Çin’in Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Misyonu Daimi Temsilcisi Chen Xu, dün BM İnsan Hakları Konseyi’nin 48. oturumunda Çin’in insan hakları alanındaki çalışmaları ve başarılarını aktardı.

Chen Xu, halka öncelik veren Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) halkın mutlu bir yaşama sahip olmasını en büyük insan hakkı olarak görerek, halkın kazanç, mutluluk ve güvenliğini sürekli artırdığını belirtti.

Çinli temsilci, özgün bir sosyalist insan hakları geliştirme yolu keşfeden Çin’de görece refah toplumunun kapsamlı bir şekilde inşa edildiğini, mutlak yoksulluğun ortadan kaldırıldığını ve insan hakları konusunda göz alıcı başarılar elde edildiğini dile getirdi.

Çin hükümetinin kısa süre önce “Ulusal İnsan Hakları Eylem Planı (2021-2025)”nı yayımlayarak Çin halkının çeşitli alanlardaki haklarının daha yüksek bir seviyede garanti altına alınmasını amaçladığını belirten Chen, Çin’in uluslararası insan hakları yükümlülüklerini ciddiyetle yerine getirerek bu alandaki iş birliğine derinliğine katılacağını kaydetti.

Chen, Çin’in çeşitli taraflarla birlikte barış, kalkınma, adalet, demokrasi ve özgürlük değerlerine bağlı kalarak insan haklarını koruyup geliştireceğini, insanlığın kader ortaklığının oluşumunu ilerleteceğini sözlerine ekledi.

“TEK TARAFLI ZORLAYICI TEDBİRLER İNSAN HAKLARINI OLUMSUZ ETKİLİYOR”

BM İnsan Hakları Konseyi’nin 48. oturumunda, Çin, Rusya, Venezuela, İran, Belarus, Küba, Suriye, Zimbabve, Nikaragua ve Bolivya’nın daimi misyonları tarafından “Tek Taraflı Zorlayıcı Tedbirlerin Kalkınma Hakkına Olumsuz Etkileri” konulu bir videolu toplantı düzenlendi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve diğer Batılı ülkeler tarafından uygulanan tek taraflı zorlayıcı tedbirlerin insan haklarını ciddi şekilde ihlal ettiğinin altı çizilen toplantıda, ilgili ülkelere bu girişimlerini iptal etme çağrısında bulunuldu.

Toplantıya farklı ülkelerin BM’deki daimi misyonlarının yetkilileri, BM İnsan Hakları Konseyi’nin tek taraflı zorlayıcı tedbirler konusundaki özel raportörleri, sivil toplum kuruluşlarından temsilciler ve basın mensuplarının aralarında bulunduğu 80’den fazla kişi katıldı.

Çin temsilcisi Chen Xu, toplantıda ABD gibi Batılı ülkelerin COVID-19 salgınına rağmen tek taraflı zorlayıcı tedbirlerini artırarak, mağdur ülkelerin halklarının temel insan haklarını ciddi şekilde tehlikeye attığını vurguladı.

Chen, bazı ülkelerin Çin’in istikrarını bozmak, Çin’in kalkınmasını önlemek ve kendi şirketlerinin tekelini sürdürmek için insan haklarını bahane ederek Çinli işletmelere, kuruluşlara ve bireylere akıl dışı tek taraflı zorlayıcı tedbirler uyguladığını, Çinli işletmelerin meşru hak ve çıkarlarına zarar vererek Çin halkının insan haklarını ihlal ettiğini söyledi.

Katılımcı diğer ülkelerin temsilcileri de tek taraflı zorlayıcı tedbirlerin uluslararası hukuku ve uluslararası ilişkilerin temel normlarını ihlal ettiğini açıkladı. Katılımcılar, uluslararası toplumun bu girişimlere hep birlikte karşı çıkması gerektiğini vurguladı.

Küba’nın temsilcisi, ABD’nin ülkesine 60 yılı aşkın süredir uyguladığı ambargoyu kınadı.

İran’ın temsilcisi de uluslararası toplumu yaptırım uygulayan ülkeler tarafından işlenen insanlık suçlarını soruşturmaya çağırdı.

Çinli temsilci Chen Xu, 20’den fazla ülke adına yaptığı ortak açıklamada, uluslararası topluma sömürgeciliğin mirasının insan hakları üzerindeki olumsuz etkisinin silinmesi için çalışmaya çağırdı.

Chen, insan haklarının korunması ve uluslararası adaletin güçlendirilmesi için çaba gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Chen, BM İnsan Hakları Konseyi, İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (İHYK) ve ilgili Özel Prosedürler mekanizmasının da sömürgeciliğin mirasının insan haklarına olumsuz etkilerine odaklanması gerektiğini ifade etti.