CGTN / James Rae

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dünyanda en çok borcu olan ülke, şu anda federal borçların toplamı 28 trilyon doları aşmış durumda. Borcun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYİH) oranı bir kez daha artarken ve zirve noktasına yakınken, şimdilik sürdürülebilir ama gelecekteki etkisi konusunda artan sorular birikiyor.

ABD’nin hem güvenlik hem de ekonomik alandaki küresel konularda egemen konumunu sürdürebilme becerisi büyük ölçüde iç işlerinin yönetilmesi ve sağlıklı olmasına bağlı. Amerikan ekonomisinin uzun dönemli rekabet gücünü tahmin etmek güç ancak hızla artan borçlar ne olursa olsun iyiye işaret değil. Bu konu Amerika’nın borç sınırlandırma limit yasasının aciliyeti ile daha da açıklık kazanıyor.

2011’di iki büyük Amerikan siyasi partisi borç sınırlandırmasının düzenli olarak uzatılması konusunda karşı karşıya geldi ve Standard and Poor’un nihayetinde Amerikan ulusal borçlarının derecesini düşürmesiyle, küçük bir borçların ödenememesi riskinin olası bir gerçeklik olarak ortaya çıktığında finansal piyasalarda güvensizliğe yol açtı.

10 yıl sonra benzer bir hesaplaşmaya doğru gidiyor olabiliriz. İki parti arasında yapılan borç sınırlandırmasını iki yıllığına erteleme anlaşması hem Donald Trump hem de Joe Biden döneminde iki partinin üzerinde anlaştığı kriz harcamalarının görece yumuşak sürdürülmesine izin verdi. Fakat bu anlaşma 31 Temmuz’da sona erecek. ABD hükümetinin ekim ya da kasım ayına kadar fonksiyonlarını sürdürmeye konusunda bütçe yeteneğine sahip olduğu tahmin edilse de bu yakın dönemde yeni bir anlaşma sağlanmadı.

Bütün siyasi sorunlar gibi ele alınacak şartlar böyleyken, bölünmüş bir Kongre herhangi bir ulusal borç ile ilgili avantaj sağlamaya çalışacaktır. Senato azınlık lideri Cumhuriyetçi Mitch McConnell borç sınırlarını artırmaya “evet” oyu vermeyeceğini açıkladı ve Demokrat partili rakiplerini, yasaların parlamentonun tıkanmasını önleyen 60 oy çoğunluğu yerine yüzde 50 artı 1 ile geçirildiği uzlaşma diye bilinen yola başvurarak sınırları artırmaya zorlamayı umuyor. Bu demokratların “kendi” artırılmış borçlarını yapmalarını ve gruplarını çıkmayı bekleyen trilyon dolarlık harcama yasaları konusunda baskı yapmayı amaçlayacak.

AMERİKA’NIN BORÇ TUZAĞI

Demokratları müsrif vergiciler ve harcamacılar olarak göstermek, 2022 ara dönem seçimlerinde iyi sonuç vereceği umulan bir muhafazakâr klişedir. Demokratlar borç ödemelerinin Trump yönetiminin büyük ölçekli vergi kesintilerinden kaynaklandığını ve önceden var olan yetki sözlerinin popüler sosyal programları sürdürmek için gerekli olduğunu savunuyor.

Yakında bir anlaşma olması ihtimal dışı ve 1 Ekim’deki yeni mali yıl başına yaklaşırken baskı artacak. Ülke içinde borç sınırlandırma tartışması sadece muhalefet partisinin, iki partinin de asıl olarak taktik avantajlarla ilgilendiği ve Amerika’nın küresel liderlik iddiasında bulunma ya da küresel ekonomide rekabet etmek için üzerinde uzlaşılan bir plan yürütme gücünü zayıflatan, mevcut seçim kampanyası evrelerinde görüntüler ve anlatılarla oyun oynaması için birçok baskı noktasından sadece biri.

İdeolojik olarak her iki partideki bütçe açığı konusunda sert tutum sahibi olanlar potansiyel güven tehdidi ve hatta artan ulusal borçlar ulusal güvenlik riski ve bu korkularla ilgilenecek bir tarafsızlığın yokluğu konusunda uyarıda bulunuyorlar. Çok sık olarak iktidardaki parti borç ve bütçe açığı konusundaki bütün endişeleri sorunlara para harcamak (Demokratlar) ya da gelirleri sert biçimde kısmak (Cumhuriyetçiler) için kullanıyor.

On yıllardır borç sorunu göz ardı edildi. Elbette ABD Hazine bonoları ile tahvilleri belirsiz bir dünyada en güvenli yatırım olmaya devam etti ve ABD doları dünya için fiili rezerv para konumunu korudu, ama bu konumlar sonsuza kadar garanti değil.

ABD eğer finansal durumunu düzeltemezse, altyapısını yeniden inşa etmek, çöken okullarını iyileştirmek ve insan kaynaklarını harekete geçirme konusunda çok zorlanacak. Bu fahiş borç dönemi onun için gösteri yapacak çok az şey bıraktı. Ne göz kamaştırıcı yüksek hızlı trenlere, ya da daha iyi ve daha güvenli tesisler için donanımı iyileştirilmiş kablo ve iletkenler ya da azalan iş becerileri ve eğitimi ele almak veya oldukça pahalı sağlık hizmetlerini ya da çocuk bakımını sübvanse etmek için para harcayamaz. Amerika’nın bütün borçlar için göstereceği neyi var? Kesinlikle, aşırı büyük ordusu, ama başka çok az şey.

Aslında, 2001 ve hatta daha öncesinden ve özellikle 2007-2008 finansal krizinden bu yana, her krizin çözümü daha fazla para “basmaktı”, yani niceliksel gevşeme ve Amerikan Merkez Bankası orantılı sabit faiz oranları ile parasal politika sürdürdü. Dolayısıyla, Hazine Bakanlığının zamanı uzatmak böylece, elbette asla yaşanmayan borçları ödememe durumu engellemek için çok az teknik düzeltme imkânı vardı, ki bunu birçok on yıldır zaman zaman yaptı. İki parti ya Demokratların tek başına gitmeyi kabul etmesinden ya da Cumhuriyetçilerin sınırı geçici olarak artırmak için bir anlaşma yapmasından ya da her şeyin tekrar gerçekleşeceği gelecek yıla kadar gerilimi tırmandırma politikası uygulayacak ve acı sonu bekleyecek.

Hiçbir partinin krizi ele alma niyeti olmadığı açık. Tıpkı iklim değişikliğin çoğu zaman belirsiz bir gelecekte görünmesi gibi ve maliyetler nedeniyle yakın gelecekte ele alınması gereken bir tehdit olması gibi. Bir noktada, gecikmiş borçların vadesi gelecek, para olmayacak ve borçlar büyümeyi tıkayacak.