CGTN / Timothy Kerswell

Çin’de Covid-19 vakalarında bir artış görülünce bu duruma, makaleler yayınlayan, Covid-19 amigoluğu yapan ve Çin’in bu salgınla mücadelesini karalayan Batılı gazeteciler, düşünce kuruluşları ve akademisyenler grubu eşlik ediyor.  

Çin ve siyasi sisteminin dünyada Covid-19 salgınına en başarılı müdahaleyi temsil ettiği gerçeğinin umutsuzluğa sürüklediği bu grup, Çin’in müdahalesinin temellerini ve Covid-19’a sıfır hoşgörülü yaklaşımına yönelik saldırıları rasyonelleştiriyorlar. Bu, bugün Batı liberalizminin gerçeği olan, diğerlerinin başarısını başarısızlığa çevirmesi gereken garip ve kıskanç bir düşünce yapısıdır.

Son zamanlardaki saçma haberlerden biri İngiliz gazetesi The Daily Telegraph gazetesinin Beijing merkezli muhabiri Sophia Yan’a aitti. Sophia Yan, Çin’in, kendisini dış dünyaya kapatmak isteyen, yabancıların koronavirüsü taşıyabileceğine dair yabancı düşmanı görüşlere sahip, dünyanın en büyük imalatçı ve ticaret ülkesi unvanına sahip bir “gözetim devleti” olduğunu iddia ediyor. Bu, Batı’da iyi satan, ancak yıllardır Çin’de yaşayan bir yabancı olarak benim için yeni olağan saçmalığın bir örneğidir. 

Yan’ın makalesindeki mantığın çoğu, tehlikeli liberal köktenciliği ortaya koyuyor. Çin’den ders almak yerine, Covid-19’un üstesinden geldiği zaman devletin her başarısını reddediyor gibi görünüyor. Bu düşünce tarzı, büyük liberal demokrasilerin salgını engellemede korkunç bir şekilde başarısız olmasının nedenidir. Salgın sırasında Çin haklı olarak insanları seyahat etmekten caydırdı. Bunu yapan tek ülke değil. Örneğin liberal demokratik Avustralya, ülkeye dönen vatandaşları için kota sistemi uyguladı ve hatta geçerli bir gerekçe sunmadıkça insanlara seyahat yasağı koydu. 

Elzem olmayan seyahatlerin kontrol altına alınması, uluslararası kamu sağlığı durumuna geçerli bir karşılıktır ve tartışma götürmemelidir. Aşağı yukarı bir yıl sekiz aydır süren salgında, herkesin aksini ileri sürmesi şaşırtıcıdır. Sophia Yan’ın hedef listesinde bir sonraki sırada Çin’in temas takibi sistemi var. Konunun yabancısı olanlar için Çin’de telefonunuzda bulunan veya WeChat uygulaması üzerinden erişebildiğiniz, telefon numaranıza bağlı bir sağlık kodu vardır. Bu, en son nükleik asit testinizi ne zaman yaptığınız veya ne zaman aşı olup olmadığınız gibi bilgileri depolar. Sağlık kodunuz yeşil ise alışveriş merkezi, hastane ve hatta iş yerinizin girişleri gibi belirli kontrol noktalarında insanlara sağlık kodunuzu göstererek istediğiniz yere gidebilirsiniz. Eğer sağlık kodunuz yeşil değilse bu gibi yerlere girmeniz reddedilecek ve halk sağlığı yönergelerine uymanız gerekecektir. 

ÇİN DELTA VARYANTINI HAFTALAR İÇİNDE KONTROL ALTINA ALDI

Her ikisi de salgın yönetimi için önemli olan, hızlı ve etkili temas takibine olanak sağlayan ve düzenli testleri teşvik eden müthiş bir sistemdir. Bu sistem evrensel bir sistem olduğu için işe yarar. Sadece liberal bir evrende, bireysel özgürlük takıntısı, telefonunuzda bir uygulamaya sahip olmaktan rahatsız olmaya ve toplumun güvenliği karşısında sizin hareket özgürlüğünüze öncelik vermeye uzanabilir.  

Yan, hatta bir sorunun toplum sağlığı yetkililerinin koyduğu karantina gerekliliği ile ilgili olduğunu tanımladı. Kişisel olarak Çin’de iki kez karantinaya alındım, bir kez Makao’dan Hong Kong’a gittiğim zaman Haziran 2020’de ve daha sonra tekrar Hong Kong’dan Shenzhen’e gittiğim Nisan 2021’de. Kimse tecritte geçirdiği zamandan zevk alamaz. Ancak, bunun insanların özgürlüğünü gereksiz yere engellemek olduğunu iddia etmek deliliğin zirvesidir. Evet, odamın dışında güvenlik kameraları ve kontrol sistemleri vardı. Evet, olmasından memnundum. Köken itibarıyla geldiğim Avustralya, kamu sağlığını tehlikeye atan karantina otellerini kötü yönetmesiyle adı çıktı ve bununla karşılaştırıldığında, onlara bağlı olduğum zaman bile kararlı önlemleri benimsemesinden memnunum. 

Çoğu insan kurallara uyar ve kamu sağlığı yönergelerini yerine getirir. Fakat Covid-19 ve özellikle son zamandaki Delta varyantının, Çin’in benimsediği sıkı güvenlik önlemlerini gerektiren büyük bir kamu zararına sebep olması için çok küçük bir sayının etkili olduğunun altını çiziyor. Açıklanamayacak şekilde, bu yazar kitlesel halka açık testleri bile geçersiz kıldı. Şimdiye kadar, Çin ana karasına geldiğimden bu yana 20’den fazla Covid-19 testimin negatif çıktığını açıklamaktan mutluyum. 

Shenzhen’ın sıcak yazında sadece birinin burnum ve boğazımdan pamuklu çubukla sürüntü alması için sıraya girmekten zevk mi alıyorum? Elbette hayır. Bu hafif sıkıntı halk sağlığı hedeflerinden daha mı az önemli? Elbette öyle. Bu yüzden herkes gibi, toplu testin gerekliği olduğu bilgisi verildiği zaman, gidiyor, sıraya giriyor ve sonuçları ve kayıtları sağlık kodu uygulamasında depolanacak testimi yaptırıyorum. Bunun birçok insana makul geleceğini hayal etmek isterim, ancak liberal düşüncede bu görünüşe bakılırsa Çin’in yaptığı diğer kötü bir şey.  Liberal demokrasilerin çoğu giderek artan milyonlarca vaka sayısına sahip olduğu zaman, Çin henüz 100 bin vaka sayısını geçmedi. Bu ülkelerin çoğu yüz binlerce insanın ölümüne tanıklık ettiği zaman, Çin henüz 5 bini geçmedi. 

Çağımızın en büyük halk sağlığı sorununa en başarılı şekilde müdahale eden Çin’de yaşamaktan memnunum. Hükümetin, bireysel rahatsızlık pahasına, özellikle liberalizmin boş soyut ilkeleri adına kamu sağlığını ilk sıraya koymasından memnunum. Çin, ilk Covid-19 salgınını birkaç ay içinde bastırdı ve ayrıca Delta varyantını haftalar içinde kontrol altına aldı. Bu eleştirmenler için çok kötü bir durum.