China Daily / Yi Fan

Çin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) üst düzey diplomatları arasında Alaska’nın Anchorage kentinde yapılan görüşmeye haberlerde geniş yer verildi. Görüşmelerin başlangıcındaki atışma, görüşmenin beklenenden uzun sürmesi, karışık mesajlar… Hoş geldiniz ve nezaket anları, soğukluk ve iğneleyici sözler, sıcak anlar ve atışmalar vardı. Manşetleri bir tarafa bırakıp, Joe Biden yönetiminin görev gelmesinden sonra ve Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) 100. kuruluş yıl dönümü kutladığı yılda ilk kez yapılan dünyadaki en büyük gelişmekte olan ülke ile en büyük gelişmiş ülke arasındaki yüksek düzeyli yüz yüze görüşmeye sakince ve yakından bakalım.

SAYGI EKSİKLİĞİ TAM BİR CİDDİYETLE KARŞILANDI

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken açılış konuşmasında “kural temelli uluslararası düzenden” bahsetti ve Xinjiang, Hong Kong, Taiwan ile ilgili sorunları “sadece iç sorunlar değil”, fakat “küresel istikrarı devam ettiren kural temelli düzene” yönelik tehditler diye tanımlayarak, Çin’in eylemleri konusundaki “kaygılarını doğrudan ifade etme” niyetini ifade etti.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan da, Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) toplantısından, demokrasiye bağlılıktan, “serbest ve açık bir Asya-Pasifik” ve ABD’nin müttefikleri ve ortaklarının çıkarlarından bahsederek, “Amerika’nın onurlu hikâyesini” anlattı.

Pekâlâ, bunun ev sahibinden sıcak bir karşılama olduğunu söylemek zor. Açıkça, kendisini içeride güçlendirerek ve küresel olarak müttefikleri ve ortaları ile çalışarak, ABD Çin’e bir güçlü konumdan yaklaşmak istiyor. Soru şu: bu doğru yaklaşım mı?

Çin tarafından, ÇKP Merkez Komitesi Siyasi Bürosu Üyesi ve Dış İlişkiler Çalışma Komitesi Genel İşler Ofisi Başkanı Yang Jiechi, Çin sisteminin ülke için etkin biçimde çalıştığını, halkın ÇKP liderliğine güçlü desteğini ve Covid-19’la mücadelede ve ekonomik kalkınmadaki dikkate değer ilerlemeleri anlattı. Yang, Çin’in samimiyet ve iyi niyetini vurgularken, Çin’in uluslararası düzen ve değerlerle ilgili görüşlerini açıkça anlattı.

Çin, Birleşmiş Milletler (BM) merkezli bir uluslararası sistem ve uluslararası yasaların desteklediği bir uluslararası düzeni savunuyor. Çin barış, kalkınma, adillik, adalet, demokrasi ve özgürlüğün insanlık tarafından paylaşılan değerler olduğunu belirtiyor. Çin insanlık için ortak bir geleceği olan bir topluluk ve yeni tip bir uluslararası ilişkiler kurmak istiyor.

Güçlü el yaklaşımını reddeden Yang, Çin halkının gözünün korkutulamayacağını kaydederek, Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Başkan Joe Biden arasında, Çin Yeni Yılı öncesinde yaptıkları telefon görüşmesinde anlaşmazlık ve çatışma olmaması, karşılıklı saygı ve kazan-kazan iş birliği gereğinin vurgulandığını bildirdi.

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi ABD’nin alışkanlık haline getirdiği Çin’in içişlerine karışma pratiğine son vermesinin zamanı geldiğini belirtti. Diyalogdan bir gün önce yaptırımlar getirmek hiçbir şekilde diplomatik konukseverlik protokolü değildir. Devlet egemenliği ve ulusal onura gelince, Çin tek bir milim bile taviz vermeyecektir. Samimi ve ciddi, sağlam ve güçlü olan Çin, 21. yüzyıldaki yol kurallarının, uluslararası ilişkilerdeki temel kurallar olarak karşılıklı saygı, eşitlik ve adaletin açıkça anlaşılmasını sağladı.

GÜVEN UNSURLARI, NE KADAR ÇOK O KADAR İYİ

Blinken, Biden’ın “Amerika’ya karşı bahse girmek iyi bir bahis değildir” sözünü hatırlattı. Bu bir uyarı mı yoksa bir yakınma mı? 4 kayıp yıldan sonra, güven azalıyor. Çin yüksek sesle ve açıkça ABD’ye meydan okuma ya da onun yerini alma niyeti olmadığını, bütün stratejilerinin halkın arzularını karşılamak için hazırlandığını ve bağımsız bir barış politikası izlediğini söylüyor. ABD tarafı Çin halkının yüksek kaliteli bir yaşam hakkını kabul ederken, Çin’in sözlerine değil hareketlerine baktığında ısrar ediyor.

Evet, farklılıklar çok ve şüpheler derin. Tarih, kültür, siyasi sistem, benzerlikleri bulmak zor görünüyor. İki tarafta da endişe listesi uzun. İş ortamı, evrensel değerler, yükümlülüklere uymak, ABD tarafının belirteceği şeylerden çok azı. Güç politikası, gözdağı verme hareketleri, içişlerine karışma, ileri teknoloji şirketlerine baskı yapma, öğrenci ve gazeteciler üzerindeki kısıtlamalar, Çin’in listesi daha da uzayabilir.

İki tarafın da diğer tarafı içerde ve küresel olarak öncelikler, politikalar ve ilkeler konusunda daha iyi ve derinden anlaması gerekiyor. Her iki taraf da kendi yollarının doğruluğuna kesin biçimde inanırsa, burada işe diplomasi karışır. Oturup birbirini dinlemenin yardımı olabilir. İleri gitme yolu suçlama veya küçümseyici ders vermelerle tanımlanmamalı. Azar azar olsa da tam da güven sağlama zamanı.

EŞİTLER OLARAK VE KARŞILIKLI YARAR İÇİN İŞ BİRLİĞİ

Çin-ABD ilişkileri karmaşık ve önemli iken, iş birliği bilmecenin hayati bir parçası olmaya devam ediyor. Blinken “ABD’nin Çin ile ilişkisi gerektiği zaman rekabetçi, olabildiği zaman iş birlikçi ve olmak zorunda olduğu zaman düşmanca olacaktır” diyerek kendi tutumunu tekrarladı.

Çin diğer türlüsünü tavsiye ediyor. Ortak çıkarlar farklılıklardan çok fazla ve iş birliği her iki ülkeye yararlı olur. İliklerin mevcut halinin rotasını düzeltmek için, iki ülkenin çıkarlarının benzeştiği alanlarda iş yapmaya geri dönmesi gerekiyor.

Covid ile mücadele, ekonomik toparlanma, iklim değişikliği, bölgesel çatışma noktaları, Çin-ABD iş birliğinin büyük farklılıklar yaratacağı birçok alan var. Blinken ilk dış politika konuşmasında şunları belirtti: “Hiçbir küresel tehdide tek bir ülkenin tek başına hareket etmesiyle karşı konulamaz-ABD kadar güçlü olsa bile.”

Yeni koronavirüsten zor yoldan öğrendiğimiz büyük derslerden biri, insanlığın ortak çıkarlara ve ortak bir geleceğe sahip bir topluluk olduğudur. Bu konuda hep birlikteyiz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) iki daimi üyesinin hızlanıp ortak ve koordineli hareket etmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı Xi’nin söylediği gibi, Çin ile ABD’nin dünya barışı ve istikrarına tarihsel katkılarda bulunması gerekiyor. Dünya bundan azını beklemiyor.

Çin ve ABD için Anchorage görüşmesi bir ortada buluşma noktası olabilir. Erken baharda, halen kar yağıyor. Toplantı hem samimi hem de yapıcıydı. Birçok şey görüşüldü. Umulur ki, her iki taraf diğerini daha çok anlamıştır. Gelin gerçekçi olalım. Yapılması gereken daha çok şey var. Hataların düzeltilmesi gerekiyor. Yanlışlar doğrultulmalı. Çok düşünelim, doğru kararı verelim. Riskler yüksek ve olasılıklar sonsuz.