CGTN / Andrew Korybko

Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile var olan sosyoekonomik gerginlikler ortaya çıkarken, algılanan sorunların yabancı güçler tarafından stratejik amaçlarla sömürülmesinin sonucu olarak etnik çatışmalar yükselişe geçti.

O zamandan bu yana geçen on yıllarda bu konuda çok sayıda akademik çalışma yayınlandı ve birçok gözlemci bazen bu çatışmaları, en iyi durumda önceden önlem alarak engellemek yerine sorumlu biçimde yanıt verilebilecek, kaçınılmaz çatışmalar olarak kabul etti. Hatta Çin bile bu eğilimin kurbanı oldu, ama teröristleri tarafından hedef alınmasının nedeni daha önceden var olan gerginliklerin sonucu değil, yabancıların müdahalesiydi.

Çin, hepsi eşit yasal, siyasi, toplumsal ve diğer haklara sahip olan çok sayıda etnik grubun yaşadığı çok çeşitlilik içeren bir ülke. Yine de Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde azınlıkların yüksek yoğunluğunun, düşman yabancı güçlerin Çin’in iç işlerine karışmak için dayanılmaz bir baştan çıkarıcı olduğu kanıtlandı. Bu dış güçler Uygurları ve diğer azınlık halklarını yanlış bir şekilde kendilerini Çinli yurttaşlarından ayrı düşünmelerini sağlamak için bölgeye devasa boyutlarda ideolojik olarak radikal propaganda pompaladı.

Kullanılan anlatılar, binlerce yıllık çeşitli Çin uygarlığına tamamen yabancı ama şüpheli biçimde Batılı toplumlarda ortak olarak görülen, nefret politikasını sürekli kılan etnik-dini aşırılığın ortak paydalarına sahip. Bu radikal propagandanın ilham verdiği korkunç terörist saldırılar Çin’in bu ayrılıkçı planı proaktif olarak önlemesi için bir itki oluşturdu. Bu Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP), önceden var olan ve Batılıların “olumlayıcı eylem” dediği şeyi tamamlamak için iki birbiri ile bağlantılı güvenlik ve kalkınma politikasını yürürlüğe sokmasına yol açtı.

ÇİN ÇOK SAYIDA ETNİK GRUBUN YAŞADIĞI BİR ÜLKE

Yabancıların sponsorluğunu yaptığı terörist propagandanın sosyoekonomik nedenlerle etkisi altına girme riski taşıyan kişiler bu tür anlatıların kendileri, aileleri, yurttaşları ve ülke için taşıdığı tehditler konusunda bilgilendirildi.  Böyle bir karanlık yola düşmekten daha da caydırmak için, devlet onlara Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin Xinjiang’daki önemli rolüyle bütünleşmelerini sağlayacak talep edilen iş becerileri öğretti. Bölgenin bu küresel bağlantılılık ve kalkınma ağının merkez noktalarından biri olarak öncelik verildi.

Xinjiang’ın yerlisi olan Uygurlar ve diğer etnik azınlıkların bu girişimde hayati bir rol oynaması Çin’in yararınadır. Beijing sadece burada yaşayanların hayat standartlarını Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin mümkün kılacağı biçimde sürdürülebilir bir şekilde iyileştirmek istemiyor, aynı zamanda samimi olarak hem kendi sınırları içinde hem de yurt dışında azınlıkların özellikle güçlendirilmesine inanıyor. Xinjiang’daki Uygurlar ile diğer yerli halklar kültürel ve ekonomik bir Rönesans yaşıyor.

Bütün dünya ÇKP’nin, vizyoner azınlıklıkları güçlendirme politikasının doğrudan sonucu olarak Xinjiang’da geçen on yıllar içinde gerçekleşen göz kamaştırıcı insani ilerlemenin farkında.  Fakat Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gibi yeni emperyalist ülkeler bu örneğin kendilerini tehdit ettiğini hissediyorlar, çünkü bunun dünyanın diğer yerlerindeki azınlıkları bu örneği izlemeye özendirmesinden korkuyorlar. Sonuç kaçınılmaz olarak, ABD ve müttefiklerinin bu halkları, yüzyıllar boyunca yaptıkları gibi melez savaş araçları ile kolayca sömüremeyecekleri olacaktır. Dahası, bütün bunların önemli bir güvenlik yönü de var. Analizlerde daha önce yazılanları hatırlarsak, azınlıkların sosyoekonomik durumlarının, Çin’in öncülük ettiği Xinjiang modeline uygun biçimde iyileştirilmesi, etnik-dini farklılıklarını sömürerek Küresel Güney ülkelerini bölüp yönetmek isteyen yabancı terörist anlatıların çekiciliğini güçlü biçimde azaltabilirdi. Sonuçta, böyle ülkelerdeki istikrarın daha güvenli biçimde sağlanabileceği, bunun da sonunda dünyanın bu bölgesindeki sayısız trajedi önlenebilir.

ABD hükümeti, yanlış biçimde Çin’in Xinjiang’da olup bitenleri “sakladığını” söylüyor ama gerçek bunun tersi. Çin, ülkenin bu kısmındaki başarısından gurur duyuyor ve birçok Kuşak Yol İnisiyatifi ortağının isterlerse bu örneği taklit etmesini umuyor. Bu nedenle ÇKP, kendi ülkelerindeki azınlıklara yardım etmek için bu yeni model hakkında bazı yararlı bilgileri geri götüreceklerini umut ederek başarılarından bir şeyler öğrenmeleri adına artan sayıda yabancı uzman, yetkili ve gazeteciyi bölgeye çağırıyor.