Global Times / Li Qingqing

Çin, cuma günü Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nde, Rusya, Beyaz Rusya ve Mısır’ın da dâhil olduğu birkaç ülke adına Avustralya’yı ciddi insan hakları ihlalleri nedeniyle kınadı. Çin ayrıca, denizde kıyıdan uzak tutuklama merkezlerini kapatmaya ve askerlerinin yurt dışında işlediği ciddi suçları kapsamlı ve tarafsız bir şekilde soruşturmaya çağırdı.

Avustralya’nın son yıllarda insan hakları karnesi endişe verici, bu Afgan mahkumların ve sivillerin öldürülmesini, göçmenler için kıyıdan uzakta tutuklama merkezleri kurulmasını, ciddi ırk ayrımcılığı ve yerli halkın çıkarlarının uygun bicide korunmamasını içeriyor.

Uluslararası toplumun Avustralya’nın ciddi insan hakları hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamak ve dünya ölçeğinde ciddi bir ilgi uyandırmak gerekli. Avustralya’nın yaptığı şey, basitçe insan haklarını ayaklar altına almaktır. Avustralya’nın insan hakları konusunda üstün görmeye hiçbir ahlaki hakkı yoktur.

İnsan haklarının korunması uluslararası bir sorundur ve aynı zamanda bütün ülkelerdeki insanların hayati çıkarlarını da ilgilendirir. Ülkeler uluslararası insan haklarının etkin bir biçimde iyileştirilmesi için iş birliği yapmalıdır. Ancak, Avustralya insan hakları ihlalleri ile meşgul ve konuyu diğer ülkelerin iç işlerine karışmak için kullanmaya çalışmakta.

Avustralya ne kendisi ne de bazı Batılı ülkelerin konuyla ilgili bütün uluslararası kamuoyunu temsil edemeyeceğini anlamalıdır. Bunların, kendileri açıkça insan haklarını ayaklar altına alırken diğer ülkeleri insan hakları maskesi altında yargılamaya hakları yoktur. Avustralya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) veya diğer Batılı ülkeler, dünyadaki diğer ülkelerin denetimini kabul etmek zorundadırlar.

AVUSTRALYA’NIN SON YILLARDA İNSAN HAKLARI KARNESİ ENDİŞE VERİCİ

Avustralyalı siyasi yorumcu Aralık 2020’de yazdığı bir makalede, Avustralya’nın “son yirmi yılda küresel insan hakları ve değer çevrelerinde parıltısından çok şey kaybettiğini” ileri sürdü. Kıyıdan açıktaki tutuklama kampları uluslararası toplum tarafından geniş biçimde eleştirilmesine ve BM’nin Avustralya’dan bunları kapatmasını istemesine rağmen, Canberra buna kulak tıkadı. Ülke ayrıca yerli halkın hakları ile ilgili eleştirileri de göz ardı etti ve uluslararası insan hakları ve iklim sorunları konusunda ikiyüzlü davrandı. Ve eski bir Avustralya askeri Brittany Higgins’in bir süre önce Savunma Bakanı’nın bürosunda iki yıl önce tecavüze uğradığı iddiası dâhil birçok tecavüz iddiası Avustralya siyasetini sarstı.

Çin’deki Shandong eyaletindeki Liaocheng Üniversitesinin Pasifik Ülkeleri Araştırma Merkezi Baş Araştırmacısı Yu Lei, pazar günü Global Times’a yaptığı açıklamada, “Avustralya’nın ciddi insan hakları ihlalleri bakımından ilk olarak Çin Avustralya’nın insan hakları ihlalleri hakkında bir karar tasarısı sunabilir. İkinci olarak, uluslararası toplum Avustralya’nın diğer ülkeler tarafından incelenmek üzere bir yıllık insan hakları raporu hazırlamasını gerekli kılabilir. Üçüncüsü, ülkedeki insan hakları sorunlarını incelemek için Avustralya’ya gönderilecek özel bir kurulması ve inceleme raporunu sunmalıdır.” dedi.

Çin BM İnsan Hakları Konseyi ve sivil toplumu Canberra’nın ilgili prosedürleri desteklemesini denetlemeye çağırdı. Konu BM çerçevesinde uygun bir biçimde çözülmelidir. Çin’in BM İnsan Hakları Konseyi’ndeki açıklaması bu kez uluslararası toplumun dikkatini çekecektir ve yukarıda belirtilen üç öneri diğer ülkelerin Avustralya’nın insan hakları durumunu etkin biçimde denetlemesine yardımcı olabilir.

Canberra insan haklarını ciddi biçimde ihlal etmesinin yaratacağı sonuçlara katlanmalıdır. Avustralya, her zaman kendisini uluslararası tartışmaların bir kurbanı olarak görür, ama dünya sonunda ülkenin insan hakları ihlalcisi olarak gerçek yüzünü görecektir.