Çin Dışişleri Bakanlığı, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ne ilişkin meseleleri kullanarak asılsız iddialar ortaya atmasının eninde sonunda başarısızlığa uğrayacağını, yalanları üretenlerin tarih tarafından yargılanacağını açıkladı.

ABD’li bazı siyasetçiler, “zorla çalıştırma” sorununun mevcut ABD yönetiminin önceliği olduğuna işaret ederek, uluslararası toplumun Xinjiang’da meydana gelen sözde “etnik soykırım”dan ve işlenen insanlığa karşı suçlardan endişe duyduğunu iddia etti.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, bugün Beijing’de düzenlenen basın toplantısında, Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi hakkında yalanlar üretenlerin, genel olarak üç kimlik takınmayı tercih ettiklerini söyledi.

“Akademik” kisve altında Xinjiang hakkında asılsız suçlamalarda bulunanlara en tipik örneğin Adrian Zenz olduğuna dikkat çeken sözcü, Zenz’in “Xinjiang’da 900 bin ila 1 milyon 800 bin civarında kişinin sistematik olarak gözaltında tutulduğunu” iddia ettiğini, ancak buna kaynak olarak Türkiye’de radikal dincilikle sıkı ilişkisi olan bir medya kuruluşunun haberlerini gösterdiğini söyledi.

Çin’i “insan hakları mağduru” kisvesiyle asılsız şekilde suçlamaya çalışanlara Zumrat Davut ve Tursunay Ziawudun’un örnek verilebileceğine işaret eden Wang, bu kişilerin ifadelerindeki çelişkilerin, sözde mağdurların esasen komplo senaryolarının beceriksiz aktörleri olduklarını kanıtladığını belirtti.

Xinjiang ile ilgili yalanlar uydurulurken ardına saklanılan üçüncü kisvenin ise hukuk olduğunun altını çizen Çinli sözcü, bunun en tipik örneğinin sözde “Uygur Mahkemesi” olduğunu ifade etti. Sözcü, bu sahte mahkemenin ortaya koyduğu 28 delilin de yalan olduğunun, sözde “tanıkların” aile mensupları, iş arkadaşları ve bağımsız medya kuruluşları tarafından ispatlandığını kaydetti.

Xinjiang hakkında yalanlar üretenlerin arasında dışarıdan bakıldığında bir bağ görünmediğini, ancak tamamının ABD tarafından manipüle edildiğini belirten Wang, “Örneğin, sahte tanık Sayragul Sauytbay, ABD’den finansal destek alan ‘Doğu Türkistan’ bölücü örgütüyle sıkı şekilde bağlantılı; bu kişi, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan ödül aldığı gibi, eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo tarafından da övüldü. Sahte akademisyen Adrian Zenz de Çin karşıtı “Komünizm Kurbanlarını Anma Fonu” adlı örgütte görev yaptı. Bu örgüt, ABD’li istihbarat kuruluşları tarafından manipüle ediliyor. ” ifadelerini kullandı.

Çinli sözcü, aradan geçen yıllara rağmen ABD’nin diğer ülkeler hakkında yalan üretme metotlarının değişmediğine işaret ederek, ABD’nin Irak savaşını kanıt olarak “deterjan” gösterip başlatmasından 20 yıl sonra birtakım sahte “tanıklar” ve “zorla çalıştırma” yönünde kötü senaryolar yaratarak, Çin’e karşı yaptırımlara ve yasalara başvurduğunu dile getirdi.

Wang Wenbin, “Zaman ilerliyor, dünya gelişiyor, dünyanın kavrayış yetisi de artıyor. ABD’li siyasetçilerin asılsız yalanları ve karalamaları, Xinjiang’daki istikrar, dayanışma, uyum, gelişme ve halkın mutluluğunu değiştiremeyecek, uluslararası toplumdaki Çin’e destek verici adil sesleri de engelleyemeyecek; sadece ve sadece yalancı ve komplocuların gerçek yüzünü ifşa edecek.” diye konuştu.