Global Times

Yediler Grubu (G7) zirvesi, pazar günü sona erdi. Toplantıdan sonra G7 ülkeleri açıkça Çin’i eleştiren ve Xinjiang, Hong Kong ve Taiwan konularına değinen bir ortak açıklama yaptı. Açıklamada ayrıca “zorla çalıştırmaya” ve Doğu ile Güney Çin Denizlerinde “statükoyu değiştirmeye yönelik tek taraflı girişimlere” karşı olunduğu da belirtildi.

Tutumlar farklı onlar da ifade edildi. Bazıları doğrudan Çin’in adını verdi. Diğerleri Çin’in adını doğrudan anmadan imalarda bulundu, ama Çin’i belli biçimde hedef aldı. Bu büyük Batılı ülkelerin Çin’i en sistematik kınamaları ve iç işlerine karışmalarıydı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), “Çin’de zamanında, şeffaf, uzmanların yönettiği ve bilim temelli Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) topladığı Faz 2 Covid-19 Köken Araştırması yapılmasını” istemek gibi, açıkça müttefiklerinin tümümün tutumlarına egemen oldu. ABD’nin son zamanlarda Çin’e saldırdığı neredeyse her konuya açıklamada değinildi. Öte yandan, açıklamanın dili bir şekilde ABD’nin Çin’e çamur attığı zamanlardakinden daha yumuşaktı.

Örneğin, ABD’nin Çin’e karşı en sert söylemlerinin çoğu, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde “soykırım” suçlamaları gibi Xinjiang ve Hong Kong konularında kullanıldı. Ama açıklamada, “Çin’i özellikle Xinjiang’la ilgili olarak ve Çin-Britanya Ortak Deklarasyonu ve Temel Yasa’da Hong Kong için tanınan haklar, yüksek özerliklerle ilgili olarak insan hakları ve temel özgürlüklere uymaya çağırmak dâhil, değerlerimizi desteklemeye devam edeceğiz.” denildi.

ABD’NİN STRATEJİK PLANI

Bütün bunlar ABD’nin büyük Batılı ülkeleri Çin’e karşı ortak bir ton belirlemeye sürükleme gücüne sahip olduğu ama en aşırı görüşleri G7’nin ya da genel olarak Batı’nın görüşleri olarak empoze edemediğini gösteriyor. CNN, G7’nin bir oturumu sırasında özellikle Almanya ve İtalya’nın yanı sıra AB liderlerinin Çin’le çatışmacı bir ilişkiye girilmesine karşı olduğunu ve yedi liderin Çin’e en iyi nasıl davranmak gerektiği konusunda ciddi farklılıklar gösterdiğini bildirdi. Son açıklama, açıkça herkesin uzlaşması ile ABD’nin egemenliğinin bir ürünü.

Bu ABD için müttefiklerini Çin’e karşı seferber etmek için verimli bir başlangıç olarak görülmelidir ve ABD’nin Batı platformları üzerinden Çin diplomasisine gelecekte büyük baskılar yapacağının habercisi. ABD’nin koordineli bir Batı hareketi gibi Çin’e baskı yapmak için daha fazla çaba göstereceği ve diğer Batılı ülkelerin doğrudan ya da ihtiyatla ona vereceği desteğin artma ihtimali olduğu tahmin ediliyor.

Ama Çin’in böyle bir senaryo ile caydırılmaya hiç ihtiyacı yok. Aslında, Batı genellikle geçmişte Çin ile insan hakları gibi ideolojik konularda anlaşmazlıklara düştüğüne “birlik” olmuştu. ABD onların koordinasyonunu güçlendirdi ama tümüyle kamuoyu ve diplomasiye odaklandı ve bunu Çin’e karşı birleşik bir düşmanca hareket dönüştürmek zor. G7 liderlerinin açıklaması bu cephede bir gelişme olduğu konusunda hiçbir ipucu vermiyor.

Bu durum, ABD ve müttefiklerinin Çin konusundaki çıkarlarının çok farklı olduğunu gösteriyor. ABD hegemonyasını sürdürmek için bir stratejik plana sahip ve Batı’nın Çin’i birlikte yenmesini isterken, Avrupa ülkelerinin Çin ile ideolojik farklılıkları var ama Çin ile ekonomik ilişkileri sadece rekabetçi değil aynı zamanda iş birliği için stratejik ihtiyaçlara da sahip. ABD ve Avrupa arasında Çin konusundaki stratejik farklılıklar aşılamaz farklılıklar.

ABD “SOĞUK SAVAŞ” ANLAYIŞI İLE HAREKET EDİYOR

Çin’in ABD konusunda herhangi bir hayale kapılmaması gerekir, ama diğer ülkeleri ABD’den ayrı düşünmek zorunda. ABD görünüşte ne türden bir “Çin karşıtı birleşik cephe” sunarsa sunsun, böyle bir “birleşik cephenin” göründüğünden daha zayıf olduğu konusunda kafamızın açık olmasa gerekir. ABD’nin ciddi olduğu ama Avrupa ülkelerinin ona kayıtsız oldukları şeklindeki model çok açık. Çin, ABD ve Avrupa arasındaki bu “birleşik cepheyi” temel olarak bozma ve sonunda cepheyi dağıtmak için mücadeleyi kazanma yeteneğine sahip.

Batı’dan dışarı çıktığında ABD için bir “birleşik cephe” kurmak daha zor. Bu daha çok ABD için uluslararası ahlak dersi vermek için bir siyasi oyun. Örneğin, ABD G7 ülkelerini “Kuşak ve Yol İnisiyatifi”ne karşı çıkmak için bir altyapı inşaatı planı başlatmaya zorladı, ama bu planın uygulanıp uygulanamayacağı ya da pratik sonuçlar elde edip edemeyeceği şüpheli. ABD, Çin ile Soğuk Savaş anlayışı ile rekabet ediyor. Ama aslında, Çin’in avantajları ile mücadele etmek için kendi zayıf noktalarını seçerek bozguna uğruyor.

Çin kendi işlerini iyi düzenlediği ve diğer ülkelerle normal ilişkiler geliştirdiği sürece ABD komplosunu yenebilir. Washington’ın müttefiklerini sürüklemek ve zorlama dâhil, işleri ve eğer Çin’e sorun yaratmaya çalışmıyorsa ilgilenmeyecek olanları kendi doğalarına karşı çevirmek için sıkı çalışması gerekecek. Eğer Çin kendi başına istikrarlı olursa, ABD kendi sendeleyeceği için, onu itmeye ya da çelme takmaya gerek yok.