CGTN / Bobby Naderi

Yüz binlerce mültecinin Ukrayna’dan komşu ülkelere akın ettiği bir zamanda, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası sivil toplumun tanımladığı ilkeler uygun bir dünya düzenini destekleme niyetini göstermesini beklemek boş hayal olur.

Adım adım meydana geldiği üzere, “istisnai ulus” Ukrayna’daki etkisini artırmak için Rusya’nın NATO’nun doğuya doğru genişlemesine gösterdiği tepkiyi, bu Doğu ile Batı arasında Soğuk Savaş sonrası dönemin ortasında meydana gelen devam eden yıkım, kan ve sefaleti desteklemek anlamına gelse bile, yanlış okumaya devam etti.

Washington’daki Savaş Partisi’nin NATO müttefiklerini Ukrayna olmadan hayal edemeyeceği açık. Rusya’nın Doğu Avrupa’daki etkisine karşı koymak için, uzun zamandır stratejik müttefik olan Kiev’e ihtiyaçları var. Washington ile Moskova arasındaki gerginliklerin birçok cephede devam etmesi ve artmasını beklemek mantıksız olmaz.

NATO ÜYELERİ KENDİLERİNİ DOĞRUDAN BİR ÇATIŞMAYA SÜRÜKLEMEYECEKTİR

Kiev için ABD’nin yanında yer almak büyük bir hataydı. Bütün kanıtlar Batı’nın Kiev’e desteğinin kısa süre sona ereceğini gösteriyor, tıpkı Irak ve Afganistan işgalinden sonra olduğu gibi. Pentagon generalleri Rusya güçlerine karşı Ukraynalıları asla savunmayacak ve bu kimseyi şaşırtmayacak. Kiev Washington’a güvenerek en büyük hatasını yaptı ve haberler dünyanın hiçbir yerin iyiye gitmiyor. Bu sorumsuzca gerginliklerin tırmandırılmasına karşı bir uyarı olmalı. Bunu unutmadan, şunları düşünün.

Birçok NATO ülkesi Rusya ile doğrudan çatışma ile ilgili artan rahatsızlığını ifade ediyor. Rusya’nın çevresindeki doğrudan çatışmalardan kaçınmak için sıkı çalışıyorlar. Rus güçleri Kiev ve başka yerlere doğru ilerlemeye devam ederken, gelecekte doğrudan bir çatışma olması daha az olası görünüyor. Rusya’nın Ukrayna’daki “askeri operasyonu” güç ve etkisini artırmakla ilgili değil. Bu Batı’nın Moskova’nın genişleyen NATO’nun sınırlarına daha da yakınlaşması karşısındaki endişelerini ciddi almayı reddetmenin sonucu. Stratejik amaç Moskova’nın, ekonomik yaptırımlar konması ve diplomatik baskıya bakmaksınız ne kadar ileri gitmeye niyetli olduğunu göstererek, NATO’yu Ukrayna’yı desteklemekten caydırmak.

Batı medyasına göre, ABD nükleer saldırı yönergelerini güncelledi. Bu adım Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in nükleer güçlerinin yüksek alarma geçirilmesini istemesinden sonra geldi. Ama bu hiçbir tarafa savaş politikasını dikte etmek için diğer tarafı zorlamasına izin vermemelidir. Bunu yaparken bile, NATO üyeleri kendilerini doğrudan bir çatışmaya sürüklemeyecektir. Gerektiğinde Washington’ın Moskova’ya yeni yaptırımlar koyacağını gösteren birçok kanıt var. Washington Moskova’ya yaptırımları Ukraynalılara hizmet etmek için koymuyor. Bunu kendi gayrı meşru çıkarlarını korumak için yapıyor. Bu bir kez daha kendi ayağına kurşun sıkmak. Rusya bu dikkatle ayarlanmış yatırımlardan kaçınmak için finansal düzenlemeler yaptı. Elindeki ABD menkul kıymetlerini azaltarak ve birçok ticari ödemeleri diğer paralarla yaparak dolara bağımlılığını azalttı.

ULUSLARARASI HUKUKUN TEMEL İLKELERİ UNUTULMAMALI

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, NATO ve ABD çıkarlarını sonucu olmadan ihlal edemeyeceğini biliyor. Soğuk Savaş dönemi boyunca Ukrayna’nın Rusya’ya yakınlığı, ülkeyi Batı etkisi için büyük bir üs haline getirdi. Eğer olursa bile, Rusya’yla herhangi bir çatışma Ukrayna’daki hava üslerinin bir gün NATO’nun askeri çabaları için hayati anlama geleceğini garanti etmiyor. Zelenskiy, Ukrayna’nın NATO birliklerinin yerleştirilmesi için iyi bir yer olduğunun farkında. Birçok kez NATO’yu ülkesinin NATO üyeliğini hızlandırmaya çağırdı, bu Moskova için kalın bir kırmızı çizgidir. Bu, Ukrayna’nın doğudaki Donbas bölgesindeki uzun zamandır devam eden anlaşmazlığı durdurmak için gelecekte üyelik yoluna asla sokulmayacağı anlamına geliyor.

En geniş kapsamı ile bugün yeni bir dünya düzeni var. NATO, Kiev ve Moskova arasındaki gerginlikler pek çok cephede artmaya devam edecek. ABD ve NATO’nun yanında yer almak Ukrayna için vahim bir hataydı. Savaşın yıktığı ülkedeki bütün kanıtlar Batı’nın Kiev’e desteğinin daima devam etmeyeceğini gösteriyor, tıpkı savaş sonrası Irak ve Afganistan’da olduğu gibi. Eğer Orta Doğu tarihi bize bir şey öğrettiyse, bu Batı’nın ulu sözleri ve duygularının yeni dünya düzeni içindeki jeopolitiğin kaba gerçekliğinin ihanetine uğrayacağıdır.

Bu uluslararası yasayı ihlal edip radikal ve beklenmedik bir şekilde Ukrayna’da topyekun bir savaş başlatmakla ilgili değil. Bu, ABD ve NATO’nun Rusya’ya savaş açabileceği ile ilgili. Ukrayna halkı ve hükümetinin hiçbir ülkenin “istisnai bir ülke” olmadığını kabul etmesi ve uluslararası hukukun temel ilkelerine göre işleyen yeni dünya düzenini desteklemesi daha iyi olur. Başka bir seçenek bulunmuyor ve Soğuk Savaş sonrası rakip güçlerin Ukrayna’da birbirinin gözünü oyma tehdidinde bulunmasına gerek yok.