CGTN / Freddie Reidy

BRICS ülkeleri, 9 Eylül’de Hindistan Başbakanı Narendra Modi başkanlığında görüşmek için sanal olarak toplandı. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan (BRICS) oluşan grup önemli küresel ve bölgesel güçlüklerin olduğu bir zamanda toplandı. 

Dünyanın her tarafındaki ülkeler Covid-19 salgınıyla mücadeleye ve ekonomik yeniden yapılanma için çabalara odaklanmaya devam ediyor. Bu arada Afganistan’daki durum bölgesel çıkarları paylaşan üç üye ülke ve Çin’in de bir sınırı paylaştığı özel güvenlik endişelerine yol açıyor. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Wang Wenbin, zirve öncesinde Afganistan’ın gündemde olacağını söylemiş ve daha önceki bir ulusal güvenlik danışmanları toplantısında “iletişim ve koordinasyon” için BRICS’in taahhütlerinden söz etmişti.

Rusya Ticaret ve Sanayi Bakan Yardımcısı Alexi Gruzdev ise ekonomik yeniden yapılanma hakkında “Salgının ekonominin bütün sektörlerini büyük ölçüde etkilediği konusunda şüphe yoktur. Salgın küresel ticaret ve ilişkileri için ciddi bir güçlük haline geldi, ulusal ekonomileri tedarik zincirini yeniden inşa etmeye ve bağlantıları yeniden kurmaya zorluyor.” dedi. 

BRICS İÇİN ÖNEMLİ BİR BAŞARI HİKÂYESİ

Yeniden yapılanma çabalarının bir kısmı, büyük ölçüde aşılama ve önleyici önlemlere, Çin ve Rusya’nın kendi aşılarıyla gruba öncülük ettiği bölgelerin yanı sıra Hindistan’ın küresel aşı seçeneklerinin seri üretimine dayanıyor. Buna göndermede bulunarak Gruzdev, grubun çabalarını takdir ederek, “Beş BRICS ülkesinin Covid-19 salgınıyla mücadele bakımından açık bir uluslararası iş birliği örneği oluşturduğunu” ifade etti. Grup içinde aşı üretimi yüksek olsa bile, dikkatler doğal olarak mücadele eden ülkelere hangi ek desteğin veya uzmanlığın sağlanabileceğine çevrilecek. Örneğin Brezilya, Covid-19 salgınında 584 bin ölü ile Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) sonra ikinci sırada yer alıyor. 

Kalkınma konusuna ilişkin NDB Başkanı Marcos Troyjo, kurumun büyüme hedeflerini teyit ederek, “Bankanın üyeliğini kademeli ve dengeli bir şekilde genişletmeye devam edeceğiz.” dedi. Kurucu üyeler için bankanın değerini vurgulayan Troyjo ayrıca, “Yeni üyelerin, altyapı ve sürdürülebilir kalkınmada iş birliğini desteklemek için NDB’de bir platforma sahip olacağı” vaadinde bulundu. 

Gerçekten de 2015 yılında kurulan banka BRICS için önemli bir başarı hikâyesi oldu. Şu anda, beş üye ülke için 30 milyar doları aşkın 80’den fazla proje yapım aşamasında bulunuyor. Dijital yenilikten sağlık işlerine ve sudan ulaştırmaya kadar uzanan projeler, bir bütün olarak BRICS’in birincil kalkınma amaçlarını vurgulayan sürekli büyüme ve kalkınmayı garanti ediyor. NDB’nin yanı sıra işleyen Acil Durum Rezerv Düzenlemesi bir finansal güvenlik ağı ve ABD’nin etkisi dışında önemli bir mekanizmadır. 

BRICS KÜRESEL NÜFUSUN YÜZDE 42’SİNİ TEMSİL EDİYOR

ABD Başkanı Joe Biden’ın Amerika’nın “geri geldiği” ve ittifakların da “geri geldiği” sözü giderek içi boş bir vaat gibi görünürken, Beyaz Saray BRICS, Avrupa Birliği (AB), Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ve Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) gibi çokuluslu kuruluşların, ABD Dışişleri Bakanlığının çıkarları prizması üzerinden uluslararası ticaret ve diplomasiyi yürütmeyi geciktirmesine tanıklık etmesini sürdürüyor.

Bu yüzden Hindistan, 13. zirvede çok taraflı kuruluşlarda reform yapma girişimlerini koordine etmede BRICS’i kullanma niyetinin işaretini verdi. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler’in (BM) hepsi tartışma kapsamına dâhil edildi. BRICS küresel nüfusun yüzde 42’sini temsil ediyor ve Modi, bu yetkinin gücüne güveniyor. Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, BRICS’in, “düşünceleri şekillendiren ve artan sorumluluk duygusuyla somutlaşan bir dünya görüşüyle” 15 yaşında bir kuruluş olarak büyüyen fikir birliğinden ve olgunluğundan bahsetti. Daha az ABD merkezli çok uluslu kuruluşlar çerçevesine yönelik çalışmaya ilişkin Jaishankar, BRICS’in oynaması gereken önemli rolü vurgulayarak, “Karşı egemenlik içgüdüsü ve her biçimde çok kutupluluğa ilkeli bağlılık BRICS’in DNA’sına yazılmıştır.” dedi. 

Covid-19 salgınının güçlükleri, ekonomik toparlanma ve küresel güvenlik yük olurken, ABD’nin görünüşe göre soyutlama politikasına bağımlılığıyla, çok taraflı kuruluşların sahip olduğu önem ve fırsat ülkelerin yakalaması gereken bir fırsattır.