMAK İÇİN ÖNEMLİ ADIMLAR ATTI

“Aşı milliyetçiliğini” suçlayan görüşler uzun zamandır gelişmiş ülkelerde vardı. Örneğin, Zha 200’den fazla ülkeyi bir yıldan uzun bir süre etkileyen 2009’daki H1N1 salgınında belirli gelişmiş ülkelerin geliştirdikleri H1N1 aşılarının bütün stokunun tamamını nasıl satın aldıklarını hatırlattı. Bu ülkelerin bazılarının kendi aşı ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra diğer ülkelere aşı bağışlamayı vaat etseler de onlar bağışlarını yapmadan çok önce virüs ortadan kalktı. Dolayısıyla, diğer ülkelerdeki birçok kişi zamanında aşılanma fırsatını kaçırdı. Bulaşıcı ya da bulaşıcı olmayan hastalıklarda bir ülkenin diğerine yardım sağlamasına sık sık “sağlık diplomasisi” denilir. Zha, bu alandaki iş birliğinin siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkilerin iyileştirilmesine uygun olduğu için bazı uluslararası kamu sağlığı araştırma literatürünün “sağlık diplomasisini” desteklediğini söyledi.

Çin küresel aşı açığını kapatmak için önemli adımlar attı, bu adımlar arasında büyük ölçekli üretimin hızlandırılması, adil dağıtımın desteklenmesi ve birçok ülkede yerel üretime lisans verilmesi de var. Zha, hızlı yerel aşılamayı sağlamanın “kilidinin” Çin şirketlerinin diğer ülkelerde yerel aşı üretimi için onay alması olduğunu belirtti. Zha bunun sınır ötesi nakliyede zaman ve maliyet tasarrufu sağlayacağını ve aşısı olmayan ülkelerde üretim yapılması için gereken zamanı kısaltacağını kaydetti.

Zha, Çin’in şimdi aşıların sınır ötesine teslimine ve aşılama evresinde klinik veri ile muhtemel yan etkileri izlemeye odaklanması gerektiğini ekledi. Şu anda hem ABD hem de Çin Covid-19 aşılarının patent haklarından (IPR) vazgeçmeyi desteklediklerini açıkladı.

Zha, bir aşı üreticisinin üretim, metotlar ve kullanım dâhil geniş kapsamlı IPR kaydı için başvurabileceğini belirtti. Orijinal ilaçlar 20 yıl ile en uzun koruma hakkına sahipler. Düzenli IPR transfer sürecini izlemek zaman alıcı ve zor bir süreç olacaktır. Bu nedenle Zha’ya göre, eğer Covid-19 aşısı IPR’si istisnası uygulanırsa, bu birçok ülkede yerel üretim süreçlerini büyük ölçüde artıracak ve küresel ölçekte teknolojinin hızla transferini mümkün kılacaktır.

Biden yönetiminin Covid-19 istisnasını desteklediğini açıklaması memnunlukla karşılanmalıdır. Ancak, ABD hükümeti sadece yatırım yaptıkları IPR’lerin bir kısmını doğrudan istisna edebilir. Zha, ABD’nin sadece şirketlerin yatırımları ile geliştirilen IPR’lere istisna uygulayamayacağını kaydetti. Zha, buna ek olarak, Covid-19 aşısı IPR’lerin istisna edilmesi hakkında görüşmelerin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) çerçevesinde yapılması gerektiğini, ülkelerin karar alma mekanizmasının tek ülke, tek oy ve tek veto biçiminde olduğunu, uluslararası iş birliğinde karşılaşılan zorluğun bu olduğunu ifade etti.

AŞILARIN SINIR ÖTESİ TİCARETİ DENETLENMELİ

Zha, Çin yapımı aşıların küresel pazara girmesi için DSÖ’nün onayının bir ön gereklilik olduğuna dikkat çekti. 2000’lerde Çin ilaç şirketleri tarafından geliştirilen 4 aşının DSÖ aşı onayından geçti, bu da bu aşıların uluslararası tedarik listesine dâhil edilmesine imkân tanıdı. O zamandan bu yana, bu aşılar 12’den fazla ülke ve bölgeye satıldı. Bu uzmanlık sicili Çin’in Covid-19 aşısının geniş uluslararası kabul görmesi için bir temel sağlıyor.

Fakat Çinli Covid-19 aşı geliştiricileri çoğunluğu gelişmekte olan ülkeler olan değişik küresel ortaklarla klinik testlerde iş birliği yaptı. Eşitsiz araştırma ile geliştirme düzeyi ve farklı tıbbi sistemler ile temel altyapı birlikte tıbbi deneylerden veri toplamak ve analiz etmeyi ve bunları mesleki dergilerde yayınlamayı zorlaştırdı. Bütün bunlar Çin’in Covid-19 ayılarının DSÖ tarafından onaylanmasının ekonomik ve zaman maliyetini artırdı. Zha, Covid-19 aşılarının mevcut yurt dışı kullanımlarının ters etkilerinin izlenmesi ile yönetimi hakkında zamanında ve uygun bilgi paylaşımının, Çin aşılarına kamuoyunun güvenini artırmak açısından hayati olduğu uyarısını yaptı.

Şimdiye kadar Çinli üreticiler Sinopharm ve Sinovac tarağından üretilen en az iki aşı DSÖ tarafından acil kullanım için onaylandı. Buna ek olarak, Çin yurt dışına 750 milyon dozdan fazla aşı sağladı ve gelecek 4 ayda COVAX’a 110 milyon doz aşı sağlayacak. Çin ayrıca gelecek 3 yılda uluslararası topluma 3 milyar dolar bağış yapacak. Ancak, COVAX’ı yönetmek asla kolay bir süreç olmadı.

Fiyat bakımından COVAX çerçevesindeki düşük ve orta gelirli ülkeler kayıt bakımından farklı ülkelerde anti tekel düzenlemeleri tabi olduğu için, eğer bir Covid-19 aşısı gelişmiş ülkelerde satılırsa, uygun bir fiyat belirlenebilir.  Fiyat farkı, vadedilen yardımın şartları ile birlikte yapılıp yapılmadığına bağlı olarak her ülkenin pazarlık gücüne bağlıdır. Zha, bu faktörlerin COVAX’ın etkin biçimde çalışmasını engellediğini söylüyor. Zha ayrıca aşıların sınır ötesi ticaretinin birçok adım içerdiğini ve bunların her birinin açık bir sorumlulukla denetlenmesi gerektiğine inanıyor.