Akademisyen Dr. Altay Atlı, CRI Türk’te Samet Demir’in hazırlayıp sunduğu “Ekonomi Basını” programına konuk oldu. Atlı, 13. Çin Ulusal Halk Meclisi 4. Toplantısı’nda gündeme gelen Hükümet Çalışma Raporu, 14. Beş Yıllık Plan ve 2035 Vizyonu konularını değerlendirdi.

Beijing’de yapılan 13. Çin Ulusal Halk Meclisi toplantılarına ülkenin her yerinden 3000 kadar delegenin katıldığını aktaran Altay Atlı, toplantıların ana maddelerinin geçmiş hedefler ve gelecek planlarından oluştuğunu belirtti.

Toplantılarda ekonomi alanındaki tasarıların da kanun haline getirildiği bilgisini veren Atlı, toplantıların en önemli etkinliğinin Çin Başbakanı Li Keqiang’ın konuşması olduğunu kaydetti.

Bu yıl açıklanan Hükümet Çalışma Raporu’nda ön plana çıkan konunun rakamsal hedefler olduğunu ifade eden Atlı, “Geçen sene rakamsal hedefler yoktu. Zaten pandeminin en ağır olduğu dönemde yapılmıştı, bundan kaçınılmıştı. Bunlardan en çok dikkat çeken ise, 2021 için Çin’in büyüme oranının yüzde 6 ve üstü olarak belirlenmesiydi. Bu nokta atışı bir hedef değil. Yüzde 6’nın üstüne çıkması deniliyor. Çin 2020 yılında yüzde 2,3 büyüdü. Hatta Başbakan Li, sunumunda bunu da vurguladı. Bu önemli bir veri ancak 2021 için olan hedeflere baktığımızda yüzde 6… Yani pandemi öncesindeki rakamlara bakıldığında biraz düşük kalıyor gibi görünüyor. Mesela Dünya Bankası, IMF gibi kurumların Çin için yaptığı öngörüye bakacak olursak yüzde 8’lik bir beklenti var. O da şundan kaynaklanıyor 6-6,5 büyüyen bir ekonomi 2,3’e döndü, arayı kapatabilmek için daha hızlı bir büyüme olacak yani burada yüzde 8’e kadar büyüme olabilir. Ondan sonra zaten 2022 ile beraber yüzde 5-6 seviyesinde bekliyor, normale dönüş bekliyor herkes. Açıklanan rakamın temkinli olduğunu söyleyebiliriz. Temkinli olmakta da biraz fayda var çünkü yüzde 2,3 oldukça olumlu bir rakam ama 2021 aşılamaya rağmen hâlâ belirsizliklerle dolu. Yeni yaratılacak istihdam da önemli. 11 milyon yeni istihdam yaratılacak, diye açıklama yapıldı. Başbakan Li, geçen yıllardaki istihdam performansından da bahsetti. Son 5 yılda 60 milyon iş yaratıldığı açıklandı. Son 5 yılda 60 milyon iş yaratıldıysa bu yılda 12 milyon yapar, açıklanan rakam da 11 milyon yani yine aslında biraz temkinli bir rakam olarak görebiliriz. Tüketici fiyatlarının enflasyon üzerinden yüzde 3 civarında tutulması, ülkenin ekonomik açığının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYİH) oranının yüzde 3,2’de tutulması gibi rakamlar da açıklandı.” dedi.

DIŞ VE İÇ DOLAŞIMDA DENGELENME

“2021 yılında Çin ekonomisinden neler beklenmeli?” sorusuna yanıt veren Altay Atlı, ekonomik kalkınma, küresel pandemiyle mücadele için iş birliğinin önemi, küresel bir sağlık toplumunun oluşturulması konularının ön plana çıktığını bildirdi. 

Ekonomik olarak dışa açılmanın önemine vurgu yapıldığını söyleyen Atlı, “Yüksek standartlı, yüksek kaliteli yatırımlar, ithalat ve ihracatın büyümesinin sürdürülmesi, bunun detayları arasında yapılan fuarlardan da bahsedildi. Kuşak ve Yol’un iş birliğinin sürdürülmesi ve aynı zamanda bölgesel ekonomik iş birliğinin devam ettirilmesinden bahsedildi. Geçen yıl Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından dile getirilen bir çifte dolaşımdan bahsetmiştik. Bu, bir taraftan dış dolaşıma ağırlık verilirken esas olarak onun içerdeki ticaretle dengelenmesi ve böylece dışarıya fazlaca bağlı olmanın getirebileceği kırılganlıkların önlenebilmesiydi. İç ve dış ticaret arasında bir denge kurulması… Çifte dolaşım denilen kavram, Çin’in sadece içerdeki ticarete yönelmesi anlamına gelmiyor, Çin’in dışa açılmaya da devam edeceğini ama bunu içerde de bir denge sağlanması olarak anlıyoruz. Başbakan Li, daha fazla sektörün dışa açılacağını, ticaret politikalarının buna göre ayarlanacağını açıkladı. Yalnızca bir dış ticaretin iç ticarete ağırlık sağlamasındansa bir denge getirilecek.” diye konuştu.

“ÇİN TARİHİNDE İLK KEZ TEKNOLOJİYE ÖZEL BİR BÖLÜM AYRILDI”

Finans sistemindeki reformların da toplantılarda tartışıldığını dile getiren Altay Atlı, kamu iktisadi kuruluşlarının reformundan, enerji alanında reformlardan, taşımacılık, telekomünikasyon ve bilişim alanındaki reformlardan bahsedildiğini bildirdi.

Teknoloji ve inovasyon konularındaki reformlara dikkat çekildiğini anımsatan Atlı, “Reformlar yapılırken esas olan teknolojinin artırılması. Bunlarla ilgili de veriler sunuldu. Bu sene devreye girecek olan 14. Beş Yıllık Plan’da Çin tarihinde ilk kez teknolojiye ayrı bir bölüm ayrılmış durumda. Başbakan Li’nin raporunda da bundan bahsedildi. Bunların destekleneceği hatta burada AR-GE için yapılan yatırımlara yüzde 75 vergi muafiyeti uygulanacağı bunun imalat sektöründe de yüzde yüze kadar çıkacağı açıklandı.” ifadelerini kullandı.