CGTN / John Gong

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) 600 bin can kaybettikten sonra, Bloomberg’in hazirandaki en son salgına dayanıklılık sıralamasında Covid-19 ile mücadele bakımından nihayet dünyanın 1 numarası oldu. Bu sıralama 50 kadar ülkenin “en az toplumsal ve ekonomik rahatsızlıkla virüsü kontrol altına alma başarısını” ölçtüğü kapsamlı bir endeks. Çin aynı çalışmada ancak 8. sırada.

Bloomberg’in gözünden Çin ile ABD’nin karşılaştırılması birçok insan için akıllara durgunluk veren bir şey. Covid-19 döneminde yaşanan 1,5 yıldan sonra, bunu nasıl ölçerseniz ölçün, virüsü kontrol etme başarısı sonunda kaç hayatın kurtarıldığıyla özetlenmek zorundadır Çin’de can kaybı şimdiye kadar 4 binin biraz üzerinde. ABD’de ise 600 binin üzerinde. Öyleyse, Çin’in 4 kat daha fazla nüfusa sahip olduğundan bahsetmesek bile, 150 kat daha fazla ölüm yaşanan bir ülke sıralamada nasıl 7 basamak daha iyi durumda oluyor?

İçimdeki entelektüel merak bir ipucu bulmak için bu endeksin oluşumuna daha derinden araştırmaya yöneltti. Endeks üç grup alt endeks içeriyor, bunların verileri değişik üçüncü kaynaklardan alınmış. Dolayısıyla, Bloomberg’in küresel ağındaki birçok bürodan birinde uydurulmamış gibi görünüyor. Bu üç grup 1) Yeniden açılma, 2) Covid-19 statüsü ve 3) Hayatın kalitesini tanımlayan değişkenler içeriyor.

Yeniden açılma grubu dört değişken içeriyor; aşılama oranı, karantina sertliği ve uçak yolculuklarının toparlanmasını niteleyen iki diğer değişken. Burada, Çin’in bütün bu değişkenlerde ABD’ye göre daha ağır bir darbe aldığı çok açık. ABD’nin aşılama oranı, Biden’ın güçlü aşı kampanyası sayesinde gerçekten yüksek. ABD ne kadar vaka tespit edilirse edilsen Çin gibi kısıtlayıcı türden karantina önlemleri uygulamadı. Ve Avrupa ABD’de üretilen üç aşıyı tanırken, Çin’in aşılarını tanımadığı için, aşılanmış yolcular için açık uluslararası seyahat rotaların için de puan kazandı.

İNSANİ KALKINMA ENDEKSİNİN COVID YÖNETİMİ İLE İLİŞKİSİ VAR MI?

Covid statüsü pozitif test oranları, 100 bin insanda yeni vaka sayısı ve ölüm oranları gibi birkaç değişkeni içeren çok objektif bir ölçüm. Çin’in bu kategoride ABD’yi çok açıkça yeneceğine çok eminim. Hayatın kalitesi kategorisi üç değişken içeriyor; Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) büyüme tahmini, genel sağlık hizmetleri kapsama oranı ve Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Kalkınma endeksi. Çin ve ABD arasında eşleşme karışık bir paket oluşturuyor, Çin GSYİH artışında ABD’yi yenerken, İnsanı Kalkınma endeksinde kaybediyor ve sağlık hizmetlerinin kapsamında muhtemelen kafa kafayalar.

Ama benim bu bakımdan Bloomberg’e karşı kinim, temel olarak diğer şeylerin yanı sıra ABD’nin her şekilde büyük bir farkla önde olduğu kişi başına ulusal gelir, eğitim ve sağlık hizmetlerini ölçen İnsanı Kalkınma endeksini işe katmasından kaynaklanıyor. Ama İnsani Kalkınma endeksinin Covid yönetimi konusu ile ne ilişkisi var? Bloomberg’in bunları umursamadan yaptığı nihai hesaplama ABD’yi birinciliğe yerleştiren bir sonuç veriyor. Ama benim bu endekse en büyük eleştirim, metodolojisinin temel olarak, ilk olarak çalışmanın iki amacının, yani “virüsü kontrol altına alma” ve “en az toplumsal ve ekonomik rahatsızlık” içsel olarak çelişkili olabileceği için, hatalı olmasından kaynaklanıyor. ABD’de 12 Temmuz’daki en son istatistikler ortalama her gün 22 bin yeni vaka tespit edildiğini gösteriyor, bu 14 günlük değişim skalasında yüzde 94’lük bir artışı temsil ediyor.