Bazı Amerikalı ve Batılı politikacıların yanı sıra Batılı medya organları, Çin’in ortaya koyduğu Kuşak ve Yol inisiyatifinin gelişmekte olan ülkeleri “borç tuzağı”na çektiğini iddia eden yayınlarına devam ediyor.

Johns Hopkins Üniversitesi ve Harvard Üniversitesi’nden iki uzman, The Atlantic Monthly’de yayınlanan bir makalede, ayrıntılı argümanlar ortaya koyarak “borç tuzağı” iddiasının Amerikalı ve Batılı politikacılar tarafından uydurulmuş bir yalan olduğuna işaret etti.

Makalede, Amerikalı ve Batılı medya tarafından defalarca spekülasyon konusu yapılan Sri Lanka’daki Hambantota Limanı projesi örnek olarak gösterildi. Makaleye göre, Amerikalı ve Batılı şirketler ilk olarak Sri Lanka’daki Hambantota Limanı’na yatırım yapmayı, limanı inşa etmeyi ve işletmeyi teklif etti. Ancak uzun süre harekete geçemediler. Ardından Çinli şirketler adil rekabet yoluyla geliştirme hakkını kazandı. Bu dönemde Çin’in Kuşak ve Yol inisiyatifini öne sürmesine hala 6 yıl vardı.

Makalede, Sri Lanka’nın yüksek uluslararası borçlarla karşı karşıya bulunmasına rağmen, Japonya ve Dünya Bankası’nın en büyük alacaklılar olduğu ve 2017’de Hambantota Limanı’nın borcunun yalnızca Sri Lanka’nın dış borcunun yüzde 5’ini oluşturduğu hatırlatıldı. Sri Lanka’nın eski merkez bankası başkanı, Hambantota Limanı’nın borcunun ülkenin mali zorluklarının nedeni olmadığını söyledi.

Gelişmekte olan ülkelerin borç sorunu uzun bir geçmişe sahiptir ve karmaşık nedenleri vardır. Örneğin, Afrika ülkelerinin genel dış borcunda, çok taraflı mali kurumlar ve ticari alacaklılar tarafından tutulan borçlar toplam Afrika borcunun dörtte üçünden fazlasını oluşturuyor. Ancak Çin’le iş birliği nedeniyle hiçbir ülke borç sıkıntısı çekmiyor.

Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma arzusunu Amerikalı ve Batılı politikacılar ve medya uzun süredir görmezden geliyor. Çin, gelişmekte olan ülkelerin borç sorunlarını çözmenin temel yolunun, iş birliği yoluyla bu ülkelerin bağımsız kalkınma kabiliyetini geliştirmek olduğu görüşünde.

Güney Amerika’da Çinli şirketler Arjantin’in en büyük rüzgar enerjisi projesini yürütüyor. Her yıl bölgeye 450 milyon kilovat temiz elektrik sağlanması ve 100 bin hanenin elektrik tüketiminin karşılanması bekleniyor. Güneydoğu Asya’da Çin İhracat-İthalat Bankası Kamboçya otoyol projesini finanse ederek, başkent Phnom Penh’deki trafik baskısını etkin bir şekilde azalttı ve güzergah üzerindeki kasabaların ekonomik gelişmesini hızlandırdı. Orta ve Doğu Avrupa’da Bosna Hersek’teki Stanari Termik Santrali Çin tarafından geliştirilen sirkülasyonlu akışkan yatak teknolojisine başvuruyor ve santralin sülfür dioksit emisyonları Avrupa Birliği (AB) standartlarından çok daha üstün durumda.

Buna karşın Amerika ve Batılı ülkeler neler yaptı? Hambantota Limanı projesinin başlangıcında, Sri Lanka hükümeti ABD ile temasa geçmişti, ancak ABD Sri Lanka’nın iş birliği talebini reddetti. Daha sonra Çin İhracat-İthalat Bankası, Sri Lanka’ya ticari kredi sağladı.

ABD ve Batılı ülkeler Çin’in “dost çevresi”nin genişlediğini veya gelişmekte olan ülkelerin doğru kalkınma yoluna girdiğini görmek istemiyor. Sömürgeci yağma yoluyla ilkel birikimlere dayanan ABD ve Batılı ülkelerin yapmak istemediği veya yapamadığı projeler Çin ve diğer gelişmekte olan ülkeler tarafından yapılırsa, ABD ve Batılı ülkeler için bir utanç olacak.

Yeni koronavirüs (Covid-19) salgını dünyaya bir ders verdi. ABD ve Batılı ülkeler şunu anlamalı: Tüm ülkelerin kaderi birbiriyle yakından bağlantılıdır. İnsanlık aynı gemide bulunan ortak bir kader topluluğudur. Küresel krizlerle başa çıkmak ve uzun vadeli kalkınma gerçekleştirmek için, dayanışma ve iş birliği tek yoldur.