CRI Türk Dış Haberler Servisi

 Washington yönetimi Avrupa ülkelerinin Çin ve Rusya konusunda yörüngeden çıkmasından endişe ediyor. Blinken bir hafta içinde Avrupa ülkelerine ikinci ziyaretini düzenledi. Çin basınına göre, Blinken’ın kurmak istediği ittifakın “limitleri” bulunuyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrupa ülkelerini kendi çıkarları doğrultusunda seferber etmek için uyguladığı diplomatik markaja hız verdi. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, NATO Liderler Zirvesi ve G7 etkinliklerinin ardından bir hafta içinde ikinci Avrupa turuna başladı. Ziyaretler öncesi açıklama yapan Avrupa ve Avrasya’dan Sorumlu ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Vekili Philip Reeker, “Bu gezi, Başkan Biden’ın Almanya dâhil olmak üzere müttefiklerimizle ilişkilerimizi yeniden inşa etmek için verdiği önceliğin bir devamı niteliğinde.” diye konuştu.

ABD Dışişleri Bakanlığı yayınladığı açıklamada, Blinken’ın ilk durağı olan Almanya’da Şansölye Angela Merkel ile buluştuğu ve gündemin Çin ile Rusya’nın olduğu duyurdu. Görüşmenin ardından kameralar karşısına geçen Blinken da Çin’i kontrol altına alma ya da geri püskürtme gibi bir amaçlarının olmadığını savundu. Blinken ayrıca, Almanya ile birlikte uluslararası düzeni koruma ve meydan okumalara karşı iş birliğini devam ettireceklerini iddia etti.

AVRUPA STRATEJİK ÖZERKLİKTE ISRAR EDECEK

Blinken’ın Almanya mesaisini yorumlayan Çin’in Global Times gazetesi ABD’nin Beijing karşıtı bir ittifakı kurmasının önündeki engelleri vurguladı.  Almanya ve Fransa’nın NATO Zirvesi sonrasında Çin hakkında yaptıkları olumlu açıklamaları anımsatan haberde Avrupa ülkelerinin stratejik özerlik konusunda ısrar ettikleri aktarıldı.

Almanya Başkanı Angela Merkel, NATO Liderler Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamada Çin’den gelecek meydan okunmaların abartılmaması gerektiğinin altını çizmiş ve iş birliği alanlarında odaklanma çağrısında bulunmuştu. Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron da “NATO askeri bir örgüt ve bizim Çin ile ilişkilerimiz sadece askeri konulardan ibaret değil. Dikkatimizi dağıtmamız, Çin ile olan ilişkimizi ön yargılı olarak ele almamız gerekir.”  ifadelerini kullanmıştı. Benzer şekilde İngiltere Başbakanı Boris Johnson, G7 Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamada Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne alternatif olarak sunulan girişimin Çin’e hedef almaması gerektiğini belirtmişti. İngiliz Financial Times gazetesi de diplomatların “Johnson, G7’nin ne olduğunu göstermek istiyor, kime karşı olduğumuzu göstermek istemiyor.” dediğini aktarmıştı.

ANLAŞMAZLIK İTİRAF EDİLDİ

ABD Dışişleri Bakanı Blinken’ın Berlin temaslarında ihtilaf yaşadığı konulardan bir diğeri de Rusya oldu. Almanya ve Rusya’nın NordStream 2 gaz hattı projesini bir tehdit olarak algıladıklarını belirten Blinken “Dostluk için minnettarız, daha da güçlü olmasını istiyoruz, her zaman aynı fikirde değiliz.” itirafında bulundu.  ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Joe Biden yönetiminin şu anda tamamlanmak üzere olan Nord Stream 2 gaz boru hattına ilişkin Trump’ın tutumunu yinelemesi dikkat çekti. Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Mass ise tüm taraflar için kabul edilebilir bir proje üzerinde çalışmak istediklerinin altını çizdi.

Avrupa ve Avrasya’dan Sorumlu ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Vekili Philip Reeker, “Amacımız, Rusya’nın enerjiyi Ukrayna’ya veya açıkçası bölgedeki herhangi birine karşı zorlayıcı bir araç olarak kullanmamasını sağlamak ve bu görüşmeleri sürdürmemizin temeli olmaya devam edecek.” demişti.

Öte yandan Berlin’de ele alınan konular arasında Libya yer aldı. İkinci Berlin Konferansı kapsamında Türkiye ve Rusya’nın Libya’dan yabancı askerlerin çekilmesi hususunda mutabakat sağladığı duyurulurken, konferansa katıldığı için Blinken’a teşekkür eden Merkel şunları kaydetti:

“Libya halkının geleceği hakkında karar vermesi hususunda ortak mesaj vermemiz önemli. Aynı zamanda uluslararası ortakların bu yolda yanımızda yürümesi de önemli. Libya’daki durumun ne kadar stratejik öneme sahip olduğunu biliyoruz. Hem Afrika perspektifinde hem de Afrika Avrupa ilişkileri çerçevesinde.”