13. Beş Yıllık Plan döneminde, Çin ekonomisine dair en dikkat çekici noktalardan biri ekonomiyi ilerleten motorların geçirdiği dönüşümdü. Bu dönemde, yeni tüketim modelleri gelişirken, yeni sistemler için yeni altyapılar oluşturuldu.

Çin’in küresel ekonominin büyümesine katkısı yıllardır yüzde 30’u aşarken, söz konusu “yeni motorlar” sadece Çin ekonomisinin gelişimini değil, aynı zamanda dünya ekonomisinin büyümesini de hızlandırıyor.

Ruandalı kahve yetiştiricileri, geçen yılın mayıs ayında, ürünlerinin Çin merkezli e-ticaret platformu Taobao üzerinden canlı yayınla satılmasını izledi. Satışın başlaması için yapılan geri sayımı heyecan içinde bekleyen Ruandalı üreticiler, kahve çekirdeklerinin anında satılmasına hem şaşırdı hem de sevindi.

Canlı yayına katılan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Yardımcısı ve BM Afrika Ekonomi Komisyonu Genel Sekreteri Vera Songwe, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ruanda’nın kahvesi ve biberi e-ticaret platformlarında uzun süredir yer alıyor. Mali’nin beyaz biberi, Madagaskar’ın safranı ve Komorlar’ın vanilyası gibi Afrika ülkelerinden daha fazla ürünün e-ticaret platformlarında görülmesini umuyoruz… Bu, özellikle önemli. Dünya, salgının etkilerini yaşarken, ancak bu şekilde Afrika, Çin ve dünya ile birlikte zenginleşebilir.”

Canlı yayın satışları, son yıllarda Çin’de giderek güçlenen bir tüketim modeli oldu. Yüz milyonlarca yuanlık işlem hacmi, Çinli tüketicilerin satın alma gücünü de yansıtıyor. 13. Beş Yıllık Plan döneminde iç tüketim, Çin’in ekonomik büyümesini yönlendiren ana motor hâline geldi. Dev piyasanın ortaya çıkardığı devasa tüketim potansiyeli, Çin ekonomisinin gelişimine yeni bir ivme sağladığı gibi, dünya ekonomisine yeni fırsatlar getirdi.

Çin’deki Alman Ticaret Odası tarafından kısa süre önce yayımlanan yıllık “İş Güvenliği Anketi”nin sonuçları, Çin’deki Alman girişimcilerin 2021 yılına iyimser baktıklarını gösterdi. Ankete katılan şirketlerin yüzde 39’unun satışları geçen yıl yükselirken, yüzde 42’sinin de kârları arttı.

KPMG Almanya’nın Uluslararası Ticaret Müdürü Andreas Glunz, şunları söyledi:

“Ankete katılan şirketlerin yüzde 77’si Çin piyasasında diğer piyasalardan daha iyi performans göstereceğini umuyor. Şirketlerin yüzde 72’si Çin’deki satışlarının 2021’de artmaya devam edeceğini beklerken, yüzde 35’i satışlarının yüzde 10’dan fazla büyüyeceğini ve yüzde 56’sı da kârlarının artacağını öngörüyor.”

5G, yapay zekâ ve endüstriyel internet gibi yeni teknolojiler ile ilgili altyapıların gelişmesinin hızlanmasıyla mobil ödeme, canlı yayınla e-ticaret ve paylaşımlı yolculuk gibi yeni iş modelleri ortaya çıkmaya devam ediyor. Çin’de dijital ekonominin sağladığı katma değer 2019’da Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının (GSYİH) yüzde 36,2’sini oluşturarak 35,8 trilyon yuana ulaştı.

Aynı zamanda, Çin’de dijital ticaret de hızla gelişiyor. Çin Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, Çin’in dijital ticaret ithalat ve ihracat hacmi 2019’da bir önceki yıla göre yüzde 6,7 artışla 203 milyar 600 milyon dolara ulaştı.

Çin’deki Avrupa Birliği Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Massimo Bagnasco’ya göre, Çin’de dijital ticaretin gelişmesinin getirdiği fırsatlar ölçülemeyecek kadar büyük.

Bagnasco, “Birçok Avrupa ülkesi aktif olarak dijital ticarete katılıyor, birçok farklı sektör de dijital ticaret için yeni fırsatlar araştırıyor. Bunun nedeni, dijital ticaretin getirdiği yeni fırsatları görmemiz ve bunun bize yeni piyasalara erişim fırsatı vermesi.” ifadelerini kullandı.