“40 yıldır Çin hiç kimseyi bombalamadı, fakat Amerika Birleşik Devletleri (ABD) her gün başka bir ülkeyi bombalıyor”.

Bu, Avrupa Parlamentosu üyesi Mick Wallace’in 18 Haziran’da Twitter’da yaptığı 2 paylaşımdan alındı.

Geçen ay ABD’yi Avrupa ile Rusya ve Avrupa ile Çin arasını açmaya çalışmakla suçlayan Wallace, bu sefer “Avrupa Birliği’nin (AB) hâlâ Amerikan emperyalistleri desteklemesinden” duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Wallace, Çin’in AB’nin en büyük ticaret ortağı olurken, bazı AB ülkelerinin Çin karşıtı iddialarından ne kadarının sadece bir çeşit “performans” olduğunu merak ettiğini söyledi.

İrlandalı Avrupa Parlamentosu üyesi Wallace, 18 Haziran’da yaptığı 2 paylaşımda “ABD’nin Çin’in güçlenmesini önleme girişimleri şiddetleniyor, çılgınlığın sınırında. Ne yazık ki, AB hâlâ Amerikan emperyalistleri destekliyor. Çin’in askeri harcamaları ‘savunmaya’ odaklı, miktarı da sadece ABD’ninkinin üçte birine denk geliyor. Çin 40 yıldır hiç kimseyi bombalamadı, ABD ise her gün bir başka ülkeyi bombalıyor…”

Wallace, ABD’nin Çin’e yönelik mantıksız “saldırılarının” 2. Dünya Savaşı’ndan dünya finans alanındaki hegemonyasını kaybetmekten duyduğu korkuyu yansıttığını ve bu hegemonyanın dünyadaki milyonlarca insana sonsuz zarar ve acı getirdiğini savunuyor.

Wallace, 16 Haziran’da Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Komitesi’nin oturumunda yaptığı konuşmasını da aktardı. Ana teması Çin’in askeri inşasıydı.

Wallace, öncelikle militarizme karşı çıktığını belirtti, ardından Çin ve ABD’nin askeri harcamalarını kıyasladı:

“2020 yılında ABD’nin askeri harcamaları dünyanın toplamının yüzde 39’unu oluşturdu, ancak Çin’in askeri harcamaları ABD’ninkinin üçte birine bile ulaşmadı. Çin’in askeri harcamalarındaki artış bir gerçektir, ancak bunun kışkırtıcı girişimlere özellikle ABD’den gelen kışkırtma girişimlerine yönelik bir yanıt olduğunu söylemek yanlış değildir.

Bir söylenti var: geçen 20 yılda Çin’in savunma bütçesi 8 misli arttı. Ancak Çin nüfusunun ABD nüfusunun 4 katı olduğunu göz önünde bulundursak bunun farkında olursunuz: Çin’in askeri harcamaları halen ABD’nin üçte birine denk geliyor. Ayrıca Çinlilerin harcamalarının nereye gittiğini incelersek, bunu kabul edersiniz: Çinlilerin politikası saldırı değil savunmadır.”

Bunun bir örneği olarak Wallace, ABD’nin Güney Çin Denizi’ndeki girişimlerini hatırlattı. ABD Çin etrafında sayısız askeri üs kurarken, Meksika Körfezi’nde hiç Çin askeri gemisi bulunmadığına dikkat çekti.

Biden yönetiminin Çin politikasına değinen Wallace, diğer Avrupa Parlamentosu üyelerini uyardı: “Çin, son 40 yılda hiç kimseyi bombalamadı.”

Wallace, 3 soru sordu:

1, ABD ne zaman kendi finansal hegemonyasını Çin’in tehdit ettiği sonucuna vardı?

2, ABD ve NATO’nun Çin’i caydırma girişimleri ne zamana kadar devam edecek?

3, AB’deki Çin karşıtı iddialardan ne kadarı gerçek? Ne kadarı bir performanstır?

Wallace daha önce Çin’in yoksullukla ve Covid-19’la mücadelesindeki başarıları övdü.

ABD’nin finansal hegemonyasının zararlarının farkında olan sadece Wallace değil.

4 Haziran’da Rusya’da gerçekleştirilen St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu’nda (SPIEF) Rusya Devlet Başkanı Putin, ABD yönetimini kendi para birimini ekonomik ve siyasi alet olarak kullanmakla suçladı. Putin, bunun ABD Doları’nın uluslararası rezerv para birimi olma konumunu zedelediğini ve petrol ve doğal gaz ticaretinde diğer para birimi kullanmayı düşündüklerini kaydetti.