China Daily

Çin’in iç piyasaya yaptığı vurgunun, ülkenin içe döndüğü ve dış dünyayla ekonomik ve iş etkileşimini azaltmaya çalıştığına inananlar arasında kaygıya yol açtığı reddedilemez. Bu görüşe sahip olanlar, Çin ekonomisinin dünya ekonomisiyle, ne kadar derin ve geri çevrilemez bir bütünleşme içinde olduğunu anlayamamakta, bu da ülkenin sadece iç piyasaya güvenmesini imkânsız hale getirmekte. Eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin, şirketlerin ayrılması için ayrıştırma çabalarının boşa çıkmasında görüldüğü gibi, iç piyasa ve dış piyasalar ayrılamaz bir bütündür.

14. Beş Yıllık Plan’ın (2021-2025) Ekonomik ve Sosyal Kalkınma ile 2035 Yılına Kadar Uzun-Vadeli Hedefler programında, ülkenin iç piyasaya öncelik vereceği açıkça belirtilse bile, bu sırtını dış piyasalara döneceği ya da kapılarını kapatacağı anlamına gelmiyor. Çin, iç piyasa ve dış piyasalar arasında var olan karşılıklı destekleme dinamiklerinin çok iyi farkındadır.

SAĞLAM BİR İÇ PİYASA İNŞA ETMEK ULUSLARARASI PİYASALARA AÇILMAYI ENGELLEMEZ

“Çifte dolaşım” kalkınma modelinin geçen yıl mayıs ayında açıklanmasından bu yana -sınır ötesi e-ticaret için düzinelerce bütünleşmiş pilot bölge kurulmasından, yabancı yatırımcıları ilgilendiren sürekli kısalan negatif listenin yanı sıra fikri mülkiyet haklarının korunması, piyasaya erişimi genişletmek ve adil rekabeti desteklemeye kadar- yapılan işlerin, Çin’in ekonomisini açmaya devam edeceği yönündeki kararlılığıyla ilgili var olan tüm şüpheleri gidermeye hizmet etmesi gerekiyordu.

Ama herhangi bir şüphe kalmışsa Başbakan Li Keqiang, perşembe günü yaptığı konuşmasında, nihayetinde bu şüpheleri de gidermeliydi. Başbakan Li, Çin Ulusal Halk Meclisi’nin (ÇUHM) yıllık toplantısının sona ermesinden sonra düzenlediği basın toplantısında, sağlam bir iç piyasa inşa etmenin, ülkenin, uluslararası piyasalara açılmasını engelleyeceği anlamına gelmediğini vurguladı. Li, Çin piyasasının, yeteri kadar büyük ve ortak gelişmeyi desteklemek için yeterli fırsatlara sahip olduğunu da söyledi.

İç piyasayı Çin’in kalkınmasının ana dayanak noktası yapmak, güçlendirilmiş yasal yaptırım ve fikri mülkiyet haklarının daha iyi korunmasına önem verecek yüksek standartlara sahip bir piyasa sistemi oluşturmak için reformların ilerletilmesine yol açacak. Giderek daha açık, adil ve yenilikçi bir Çin piyasası, hem Çinli hem de yabancı bütün yatırımcıların ve işletmelerin çıkarlarına hizmet edecek.

Bu, toparlanma ve büyüme için mücadele eden küresel ekonomi için bir ekonomik rahatlama sağlayacak. Çin’in, hızlı büyüyen ve filizlenen orta gelir grubunun da içinde bulunduğu 1,4 milyar nüfuslu devasa iç piyasası, yüksek kaliteli ürünlere, hizmetlere ve ilerlemiş teknolojiye artan talep anlamına geliyor ve dünya çapında mal ile hizmet sunanlar için büyük ticaret ve yatırım fırsatları sunuyor.