CRI Türk Dış Haberler Servisi

Uluslararası güçlerin 1 Mayıs’ta Afganistan’dan çekilmeye başlamasının ardından Taliban, Afganistan ordusuna karşı stratejik kazanımlar elde etmeye başladı. Kırsal alanda gücünü ve etkinlik alanını artıran Taliban, başkent Kabil yakınlarındaki stratejik askeri noktaları da bir bir ele geçiriyor. Çekilmenin tamamlanması için son tarih olarak verilen 11 Eylül’e daha üç aydan fazla zaman olmasına rağmen Taliban’ın askeri sahada hızlı ilerleme kaydetmesi, Kabil hükümetinin devrileceği yönündeki endişeleri artırıyor.  

Geçen eylül ayında başlayan ve Kabil ile Taliban arasında barışı hedefleyen Afganlar arası diyalog sürecinde çok az ilerleme kaydedilmesi de ülkede iç savaş riskine yönelik tahminleri kuvvetlendiriyor. Nisan ayında İstanbul’da yapılması planlanan Afgan barış süreci toplantısı da belirsiz bir tarih ertelenmişti. Bölgeyi yakından izleyen uzmanlar barış anlaşması yapılmadan Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) kuvvet çekeceğini ilan etmesinin Taliban’ı cesaretlendirdiğini düşünüyor.

Biden, nisan ayında 11 Eylül’e kadar yaklaşık 3 bin 500 civarında ABD askerinin çekileceğini barış şartını öne sürmeden ilan etmişti. ABD askerleri ile birlikte 7 bin civarındaki NATO gücü de ülkeden çekilecek.  Çekilme sürecinin somutlaşmasıyla birlikte ülkede Taliban’ın da saldırıları eş zamanlı olarak artışa geçti.

Nisan ayında Taliban Afganistan’daki dört önemli kenti ele geçirdi. Vardak vilayetine bağlı Jalrez ve Nerhk ilçeleri ile Bağlan vilayetine bağlı Burka ilçesi ve Lahman vilayetine bağlı Devlet Şah Taliban kontrolüne girdi. Taliban geçen hafta da Lahman vilayetinin yönetim merkezi olan Mihterlam ilçesine Afgan ordusunun çekilmesinin ardından girdi.

Afgan kaynaklar bir Taliban’ın birçok bölgeyi ve kenti çatışmasız bir şekilde ele geçirmesinin de moral bozukluğuna yol açtığını belirtiyor. Öte yandan Afganistan Savunma Bakanlığı ülke genelindeki son operasyonlarda 100’ün üzerinde Taliban militanının öldürdüğü açıkladı.

BM’DEN AFGANİSTAN ALARMI

Çarşamba günü yayımlanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) yayınladığı raporda Afganistan’da genel duruma ilişkin kasvetli bir tablo çizildi. BM Gözlem Ekibi’nin hazırladığı raporda, Taliban’ın terör örgütü el-Kaide ile yakın ilişkisini koruduğu belirtiliyor. Raporda ayrıca Taliban ve el-Kaide’nin ilişkilerini kopardığına ilişkin herhangi bir gösterge olmadığı ifade edildi.

BM raporunda vurgulanan diğer noktada ülkedeki genel şiddet olaylarındaki dramatik artış oldu. Buna göre, 2020 son yirmi yılda şiddetin en çok arttığı yıl olarak kayıtlara geçti. 2021’in ilk üç atındaki şiddet olaylarının da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60 oranında artış gösterdiği kaydedildi.

Afgan hükümetinin ve sivil toplumun kapasitesini saldırılarıyla zayıflatan Taliban liderliğinin barış görüşmelerinde bir menfaati olmadığı değerlendirmesi yapıldı. BM raporunda Taliban’ın Afganistan kent yerleşim birimleri dışındaki hakimiyetinin tahminen ülke topraklarının yüzde 50’si ile 70’i arasında bir alana denk geldiğini hesaplandı. Yönetim bölgelerinin ise yüzde 57’sinde Taliban’ın doğrudan kontrol sahibi olduğu değerlendirmesi yapıldı. Raporda ayrıca “Afganistan’daki güvenlik durumu yakın tarihte hiç olmadığı kadar gergin ve zorlayıcı.” ifadesine yer verildi.

El Kaide Taliban ilişkisinin de irdelendiği raporda gelecekte el Kaide kaynaklı ortaya çıkacak tehditleri Taliban’ın bastırması yönünde verilecek güvencelere itibar etmenin “imkânsız” olduğu ifade edildi. El Kaide’nin Taliban’la ilişkisini koruduğunu tespit eden BM Gözlem ekibi, buna karşın el Kaide’nin Taliban’la irtibatını minimum düzeye düşürdüğünü de not etti. Raporda bu durum, el Kaide’nin “Taliban’ın Doha’da anlaşmasındaki diplomatik pozisyonunu tehlikeye atmak istememesiyle” ilişkilendirdi.