China Daily

Zengin ülkeler bu ay kendi vatandaşlarına aşı takviyesi yapmayı düşünüyorken gelişmekte olan ülkelerde yaşayan milyarlarca insan henüz aşının ilk dozunu bile alabilmiş değil. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde nüfusun yarısından fazlası tam olarak aşılanmış durumdayken, Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne göre, Afrika’da bu oran yüzde 2’den az.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus’un dediği gibi, “Aşı adaletsizliği tüm insanlık için bir utançtır.” Virüsün dünya çapında yayılmaya devam etmesi ve virüsün mutasyona uğrama hızı göz önüne alındığında, zengin ve fakir ülkeler arasındaki aşılama miktarındaki fark, utanç verici olmasının yanı sıra küresel anti-pandemi çabalarına da zararlıdır. “Aşı milliyetçiliği” veya siyasi dar görüşlülük nedeniyle gelişmekte olan ülkelerin acil ihtiyaçlarına rağmen aşılarını paylaşmakta isteksiz olan ve hatta aşı stoklayan gelişmiş ülkelerin aksine Çin, diğer gelişmekte olan ülkelere Çin yapımı aşılar sağlayarak ve hayat kurtaran antijenleri kendilerinin üretmelerine yardımcı olarak salgınla mücadelelerinde yardımcı olmak için elinden geleni yapıyor.

SIRBİSTAN, ÇİN TARAFINDAN GELİŞTİRİLEN AŞIYI AVRUPA’DA ÜRETEN İLK ÜLKE OLACAK

Örneğin Çin, Sinopharm aşısının üretimi için gerekli ham maddeleri cumartesi günü Belgrad’a ulaştırarak Sırbistan’ın Çin tarafından geliştirilen aşıyı Avrupa’da üreten ilk ülke olmasına olanak sağladı. Yıl sonuna kadar yaklaşık 6 milyon doz üretmek için bir plan yürürlüğe konmuş durumda. Uluslararası Kalkınma İş Birliği Ajansı Başkan Yardımcısı Deng Boqing’e göre, Çin şimdiye kadar diğer ülkelere 990 milyondan fazla Covid-19 aşı dozu sağladı ve şimdiye kadar dünyada en fazla paylaşımı yapan ülke oldu. Boqing hafta sonu yaptığı açıklamada, “Çin, 105 ülke ve dört uluslararası kuruluşa aşı sağladı ve 60’tan fazla ülkeye aşı ihraç ediyor.” dedi. Çin ayrıca 150 ülke ile 13 uluslararası kuruluşa salgın önleme malzemeleri sağladı ve 34 ülkeye 37 sağlık ekibi gönderdi.

Çin’in yaptığı, insanlık için ortak bir geleceğe sahip topluluk vizyonunu yansıtıyor. Herkes güvende olana kadar hiçbir ülkenin güvende olmadığını anlıyor. Buna ek olarak, bazı ülkelerin DSÖ’nün eylül ayı sonuna kadar en savunmasız nüfuslarının yüzde 10’unu aşılama hedefine ulaşması için ahlaki olarak yardım eli uzatmak zorunda olduğunu biliyor. Hâlihazırda kendi nüfusuna uyguladığı 2,1 milyar dozdan fazla aşı ve virüsün temelde ülke içinde yayılmasının engellenmesiyle Çin, kendi halkına bakma konusunda iyi bir örnek oluşturuyor. Aynı zamanda ihtiyacı olan diğer ülkelere de yardım ediyor. Zengin ülkeler, Çin’in oluşturduğu örnekten ders çıkarabilirler.