CRI Haber Merkezi

Gözyaşı, üzüntü ve öfke… Afrika kökenli George Floyd’u, diziyle boynuna bastırıp nefes almasını engelleyerek öldüren beyaz polis Derek Chauvin’e verilen cezanın açıklanmasıyla Floyd’un ailesi ve hatta ırk ayrımcılığına maruz kalan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) vatandaşlarının kalpleri bir kez daha incitildi.

Yasaları şiddet kullanarak uygulayan ve sivil ölümlerine neden olan polislerin cezalandırıldığı vakaların nadirliği göz önüne alındığında, bazı ABD basın kuruluşları, Derek Chauvin’in 22 yıl 6 ay ceza almasının bir dönüm noktası olduğunu ileri sürdü. Ancak birçok ABD vatandaşı buna katılmıyor.

Çoğu vatandaş, mahkemenin söz konusu kararından memnun değil. Chauvin, şu ana kadar Floyd ailesinden özür dahi dilemezken, yargı kararının ABD’deki sistematik ırk ayrımcılığını değiştirmeyeceği belirtiliyor. Floyd ailesinin avukatı, yaptığı açıklamada, gerçek adaletin beyaz olmayan vatandaşların ten renklerinden dolayı polis katliamına maruz kalacaklarından endişe etmemeye başladıklarında geleceğini kaydetti. Bu sözler, ABD’de yaşayan azınlıkların insan haklarının acımasızca çiğnendiği gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.

Floyd’un ölümünden sonraki bir yıllık süreçte, Amerikan polisinin yaptığı ırk ayrımcılığı ve uyguladığı şiddet son bulmadı. ABD’li bağımsız araştırma kuruluşu Mapping Police Violence tarafından açıklanan veriler, geçen yıl ABD’de polis tarafından öldürülen bin 126 kişinin yüzde 28’ini Afrika kökenlilerin oluşturduğunu gösterdi. Afrika kökenlilerin ABD nüfusundaki payı ise sadece yüzde 13.

Hatta Chauvin hakkındaki mahkeme kararının açıklanmasından hemen önceki gün dahi Minneapolis’te polis yine şiddete başvurdu.

Öte yandan, yapılan tüm açıklamalara rağmen, polis sisteminde reform yapılmasını hedefleyen ve Floyd’un ismini taşıyan yasa tasarısı konusunda kimse kılını kıpırdatmıyor.

The Washington Post’ta geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir makalede, polislerin ırk ayrımcılığında ve şiddet girişiminde bulunmasının kaynağında polis sisteminin iç kültürünün bulunduğuna işaret edildi. Yoruma göre, polis sisteminde köklü bir reform yapılmaması durumunda, bahsi geçen yasa tasarısı da başarısızlığa mahkûm olacak.

ABD’de, beyaz üstünlüğünü savunan yaklaşım toplumda kök salmış durumda. Bazı siyasetçilerin bu durumu alenen kışkırtması ve buna göz yumması nedeniyle de ırkçılık, ABD toplumunda kapsamlı, sistematik ve sürekli bir şekilde varlığını devam ettiriyor.

Bu da ABD’deki azınlıkların servet dağılımı, sağlık, istihdam, eğitim ve siyasete katılım gibi alanlardaki haklarının mütemadiyen zarar görmesine yol açıyor.

Meselenin ironik yanı şu ki, ABD’li bazı politikacılar kendi ülkelerindeki şoke edici insan hakları ihlallerini tamamen görmezden geliyor, bununla yetinmeyip, ülkelerini sözüm ona “insan hakları modeli” olarak görerek diğer ülkelerdeki insan hakları durumunu eleştirme hakkını kendilerinde görüyorlar.

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin 47. oturumunda, başta ABD olmak üzere bazı Batılı ülkeler, insan hakları, özellikle de Xinjiang, Hong Kong ve Tibet meselelerini bahane ederek Çin’i karalamaya çalıştı. 90’dan fazla ülke ise Çin’e farklı yollardan destek verirken, insan haklarının siyasileştirilmesine ve insan hakları konusunda çifte standart uygulanmasına karşı çıktıklarını açıkladı.

Ukrayna’nın BM Cenevre Ofisi Temsilciliği’nin resmî internet sitesinde yayımlanan açıklamada, Ukrayna’nın BM İnsan Hakları Konseyi’nin 47. oturumunda Kanada’nın önderliğinde yapılan Çin karşıtı ortak açıklamadan imzasını çektiği duyuruldu.

Bu örnekler, söz konusu ülkelerin Çin’i karalama girişimlerinin bir kez daha başarısızlığa uğradığını gösteriyor. Buna karşılık, aynı ülkelerin insan hakları ihlalleri ise toplantıya katılan diğer ülkeler tarafından sert bir dille eleştirildi.

George Floyd’u öldüren eski polis memuru Derek Chauvin’in 22 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılması, ABD’deki insan hakları durumunu içinde bulunduğu karanlıktan çıkarmaya yetmez. Zira ABD’nin insan hakları ihlalleri o kadar çok ki, bu ayıpları örtmeye hiçbir şey yetmez.