Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Hepimiz bu milletin umuduyuz. Büyük sorun var, büyük ekonomik buhran var, insanlar perişan, huzur sadece bir yerde ve bir avuç insan için var. Bu millet bu yönetimi hak etmiyor. ’19 yıldır iktidarı yönetenler bu memleketin hayrına ne yaptılar da CHP engel oldu?’ diye sormuştum. AK Parti’nin genel başkanına, grup başkanvekillerine sordum. Günün 24 saati Erdoğan oturuyor, kalkıyor, tek şey var CHP. Benim de bu soruyu sorma hakkım var. Sen bu memleketin hayrına ne iş yaptın da biz karşı çıktık?

19 yılda bu memleketin hangi sorununu çözdünüz? Yeri gelince dünyaya meydan okuyoruz, “sen dünyaya meydan okuyacağına konteynırlardan yiyecek toplayan insanların derdini çöz” dediklerinde ne diyeceksin sen? 10 milyonu aşkın işsiz var bu ülkede. Biz doğruları söylediğimiz için rahatsız oluyorlar.

KILIÇDAROĞLU’NDAN ERDOĞAN’A ÇAĞRI

İşi öyle bir boyuta getirdiler ki muhalefeti de onlar kuracaklar. Kılıçdaroğlu’ndan kurtaracağız diyor. Kurtarmanın yolu çok basit, gelirsin televizyona otururuz, milletin hakemliğine başvururuz, millet de dinler kim doğruyu söylüyor kim yanlışı. Ben haksızsam zaten gideceğim. Devletin bütün evrakları senin elinde, gelsene. Çıkarsın karşıma alırsın belgelerini. Niye karşıma çıkmıyorsun? Niye cesaretin yok? Korkan insan devleti yönetemez.

Ben haksızsam zaten gideceğim. Devletin bütün evrakları senin elinde, gelsene. Çıkarsın karşıma alırsın belgelerini. Niye karşıma çıkmıyorsun, niye cesaretin yok? Çünkü korkuyorsun.

GİDİP GEZEMEZ ORALARDA

25 milletvekilimizi Uşak’a gönderdik. Afyon’a da 26 milletvekilimizi gönderdik. Bütün ilçeleri gezdiler, esnafı dinlediler. Uşak’ta en işlek cadde İsmet Paşa Caddesi. Esnaf dert yanıyor. Ne AK Parti milletvekilleri, ne Erdoğan gidip gezemez orada.

BİR TELEFONU ÇİFTÇİYE ÇOK GÖRÜYORSUN

450 lirayı çiftçi için büyük para görüyor. Bir telefonu çiftçi için şikayet etmemesi gereken araç olarak görüyor. Adam perişan olmuş, 450 lira dediğin nedir? Sen ne kadar alıyorsun, Saray’daki ne kadar alıyorlar. Sen çiftçiye bir telefonu çok görüyorsun.

Bir ayda bir avuç tefeciye ödediği faiz 21 milyar lira. Çiftçiye bu parayı ödemiyorsun. Binlerce esnafımız var. 25 bin 522 müzisyen var; 806 bin 871 basit usulde vergi ödeyen esnafımız var.

BAŞKALARI YAPTI, SEN KEFİL OLDUN

Otoyol, havaalanı yaptık diyorlar. Hayır, onları başkaları yaptı, sen de kefil oldun. Vergi verenlerin torunlarını borçlandırdın. Sen ne yaptın arkadaş? Bana de ki Kars’ta, Bitlis’te, Kırşehir’de, Çankırı’da şu fabrikayı kurdum. Tek bir fabrika bile kurmadı.

YOLSUZLUĞU YAZAN GAZETELERE CEZA GELİYOR

Allah’ın izni ve sizlerin takdiriyle iktidar olduğumuzda 83 milyon vatandaş için dört ayaklı strateji izleyeceğiz. İlk olarak herkesin can ve mal güvenliğini sağlayacağız. ikinci olarak kuvvetler ayrılığına dayanan güçlü bir demokrasiyi inşa edeceğiz.

Medya özgürlüğünü sağlayacağız. Bu, gücü denetlemek demektir kimin adına halk adına! Şimdi yolsuzluğu yazan gazetelere yasak geliyor, ceza geliyor. Kul hakkı yemenin meşrulaştırılması geliyor…

Adliyeye, camiye, kışlaya siyaseti sokmayacağız. Ben Yenikapı mitinginde bunu söyledim. Yerime gidip oturacakken beni kutladı. Şimdi tam tersi yapılıyor.

KUL, KÖLE OLANDAN BAKAN OLMAZ

Siyaset bir zenginleşme aracı değil. İktidar olunca ilk yapacağımız iş siyasi ahlak kanununu çıkaracağız. ‘Nasıl köşeyi döneriz’ diye bir siyaset anlayışı olur mu? Söz veriyorum bunu değiştireceğiz. Soru önergelerine cevap veriyor mu? Hayır. Bu diktatörlük değil mi?

TBMM, AK PARTİ VE MHP’NİN VESAYETİ ALTINDA

Hiç Çankırı milletvekilinin kürsüye çıkıp da Çankırı’nın sorunlarını dile getirdiğini duyan var mı? Milli irade vesayet altındadır. Vesayeti getiren yasal düzenleme 12 Eylül darbecilerinin zamanında geldi. Biz bunu kaldıracağız.

TBMM, Gazi Meclis böyle olmayacak. Kuruluşundaki irade aynı şekilde olacak. Bu meclis vesayet altında bir meclistir. Şu anda TBMM, AK Parti ve MHP’nin vesayeti altındadır.

Demokrasiden nasibimizi alacağız. Demokrasiyi getirmemiz lazım. Demokrasiyi getirmek yeterli mi? Yetmez. Üreten Türkiye’yi yaratmalıyız. Her alanda üretmeliyiz. Tarlada, fabrikada, akademide…

SENİN KENAN EVREN’DEN NE FARKIN VAR?

Demokrasiyi getirdik yeter mi? Hayır. Önce can ve mal güvenliği ama bu yetmez. Türkiye’nin üretmesi lazım. ‘Üreten Türkiye’ kavramı CHP’ye ait bir kavram. Üretim alın teri, iş, aş demektir.

Köyde muhtarı seçiyoruz da üniversitede rektörü niye seçemiyoruz? Bunu 12 Eylül darbecileri getirdiler. Sen seçim istemiyorsan, senin Kenan Evren’den, diktatörden ne farkın var. Rektörü tayin ettiler, gençler istemiyor.

YILAN BUNLARDAN DAHA AKILLI

Öğrencilere ‘terörist bunlar’, ‘bunlar yılan’ dediler. Yılan bunlardan daha akıllı. Neye göre terörist diyorsunuz? Saygın hocalardan Ayşe Buğra’ya ağza yakışmayan sözler söylediler. ‘Osman Kavala’nın eşiymiş’ dediler.

Ayşe Buğra sadece bizim ülkemizde bilinen değil, dünyaca bilinen saygın akademisyendir. Bir ülkenin zenginlik kaynağı,eğitimli insandır. Biz o zenginliği korumak zorundayız.

Şeyma’nın ayakkabısına ‘bu ne biçim ayakkabı’ demişler.. O kızın ayakkabı numarası sizin IQ’nüzden yüksek..”

Kaynak: www.gercekgundem.com