Global Times

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri, Hazine, Ticaret, İç Güvenlik ve Çalışma Bakanlıkları ile Ticaret Temsilciliği Bürosu salı günü yayınladıkları ortak bildiride, “zorla çalıştırma” ve diğer insan hakları “ihlalleri”yle suçlanan Xinjiang’daki kuruluşlarla halen tedarik zinciri ve yatırım bağları olan ABD şirketleri ile bireylerine itibar, ekonomik ve yasal risklerden sakınmaları için yeni bir uyarı yayınladı.

Bu Trump yönetiminin 2020 Temmuz’unda yayınladığı iş riskleri uyarısının güncellemesiydi. Yeni uyarı daha fazla ABD bakanlığı tarafından yayınlandı ve 20 büyük sanayi sektörünün listesi dahil daha özel içeriğe sahip sert bir söylem kullandı. ABD hükümetinin bu hafta Hong Kong’da iş yapan şirketler için de risk uyarıları yayınlayacağı bildirildi.

Xinjiang’la ilgili uyarı ABD’nin Xinjiang’ı tedarik zincirinden tamamen atacağına işaret ediyor. Ancak, bunun iki sonucu olabilir. İlki, uyarının soğuk etkisi nedeniyle, ABD yurt dışındaki diğer çokuluslu şirketlerin de buna uymasını umuyor. İkincisi, Washington “Xinjiang’ın izolasyonunu” Çin’den tedarik zincirlerinden daha fazla kopup kopamayacağını görebilir. Sonuçlara göre, ABD daha fazla adım atıp atmayacağını değerlendirebilir.

Xinjiang’ın ekonomisi dış dünyaya çok bağımlı değil. ABD yaptırımlarının Xinjiang’a etkisi, geniş ölçüde Çin piyasasının canlılığı tarafından dengelenebilir. Ama ABD’nin adımı kötü niyetlidir ve Washington’ın Çin’in çekirdek sanayilerine saldırılarına ve Xinjiang’a yaptırımlar koymasına karşı hazırlıklı olmaya ek olarak, ABD’nin son hareketinin kelebek etkisine karşı yüksek alarm düzeyinde olmalıyız.

Çin ticaret savaşları sırasında takındığı aynı tutumu takınmalıdır, yani “ticaret savaşına girmeye niyetli değil, ama çatışmadan da korkmuyor ve gerekli olduğunda karşılık verecek.” Xinjiang’ın pamuğunu ele alalım. Xinjiang pamuğu uluslararası tedarik zincirlerine çok dâhil bir üründür ve Çin dünyanın en büyük pamuklu kumaş pazarıdır. Çin kendi haklarını korumak ve mücadele etmek cesaretine sahip olmak zorundadır. Bazı giyim markalarını özel şartlar temelinde Çin’de satılan ürünlerini üretirken Xinjiang pamuğu kullanmaya devam etme cesaretini göstermemiz gerekir. ABD’nin ağır taleplerine karşı sert olmaya devam etmemiz lazım. Çin pamuk pazarının büyük ölçekli olması ve potansiyeli nedeniyle bazı ABD şirketleri iki ülke arasında seçim yapmaya zorlandıkları zaman büyük kayıplara uğrayacaklardır. Bazı şirketler sonuna Çin pazarında kalmak için ABD piyasasından çekilmek zorunda kalacaktır. Bu Washington’ın kibrine büyük bir darbe olacak.

ÇİN TÜKETİCİ PİYASASI, ABD TÜKETİCİ PİYASASI İLE EŞİT DÜZEYDE

Çin, ABD şirketlerinin ekonominin diğer sektörlerinde Xinjiang ürünlerini dışlamasına izin vermemelidir. Böyle yapmakta ısrar eden ABD şirketleri güvenilmez kuruluşlar listesine alınmalıdır. ABD hükümetinin “zorla çalıştırma” ve diğer insan hakları “ihlalleri” ile suçladığı Xinjiang şirketleri ile ilgili yaptırımlara gelince, bu suçlamalar bir yandan piyasa rekabeti nedeniyle yapılırken, öte yandan yasal mücadele alanı da var. Çin Washington’ın kötü eylemlerine karşı kolayca boyun eğip, teslim olmamalıdır.

Çin tüketici piyasası zaten çoktan ABD tüketici piyasası ile eşit düzeyde, bu da kopmanın ABD şirketleri için acılı olacağı anlamına geliyor. ABD müttefiklerinin çoğu dâhil diğer ülkeler kendi şirketlerinin Çin’den kopmaktan zarar görmesinden yana değiller ve bizim bunu ABD ile rekabette bir güç olarak kullanmamız gerekir.

Washington, Çin ekonomisinin gelişmesini kontrol altına almak istediğini ortaya koydu. ABD ekonomisi genel olarak Çin ekonomisinden daha güçlü ve dünyayı tehdit etmek için mikro çip gibi yüksek teknoloji avantajlarına sahip. Çin’in karşı karşıya kaldığı durum ağır. Bizim avantajımız ise mevcut piyasamızın genel olarak ABD piyasası ile karşılaştırılabilir düzeyde olması. Çin 120’den fazla ülke ile bölgenin birinci ticaret ortağı ve büyüme potansiyelimiz hızlı bir seyir izliyor. Statükoyu koruyoruz ve dünya ile Çin arasındaki iş birliğinin yararlarını artırıyoruz. Ama ABD senaryoyu yeniden şekillendirmeye ve bütün ülkelerden şirketleri kayıplara ortak olmaya zorlamaya çalışıyor. Bütün gücünü kullanmak zorunda ve bu zor bir süreç olacak.

Bu kilit bir mücadele. Bir yandan, taktiklerin uygun kullanılmasına, diğer yandan piyasamızı daha hızlı genişletip genişletemeyeceğimize bağlı. Gelecek yıllarda piyasamızı genişletmek konusunda büyük ilerleme yapmaya ve bütün ülkelerin Çin ile çalışma istek ve güvenini güçlendirmeye çalışmalıyız. Bu ABD’nin kopuş stratejisine büyük bir darbe vuracaktır.

Eğer bu mücadeleyi kazanırsak, dünyanın Çin-ABD rekabetine karşı bakışını yeniden şekillendiririz. Dünyanın Çin’le ilgili olumlu bir bakışı olacaktır. ABD’nin Çin’i izole etme politikası dünyanın ABD’yi dışlamasına neden olacaktır.