CRI Türk Dış Haberler Servisi

Çin ve ABD arasındaki rekabet olimpiyat oyunlarına benzetilseydi ekonomi, teknoloji ve diplomasi gibi dallarda altın madalyaları kim toplardı? Sonuç Washington’da hayal kırıklığı yaratabilir.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin arasındaki rekabetin ulaştığı nokta Washington’da tartışılmaya devam ediyor. National Interest isimli dergide yayımlanan son analizde Biden yönetimine sunulan “Büyük Rekabet: 21. Yüzyılda Çin-ABD rekabeti” isimli rapor masaya yatırıldı. Harvard Üniversitesi Çin Çalışmaları Merkezi tarafından hazırlanan raporun ekonomi, teknoloji, askeri ve diplomatik alanları kapsadığı biliniyor.

Yılsonunda kitaplaştırılması beklenen raporu konu alan makalede Çin-ABD rekabetine dair şu çarpıcı sorulara yer verildi:

“Bugün dünyanın en büyük üretim üssü neresi? Kim dünyadaki ülkelerin 1 numaralı ticaret ortağı? 2008’deki Büyük Ekonomik Durgunluk sonrasında geçen on buçuk yılda kim ekonomik büyümenin ana motoru oldu? Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) kıstasları göz önünde bulundurulursa dünyanın en büyük ekonomisini nasıl belirlemeli?

Eski Savunma Bakanı Jim Mattis’in “Bugün her alanda yarış var: Hava, kara, deniz ve uzay” sözleri ile belirttiği üzere kim askeri alanda Amerika’nın rekabet üstünlüğünü aşındırdı? Amerika’nın küresel üstünlüğü devam ederken, Savunma Bakanlığı Başkan Yardımcısı Bob Work’a göre Taiwan üzerindeki 18 savaş senaryosunun tamamını kim kazandı?

Kim otomobil piyasasında dünyanın en büyük üreticisi ve müşterisi? Elon Musk, Tesla ve diğer elektrikli araçları için en büyük pazar olarak nereyi görüyor? Teknoloji, önümüzdeki dönemde ekonomiler ve güvenlik üzerindeki en büyük belirleyen olacak. Google’ın CEO’su Eric Schmidt’in vardığı sonuca göre süper bilgisayar, yüz ve ses tanıma gibi alanların açık ara lideri kim?”

ÇİN, ABD’Yİ İKİYE KATLAYACAK

Harvard Kennedy Üniversitesinden Profesör Douglas Dillon imzasını taşıyan makalede soruların yanıtları ve yaşanması muhtemel senaryolar ise 5 maddede okuyuculara aktarıldı. Makalede ilk tespit olarak Çin’in yükselmekle kalmadığı, aynı zamanda Soğuk Savaş sonrasında oluşan ve ABD egemenliğine dayanan düzeni alt üst edebileceği belirtildi. “Washington’daki yetkililer, dikiz aynalarına bakınca Çin’i görmekte zorlanıyor.” eleştirisine yer veren makalede, Beijing yönetiminin “tam kapsamlı” rakip olarak tanınması önerildi.

İkinci ve üçüncü maddelerin ekonomiye ayrıldığı makalede Çin’in ekonomik büyüklük olarak ABD’yi geride bıraktığı anımsatılarak “Eğer iki ülke mevcut şekilde ilerlemeye devam ederse 2030 yılına gelindiğinde Çin’in ekonomisi ABD’nin 2 katı olacak.” denildi.

ABD REKABETİ GURUR MESELESİ YAPIYOR

Çin’in ABD’yi geride bırakmasının yaratacağı etkinin anlatıldığı dördüncü maddede ise “Olimpiyat tipi yarışlarda en fazla madalyayı kazanmak ulusal gurur meselesidir. Jeopolitik rekabetti, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’da (GSYİH), potansiyel çatışmalardaki askeri yetenekte, yapay zekâ gibi ön cephe teknolojilerde eğer Çin bizim sahip olmamız gereken altın madalyaları alırsa bunun ABD’nin ekonomisine, güvenliğine ve önderliğindeki uluslararası düzene olumsuz etkisi olur.” ifadeleri kullanıldı.

Öte yandan makalenin beşinci ve son tespitinde ABD için oyunun “henüz bitmediği” ve Washington yönetiminin tarihsel olarak kendilerine dönük meydan okumalar konusunda “geç uyandığı” ileri sürüldü.