Gazeteci-yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Güller, NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’nı değerlendirdi.

NATO üyesi 30 ülkenin dışişleri bakanlarını Brüksel’de iki günlüğüne bir araya getiren NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ayrıntılarına değinen Güller, “Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) yeni Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın mesajlarının sahnelendiği bir toplantı olması bakımından önemliydi. Zira Blinken’ın katıldığı ilk NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’ydı. Bu toplantının kuşkusuz hem Rusya’yı hem Çin’i hem de Türkiye’yi ilgilendiren önemli boyutları vardı. Blinken’ın toplantının ilk gününde verdiği mesaj ile ikinci gün verdiği mesaj arasında fark olduğunu söyleyebiliriz. İlk gün ‘Çin konusunda NATO’nun Çin’e ve yol açtığı medyada okumalara odaklanmasını garantiye almalıyız.’ dedi. Fakat ikinci gün ‘ABD, NATO müttefiklerine Çin konusunda ya biz ya onlar seçeneğine zorlamayacak.’ dedi. Bu aslında oldukça geri bir adım. Çin konusunda Avrupa’yı zorlayamayacağını görmüş ve bunu belirtmiş oldu. Bu bakımdan NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı, Çin konusunda önemi bir gelişme katedememiş diyebiliriz.” dedi.

RUSYA DOĞRUDAN HEDEF ALINIYOR

NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın Rusya konusunda çok ciddi tehditlere sahne olduğunu belirten Güller, “Toplantıda; hibrit, yeni siber saldırılardan ve uluslararası terörden örnekler vererek bütün bunların bir karması olarak Rusya için ‘yeni modern tehdit’ saptaması yapıldı. Bu aslında sürpriz de değil doğrusu. Münih Güvenlik Toplantısı’nda Biden’ın yaptığı konuşmanın devamı. Peki, neden Rusya böyle doğrudan hedef alınıyor? Bu aslında ABD’nin Avrupa’yı yeniden yörüngesine ve denetimine alması arzusuyla ilgili. Bunun yegâne yolu da tehdit algılaması yaratmasından geçiyor. Biden’ın Putin’e ‘katil’ demesi de aslında toplamda Rusya bakışla ilgili bir durum. ABD ve NATO’nun bu durumu sahada da uygulamaya geçirdiğini söyleyebiliriz. Özellikle geçen hafta Karadeniz bölgesinde ciddi askeri hareketlilik oldu. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in ‘Rusya tehdidine karşı Karadeniz’deki varlığımız artıracağız.’ açıklamasından sonra Karadeniz’de tatbikatlar yapıldı. Bunu ve ‘yeni modern tehdit’ yaklaşımını bileştirdiğimizde Avrupa’nın Rus tehdidi ile ABD yörüngesine yeniden sokulmasının bir yolu, yordamı olmuş oluyor.” diye konuştu.

ABD, TÜRKİYE VE RUSYA İŞ BİRLİĞİNDEN RAHATSIZ

Gazeteci Mehmet Ali Güller, NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda Türkiye’nin durumu için ise şunları söyledi:

“ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, ‘Türkiye’yi ittifaka demir atmış halde tutmakta ABD ve NATO’nun güçlü çıkarı var.’ dedi. Bunu aslında yeni ABD yönetiminin Türkiye atığı bir çengel olarak değerlendirilebilir. Aslında bu da sürpriz bir açıklama değil. Çünkü buna benzer bir açıklamayı Blinken daha öncede yapmıştı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in açıklamaları da o Blinken ile paraleldi. Türkiye övgüleri yaptı. Özellikle Türkiye’nin uluslararası terörle mücadeledeki rolü ve mülteci barındırması nedeniyle çok önemli bir müttefik olduğunu belirtti. ABD’nin esas rahatsız olduğu konu; Türkiye’nin Rusya ile iş birliği içinde olması. S-400 bunun bir parçası. ABD’nin Astana sürecine de itirazı var. Türkiye’nin İran ve Rusya ile bölge merkezli dış politika uyguluyor olması ABD’de büyük rahatsızlık uyandırıyor. İşte Karadeniz merkezli çıkış da aslında Türkiye’yi de hedef alan bir çıkış. Bir NATO üyesi olarak Türkiye, yükümlülükler nedeniyle ABD’nin Rusya karşıtı faaliyetlerinin içinde mecburen yer alıyor. Dolayısıyla Türkiye-Rusya ilişkilerini sabote eden eylemler oluyor. ABD, Karadeniz üzerinden Türkiye Rusya ilişkilerini sabote ederek Türkiye’yi Atlantik cephesinde tutmanın bir yolunu bulmaya çalışıyor.”