İYİ Parti’nin, Meclis’e sunduğu “Uygur Türkleri’ne yönelik baskıların araştırılması ve sonuçlarının uluslararası topluma deklare edilmesi” önergesi AKP oylarıyla reddedildi. MHP önergeye çekimser oy verirken İYİ Parti, CHP ve HDP’den evet oyu geldi. 

29 Ocak 2021 tarihli yazımızın başlığı bu yazınınkiyle neredeyse aynıydı. “CHP ve İYİ Parti’nin Uygur ittifakı” başlıklı yazıya şöyle başlamıştık:

“Haber kanallarında her akşam tartışılan boş konulardan biri de Millet İttifakı. Bu ittifakın içinde HDP var mı, sadece bir seçim ittifakından mı ibaret gibi sorular saatlerce konuşuluyor. CHP ile İYİ Parti arasındaki birlikteliğin en önemli noktasına pek değinilmiyor. İki parti de Biden politikalarının Türkiye uygulamalarını hayata geçiriyor; bu politikaların başında da Çin karşıtlığı geliyor. Türkiye’de Çin karşıtlığı yapmanın en kolay yolu yalanlarla da olsa Uygur konusuna girip dini ve milliyetçi duyguları okşamak; bu sayede iktidara yüklenme fırsatı da yakaladıklarını düşünüyorlar.”

Benzer konuşmalar geride kalan hafta da tekrarlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda konuşan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde “1950’li yıllarda yüzde 4 olan Çinli oranının günümüzde yüzde 50 seviyesine ulaştığını” söyledi. Türkkan, “Çin’in ‘aile planlaması’ adı altında Uygur Türkü kadınları zorla doğum kontrolüne ve kısırlaştırılmaya maruz bıraktığını” iddia etti ve “Uygur Türklerine karşı yürütülen eylemlerin amacı Müslüman Türk varlığını yok etmektir.” diye konuştu. Türkkan’ın bazı çevrelerce sürekli tekrarlanan, ancak halen de kanıtlanamayan iddiasına göre, “Uygur Türkü erkekler esir kamplarında işkence altındayken Çin devleti onların mahremlerine, hanımlarının, kızlarının bulunduğu evlere Çinli erkek memurları sözde ‘Kardeş Aile Projesi’ adı altında yerleştiriyor.” Türkkan, “Bu, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir alçaklıktır.” diyor. Yapılsa gerçekten alçaklık olurdu, fakat Batı basınının imalatı olarak kaldı.

CHP GERİ KALIR MI?

CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal da “Uygur Türklerinin yıllardır artan baskılara ve insan hakları ihlallerine maruz kaldığını, Çinli yetkililer tarafından yeniden eğitim kampı adı verilen kamplarda akıl almaz işkencelere tabi tutulduklarını” belirtti. Bu arada bu iddiaların Anadolu Ajansı’nın haberinde “söyledi”, “dile getirdi” gibi ifadelerle “kuşkuya yer yokmuş gibi” aktarıldığını da belirtelim.

Uygur Türklerinin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin tutuklandığını ileri süren Köksal, şunları söyledi:

“Bu insanlar aileleriyle görüştürülmemekte ve hatta her türlü özgürlükleri ellerinden alınmaktadır. Bu kamplarda, maalesef, dini inanışlarından, yaşam biçimlerinden ve kendi kültürlerinden vazgeçmeleri için ağır baskılar uygulandığını da hepimiz gayet iyi biliyoruz.”

İnsan sormadan edemiyor, “Nereden biliyorsun?” Sanırsınız yıllarını Xinjiang’da geçirmiş. Konuşmanın devamını dinleyince bu bilgileri Uygur aktivistlerden ve Çin karşıtı basın organlarından aldığı anlaşılıyor. Kürsüden Karar gazetesinin yalan haberini sallıyor. Bir de Çin’in “kamplardaki Uygur kadınların saçlarını ihraç ettiğine” ilişkin İngilizce yazılmış hayali haberi gösteriyor.

CHP, İYİ Parti ve HDP’yi “Çin düşmanlığında” birleştiren Erdoğan karşıtlığından çok, “işareti aldıkları” merkez.

Kamil Erdoğdu