CRI Türk Dış Haberler Servisi

Çin ve ABD arasındaki Zürih zirvesi iki ülke arasındaki yumuşama sinyallerinin son halkası olarak yorumlanıyor. Çatışma yerine iş birliğini merkeze koyan yaklaşım yeni Soğuk Savaş riskini yok edecek başlangıcın temelini oluşturabilir.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın 10 Eylül’de yaptıkları telefon görüşmesinin ardından Beijing ve Washington hattındaki temaslar hızlandı. Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komite Üyesi Yang Jiechi ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile İsviçe’nin Zürih kentinde bir araya geldi. Xinhua haber ajansının bildirdiğine göre görüşmede taraflar stratejik iletişimi güçlendirme, farklılıkları yönetme, çatışmadan kaçınma ve kazan-kazan temelinde ilişki tesis etme yönündeki arzularını dile getirdiler.

Zirvede yetkililerin Çin ve ABD liderlerinin video-konferans yoluyla görüşme ihtimali de masaya yatırıldı. The Wall Street Journal gazetesi görüşmenin yılsonunda yapılabileceğini, The New York Times ise zirve tarihinin belirsiz olduğunu okuyucularına aktardı.

RASYONEL SİYASET İŞ BİRLİĞİNDEN GEÇİYOR

Altı saat süren görüşmede ÇKP Merkez Komite Üyesi Yang Jiechi, Washington yönetiminin “rekabet” odaklı siyasetini onaylamadıklarının altını çizdi. Yang “Çin ve ABD iş birliği yaptığında bundan iki ülke ve tüm dünya fayda sağlar. Çin ve ABD çatıştıklarında ise hem iki ülke hem de dünya acı çeker.” diye konuştu. ABD Başkanı Joe Biden’ın yeni bir Soğuk Savaş istemedikleri yönündeki açıklamasını takdir ettiklerini aktaran Yang Jiechi, Washington yönetiminin rasyonel ve uygulanabilir tekliflere açık olduğunu yineledi. Aynı zamanda ÇKP Merkez Komitesi Dış İlişkiler Ofis Direktörü olan Yang Jiechi, Taiwan, Hong Kong ve Xinjiang gibi konuların Çin’in egemenlik alanına girdiğini vurguladı.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ise Washington yönetiminin Tek Çin ilkesine bağlı olduğunu dile getirdi. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada Washington yönetiminin “sorumlu rekabet” yaklaşımı benimseyerek ilişkileri yönetmek istediği ve küresel endişe yaratan konular üzerinde iş birliğine gidebileceği savunuldu.

KARŞILIKLI MESAJLAR VE DETENTE KONSEPTİ

Çin ve ABD arasındaki Zürih zirvesinde tarafların verdiği olumlu mesajlar yumuşama sinyallerinin son halkası olarak kabul ediliyor. Çin’in Global Times gazetesi “Çin-ABD’nin Zürih buluşması neden olumlu sonuç verebilir?” başlığını taşıyan yazıda Washington yönetiminin son dönemde çatışmadan ziyade rekabet ve iş birliği kavramlarını öne çıkardığını işledi. ABD Ticaret Temsilcisi Katherine Tai’nin Çin ile yolları ayırmak değil köprü kurmak istediği şeklindeki açıklamalarını ve Huawei’in yöneticisi Meng Wanzhou’nun serbest bırakılmasını anımsatan yazıda “Açık ki, ABD tarafı yaklaşımını yeniden ele aldı.” denildi. Global Times, editöryal başyazı olarak yayımladığı metinde olumlu gelişmelere karşın Beyaz Saray’ın “hegemonik zihniyetten” başarısız olmadıkça vazgeçmeyeceği uyarısı yapıldı.

ABD’nin önde gelen gazetelerinden Washington Post da “Çin ve ABD arasında yumuşama mı? Karışık” başlıklı haberinde iki ülke arasındaki önceki görüşmelere nazaran son zirvede tansiyonun düşük geçtiğini duyurdu. Gazeteye konuşan uzmanlar “Eğer işler daha kötüye gitmiyorsa bu iyi bir gelişmedir.” yorumunda bulunurken, Çin’in San Francisco ve New York Konsolosluğu’nda bir dönem müşavir olarak çalışan He Weiwen ise değerler üzerinden ayrışmanın ilişkileri karmaşıklaştırdığını söyledi. Bejing Renmin Üniversitesi Finansal Çalışmalar Bölümü’nünde görev yapan He “2017’den beri gelişmeler gösteriyor ki Washington, Çin’in değerlerini, sosyalist sistemini ve Çin Komünist Partisi’ni tolere etmek istemiyor.” dedi.