Haber: Gökhun Göçmen

ABD’nin Afganistan sınavı Çin basınında 2 tespit ve 2 mesaj ile birlikte okunuyor. Tespitler ABD hegemonyasının mevcut durumu ve geleceğine, mesajlar ise Çin’in atacağı adımlara odaklanıyor. 

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Afganistan’dan çekilmesi sırasında oluşan dramatik tablo Çin kamuoyunda dikkatle takip ediliyor. Çin basınında yoğunluklu olarak 2 tespit ve 2 mesaj aktarılıyor.

Amerikan hegemonyasının yaşadığı erozyon Çin kamuoyunda altı en fazla çizilen tespit. Xinhua haber ajansı, Taliban kuvvetlerinin Kabil’i öngörülenden daha hızlı biçimde kontrol altına almasını “ABD hegemonyasının ölüm fermanı” olarak yorumladı. Analizde ABD’nin 20 yıllık işgali boyunca 30 bin sivilin hayatını kaybettiği, 60 bin kişinin yaralandığı ve 11 milyon Afgan’ın yerinden edildiği anımsatılarak “Washington’ın dünyaya kaos ihraç ettiği” belirtildi.

ÇOK TARAFLILIK SAHADA SINANIYOR

Çin’in İngilizce yayın yapan Global Times gazetesi ise ABD hegemonyasının 5 cephede ağır darbe aldığında ısrarcı. Gazete bahsi geçen 5 cepheyi güç, itibar, diplomasi, demokrasi ihracı ve ABD kibri olarak sıraladı. “Utançla örtülü” başlığını taşıyan makalede “Biden uluslararası sahnede ‘Amerika geri döndü’ diye bağırıyordu. Buna karşın ABD hâlâ ‘Önce Amerika’ politikasını izliyor. ABD’nin müttefiklerine danışmadan geri çekilmesi, onun sahte çok taraflılık siyasetini ifşa etti.” denildi.

Çin medyasında öne çıkan ABD liderliğinin yıprandığına dair tartışmalara Batı kamuoyunda da sıklıkla rastlamak mümkün. ABD Dış İlişkiler Konseyi (CFR) Başkanı Richard Hass, Project Syndicate sitesi için kaleme aldığı makalede “ABD’nin stratejik ve moral başarısızlığı onun güvenilirliği konusunda şüpheleri derinleştirecek.” değerlendirmesinde bulundu. Atlantik Konseyi’ne konuşan Daniel Fried ise  ülkesi için daha iyimser bir tablo çizerek ABD’nin zamanında Vietnam’dan çekilmek zorunda kaldığını ancak bu yenilgiden dolayı müttefiklerine verdiği güvenceleri iptal etmediği savundu.

” ABD DİĞER BÖLGELERE YOĞUNLAŞABİLİR”

ABD’nin Afganistan pratiği Çin basınında genellikle “hezimet” olarak okunmasına karşın Washington yönetiminin kapasitesi hakkında tarafsız değerlendirmeler ikinci tespit olarak sunuluyor. Bir diğer ifade ile Çin kamuoyuna göre, Washington yönetimi oyun kurabilecek güçten mahrum olmasına karşın oyun bozabilecek enstrümanlara hâlâ sahip. Çin Sosyal Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Siyasetleri Merkezi’nden Xiao He, bu durumu “ABD, Vietnam’dan 1970’de çekildiği zaman kendisini bataklıktan kurtardı. Böylece kaynaklarını diğer bölgelere aktardı ve küresel düzeyde güçlü etkisini korudu.” sözleri ile özetliyor. Benzer şekilde Global Times gazetesi de ilgili haberinde ABD’nin başka bölgelere yoğunlaşabileceği uyarısında bulunarak “tetikte kalma” çağrısı yaptı.

Washington yönetimi eski Başkan Barack Obama döneminden bu yana ABD’nin gücünü Orta Doğu’dan Asya-Pasifik bölgesine kaydırması gerektiğini düşünüyor. Eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Foreign Policy dergisine yazdığı makalede söz konusu yönelimi “Asya Pivot” teorisi ile özetlemişti.

“BÖYLE BİR APTALLIK İHTİMALİ YÜZDE 0”

Çin kamuoyundaki tespitlere aynı zamanda uluslararası kamuoyuna gönderilen mesajlar eşlik ediyor. En önemli mesaj ise Beijing yönetimin ne olursa olsun tek başına güç kullanmaktan kaçınacağı yönünde.  Batılı kuvvetlerin “terör” gerekçesi ile Çin’i askeri bir operasyona itmek istediğini düşünen ülke basınında Halk Kurtuluş Ordusu’nuın Afganistan sınırında bulunan Wakhan Koridoru’nda gereken önlemleri aldığı hatırlatılıyor.

Cambridge Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Martin Jacques, Global Times gazetesindeki makalesinde askeri müdahaleyi dışlayan Çin’in izleyeceği yol haritasına dair şunları kaydetti:

“ABD elbette Afganistan’ı işgal girişiminde başarısızlığa uğrayan tek ülke değildi. Birleşik Krallık ve Sovyetler Birliği dâhil olmak üzere yıllar içinde diğer yabancı güçler de işgali denedi. Bir süredir Batı’nın (işgali) Çin’e devredeceği yönünde spekülasyonlar var. Çin’in böylesine aptal olma ihtimali yüzde 0. Gerçekte Çin ve ABD arasındaki farklı hiçbir şey Afganistan yaklaşımlarından daha iyi betimleyemez. ABD aşırı güç kullanarak Afganistan’ı hizaya getirmenin yollarını aradı ve aşırı derecede yoksul bu ülkenin ekonomik büyümesi için ciddi bir girişimi yoktu. Çin yaklaşımı ise bundan tamamen farklı olacak. Herhangi bir askeri müdahale olmayacak. Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun (ÇHKO) bir rolü bulunmayacak. Çin, Afrika’da, Latin Amerika’da ve Güneydoğu Asya’da yaptığı gibi uzun erimde Afganistan’ın ekonomik kalkınmasını nasıl destekleyebileceğine büyük önem verecek. Çin’in kartviziti kalkınma ve bunun da kalbinde Kuşak ve Yol İnisiyatifi yatıyor.”

TAIWAN OTORİTELERİNE AFGANİSTAN DERSLERİ

Çin kamuoyunda ABD’nin Afganistan deneyimi üzerinden en sert mesajları ise Taiwan Adası’na gidiyor. Global Times gazetesi konuyla ilgili makalesinde Washington yönetimi ile ortaklık kurmak isteyen Taiwan’daki ayrılıkçılara “Afganistan, ABD’nin müttefiklerini yüzüstü bıraktığı ilk yer değildi, son yer olamayacak.” ifadeleri ile seslendi. Gazete, hafta başında yayımlandığı editöryal başyazıda da “ABD tarafından terk edilen Afganistan’da durum aniden radikal biçimde değişti. Üstelik Kabil’de işlerin kötüye gitmesine rağmen ABD onları terk etti. Taiwan’ın kaderinde de benzer bir şey mi olacak?” sorusu yöneltildi.

Öte yandan ABD’nin kendisi ile iş birliği yapan aktörleri yüzüstü bıraktığı yönündeki haberler Taiwan basınında da yer buldu. Taiwan Adası’nın “und” haber sitesinde yayımlanan bir makalede ABD’nin çekilme yönteminin dünyayı şoke ettiği ve Çin’e karşı meydan okumaların giderek inandırıcılığını kaybetmeye başladığı belirtildi.