Global Times

Çin’deki Avrupa Ticaret Odası, geçen hafta perşembe günü yayınlanan Çin Tutum Belgesi 2021/2022’deki Avrupa Ticareti raporunda Çin’in yüksek derecede kendine yeterlilik stratejisini terk etmesi gerektiğini ve çifte dolaşımının “1970lerin reformlarının ruhundan” saptığını söyledi. Rapor, Çin’in doğrudan yabancı yatırımlarda bir azalmayla, kaynakların önemli ölçüde yanlış dağıtımı ve artan uluslararası direnişle karşılaşacağını” belirtti ve Çin’in “yenilikçi kapasitesinin hızının yavaşladığını” ve “kişi başına Gayrı Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) artışı üzerinde bir etkiye” tanık olacağını ekledi.

Raporun kendini Çin’in yerine koymaktansa, sadece lafta desteklediğini belirtmek gerekir.

Odanın Avrupa Birliği (AB) ticaretinin büyük çıkarlarını savunmaya çalıştığını anlıyoruz. Yine de rapor, çok bencilce. Objektif olarak, Çin’i Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve büyük müttefiklerinin baskısı karşısında avantajları ile stratejisini terk etmeye ve Çin’in kaderini dış güçlere teslim etmek için kandırmanın bir aracı.

Herkesin bildiği üzere, önceki ABD hükümeti Çin’in Huawei ve diğer şirketlerinin yüksek teknolojisinden “kopma” gibi çılgın bir strateji başlattı. ABD Ticaret Bakanlığının “şirketler listesi” ve Savunma Bakanlığının yayınladığı “Çin askeri şirketlerinin” adları Çin’in ekonomik kalkınmasını bastırmak için tam bir kara liste haline geldi. Buna ek olarak, en son bilimsel ve teknolojik gelişmeler üzerinde çalışan birçok Çinli uzman ile akademisyenin temel olarak ABD’ye gitmeleri yasaklandı. Çinli öğrenciler bile ABD üniversitelerinde ve kurumlarındaki hassas programlara kayıt yaptırmalarına izin verilmedi. Çin’de part time çalışan Amerikalı akademisyenler “suçlu” olarak suçlanma riskiyle karşılaştı.

ABD, ÇİN’İ BİRİNCİ STRATEJİK RAKİBİ OLARAK GÖRÜYOR

Bu koşullar altında, Çin “teslim olma” ve “korunmasız kalma” niyeti göstererek ABD’nin fikrini değiştirmesini bekleyebilir miydi? ABD zaten Çin’i birinci stratejik rakibi olarak görüyor. Biden yönetimi cumhuriyetçi selefinin kopma yaklaşımını tamamen devraldı ve hatta bu stratejinin propagandasını yapıyor. Çin’in geleceği için Washington’ın “insaniyetine” bel bağlayabilir miyiz? Daha yeni ABD tarafından sırtından bıçaklanan Fransa ile Avrupalı müttefikleri ABD’nin kopma stratejisinin sadece Çin’le ilgili olduğuna inanır mı?

Çin yüksek düzeyli bir kendine yeterlilik peşinde koşmak ve birkaç kilit teknolojide atılımlar yapmak zorunda. Sadece büyük bir ekonomiyi sürdürmek için gereken bütün teknolojileri istemiyoruz, Çin insan teknolojisinin ön cephesine ulaşmalı ve ABD’nin Çin üzerine kilit bir teknolojik abluka empoze edebileceği durumu ortadan kaldırmalıdır. Çin’in bu tür kapasiteleri, ABD’yi Çin’in kilit teknolojilerine “nükleer bomba düzeyinde” bir şantaj uygulamasını önleyecek ve böylece ticareti ticari olana ve piyasayı piyasa olana iade edecek bir  “nükleer caydırıcılık” olacaktır.

Şimdi ABD bazı müttefikleri ile Çin’i dışlayan bir tedarik zinciri kurmaya çalışıyor. Çin ancak güçlü kendi öz güven ile yeniliğini geliştirerek ve yeni buluşlar yaparak ablukaya karşı mücadele edecek ve ABD’nin kopma iradesini dağıtacak güçlü bir yetenek geliştirebilir. Bu noktaya ulaşmadan önce Çin durmamalıdır.

Çin kazanan her şeyi alır ya da kendi yolunda giderken diğerlerine gidecek hiçbir yol bırakmama yaklaşımını benimsemeyecek. Çin’in çifte dolaşımı gerçeklere dayalı ve değişikliklere yanıt vermeye dayalı pragmatik bir stratejidir. Bu ülkenin kapılarını kapama ilanı değildir. Çin dünyaya yüksek düzeyde açıklık düzeyine ulaşmaya büyük önem veriyor ve yabancı şirketlere Çinli şirketlerle aynı şekilde davranmaya kararlı.

“ÇİFTE DOLAŞIM” AVRUPA ŞİRKETLERİNE BÜYÜK FIRSATLAR VERECEK

Çin, AB hakkında stratejik olarak tetikte değil. İki taraf arasında ideolojik farklılıklar var ve Çin-AB Yatırım Anlaşması Avrupa’da bazı zorluklarla karşılaştı ama biz halen Çin-Avrupa iş birliğinin gelişmeye devam edeceğine eminiz. Yüksek ölçekte kendine güven, ihtiyatlı da olsa, Avrupa’ya yönelik değil. AB şirketlerinin piyasa koşullarına göre işlerini Çin’de geliştirme konusunda yeterli güvene sahip olmaları gerekir. Eğer özel anlaşmazlıklar ortaya çıkarsa, iki tarafın da bunları yasalara ve kurallara göre çözebilmesi gerekir.

ABD, Fransa’nın Avustralya ile denizaltı anlaşmasını Paris’in çıkarlarına ve duygularına bakmadan alabilir ama Avrupalıların böyle kaba hareketlerin Çin’de de meydana geleceğinden asla endişe duymalarına gerek yok. Çin’in çifte dolaşımı Avrupa şirketlerine büyük fırsatlar verecek. Ticaret odasının üyeleri, Çin piyasasında daha da gelişmeye ve Çin ile bir kazan-kazan geleceğini paylaşmaya teşvik edilmeli.