Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Zhao Lijian, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Tianjin görüşmesinin içtenlikle, derinlemesine ve yapıcı bir şekilde gerçekleştirildiğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman dün Çin gezisini tamamladı.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Zhao Lijian, bugünkü günlük basın toplantısında Sherman’ın Tianjin gezisini değerlendirerek Tianjin görüşmesinde Çin’in beklediği sonuca varılıp varılmamasına dair bir soruyu yanıtladı.

Sözcü Zhao, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman’ın Tianjin gezisinin ABD’nin Alaska eyaletindeki Anchorage’da Mart ayında gerçekleştirilen Çin-ABD görüşmesinden sonra iki ülke arasındaki önemli bir diplomatik iletişim olduğunu vurgulayarak iki tarafın derinlemesine görüşme yaparak karşılıklı anlayışı arttırdığını kaydetti.

Zhao, “Çin tarafı görüşmede mevcut Çin-ABD ilişkileri üzerindeki tutumunu açık bir şekilde dile getirerek mevcut durumda Çin-ABD ilişkilerinin ciddi zorluklar ve sınamalarla karşı karşıya bulunduğunu, bundan sonra ikili ilişkilerin gidişatının çatışma ve zıtlaşmaya mı yoksa iyileşmeye doğru mu olacağının hala belirsiz olduğu görüşünde. Çin, ABD’nin bunu iyi bir şekilde düşünmesi ve doğru bir tercih yapması gerektiğini savunuyor.” dedi.

Sözcü, mevcut ABD yönetiminin, bir önceki yönetimin son derece yanlış Çin politikasını sürdürerek, Çin’e yönelik baskıları artırdığına dikkat çekerek Çin’in bu duruma kararlılıkla karşı çıktığının altını çizdi.

Çin’in ABD’nin Çin’e yönelik yanlış politikasının Çin’i hayali bir düşman olarak görmesinden kaynaklandığına işaret ettiğine değinen sözcü, böyle yanlış bir algıdan yola çıkan ABD’nin sözde uluslararası kurallara dayanarak Çin’in içişlerine müdahale eden, Çin’i karalayan ve Çin’in çıkarlarına zarar veren yanlış söylem ve eylemler gerçekleştirdiğini vurguladı.

Sözcü, ABD’den Çin’e yönelik nesnel ve doğru bir algı oluşturarak yanlış eylemleri düzelterek Çin’le aynı yönde ilerleyip birbirine saygı duyarak adil rekabet ve barış içinde bir arada yaşaması ve rasyonel bir Çin politikasına dönmesi çağrısında bulunduklarını kaydetti.

ABD’nin görüşmede ikili ilişkileri sorumlu bir şekilde yöneteceğini dile getirdiğine dikkat çeken Zhao, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin de fikir ayrılıklarının etkili bir şekilde kontrol altına alınması ve Çin-ABD ilişkilerinin kontrolden çıkmasının önlenmesi için ABD’den üç önemli noktada temel taleplerde bulunduğunu hatırlattı:

Birincisi, ABD Çin’e özgü sosyalizm yoluna ve sistemine meydan okumayacak, iftira atmayacak ve bunları devirme niyetinde olmayacak.

İkincisi, ABD Çin’in kalkınma sürecini engelleme hatta bu süreci sekteye uğratma niyetinde bulunmamalı.

Üçüncüsü, ABD Çin’in egemenliğini ihlal etmemeli ve Çin’in toprak bütünlüğüne zarar vermemeli.

Sözcü, Çin-ABD ilişkileri için bir davranış kurallarının iki tarafın müzakeresiyle oluşturulması, eşitlik ve karşılıklı yarar ilkesine bağlı kalınması, iki tarafın çıkarlarının korunmasının hedef alınması gerektiğini, ABD’nin tek taraflı olarak Çin’e bir eylemde bulunmasının kabul edilemeyeceğini kaydetti.

Çin’in görüşmede yeni koronavirüsün kökeniyle ilgili araştırmalar, Taiwan, Xinjiang, Hong Kong, Güney Çin Denizi ve siber güvenlik gibi konulardaki tutumunu açıklayarak ABD’nin yanlış davranışlarını eleştirerek ABD’den taleplerini ortaya koyduğunu da ifade eden Zhao, ABD’nin kendi hatalarını düzeltmesini isteyen ve Çin’in ilgilendiği olayları içeren 2 listeyi ABD tarafına ilettiklerini açıkladı.

İki tarafın iklim değişikliği, İran nükleer enerjisi ve Kore yarımadası sorunu gibi uluslararası ve bölgesel konularda fikir alışverişinde bulunduğuna değinen sözcü, “iki taraf bu konularda elverişli iş birliği yaptı. İş birliği, karşılıklı güven ve karşılıklı yarar temelinde gerçekleştirilebilir. Bir taraftan iş birliği derken öbür taraftan çıkarlarımıza zarar verilmesi kabul edilemez” ifadesini kullandı.

Öte yandan, sözcü, Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Qin Gang’ın bugün Çin’in Washington’daki yeni büyükelçiliği görevine başlamasıyla ilgili bir soruyu yanıtlayarak dışişleri bakanlığının uygun bir zamanda açıklama yapacağını belirtti.

1966 yılında Tianjin kentinde doğan Qin, Uluslararası İlişkiler Üniversitesi Uluslararası Siyaset Bölümünden mezun oldu. 1992 yılında Çin Dışişleri Bakanlığı’na giren Qin, Batı Avrupa Dairesi ve Çin’in Londra Büyükelçiliğinde çalışmıştı.

2005 yılında Dışişleri Bakanlığı’nın Basın Dairesi Başkan Yardımcısı olan Qin Gang, aynı zamanda bakanlık sözcülüğü yaptı. 2010 yılında üçüncü kez Londra Büyükelçiliği’ne gönderilen Qin Gan elçi olarak bir yıl çalıştı. Merkeze döndükten sonra Basın Dairesi Başkanlığı ve sözcülüğü yürütmeye başladı.

2014 yılında Protokol Dairesi Bakanı, 3 yıl sonra bakan asistanı ve 2018 yılında Avrupa işleri ile basın ve protokol çalışmalarından sorumlu bakan yardımcısı oldu.