Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ekonomik İş Birliği Teşkilatı 14. Liderler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ni önemli bulduğunu açıkladığını aktaran İsmet Özçelik, kazan-kazan temelinde Türkiye’nin bu inisiyatifi desteklediğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarihi İpek Yolu’nu tekrar canlandıracak projelere dikkat çektiğini söyleyen Özçelik, “Erdoğan, Çin’e ve Çin’den Türkiye’ye düzenli seferlerin açılmasından memnun olduklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan zirvede İran’a karşı uygulanan tek taraflı yaptırımlara da değinerek, bu yaptırımların son bulmasının bölge ekonomisine katkı sağlayacağını vurguladı.” dedi.

MISIR İLE TÜRKİYE ARASINDA DOĞU AKDENİZ YAKINLAŞMASI

Günün öne çıkan diğer konusunun Doğu Akdeniz’de yaşandığını hatırlatan İsmet Özçelik, Mısır’ın Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon çıkarma ihalesinde ilan ettiği 18 no’lu blokun Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’e (BM) bildirdiği kıta sahanlığıyla uyuştuğunu belirtti.

Bu durumun Mısır’ın Türkiye’nin sınır hattını kabul etmesi olarak yorumlandığını vurgulayan Özçelik, “Mısır ile anlaşma yapan Yunanistan endişelendi. Yunan basını ‘Kahire’den Ankara’ya açık kapı’ başlığını kullandı. Mısır’ın bu tavrı Türkiye’den de olumlu karşılandı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin Mısır ile anlaşabileceğini bildirdi. Çavuşoğlu, Mısır’ın daha önce Yunanistan ile yaptığı anlaşmayı hatırlatarak, ‘Mısır kendi kıta sahanlığı içinde sismik araştırmalarını sürdürüyor. Biz bunu olumlu karşılıyoruz.’ dedi. Çavuşoğlu daha sonra, Türkiye ve Mısır’ın Doğu Akdeniz’in en uzun kara sınırına sahip iki ülkesi olduğuna dikkat çekti. Türkiye ile Mısır arasında bir süredir görüşmeler sürüyordu. Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmed Hassan, Çavuşoğlu’nın açıklamalarını olumlu olarak gördü. Mısırla Türkiye arasında süren gerginliğin yumuşaması açısından bu açıklamalar önemli.” diye konuştu.

BIDEN YÖNETİMİ ULUSAL GÜVENLİK STRATEJİ KILAVUZUNU YAYINLADI

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın göreve başlamasının üzerinden 45 gün geçtiğini anımsatan İsmet Özçelik, Biden’ın “Geçici Ulusal Güvenlik Stratejik Kılavuzu”nu yayınladığını bildirdi.

Yayınlanan belgede, ABD’nin en güçlü askeri varlığının Pasifik bölgesi ve Avrupa olacağının göze çarptığını aktaran Özçelik, “Orta Doğu’daki askeri varlığın ise belirli ihtiyaçlara cevap verecek kadar bırakılacağı belirtildi. Belgede ‘ABD’nin kaderi bugün daha önce hiç olmadığı kadar içinden çıkılmayacak şekilde kıyılarımızın ötesindeki olaylara bağlı hale gelmiştir.’ denildi. Yeni tip koronavirüs salgınından, iklim değişikliğine, Çin ve Rusya gibi ABD’ye rakip güçlerin yükselişinden küresel çapta yükselen milliyetçiliğe kadar birçok konunun ABD için tehdit teşkil ettiği aktarılan belgede, karşılaşılan sorunların fiziki engelleri tanımadığı kaydedildi. ABD’de uzun süredir tartışılan konulardan biri bu. Gerek teknoloji alanında gerekse üretim alanında Çin’in hızlı büyümesi dünyadaki birçok dengeyi altüst etti. Çin’den yapılan son açıklamada, dünyadaki imalatının yüzde 30’unun Çin’de gerçekleştiği vurgulandı. ABD açısından Çin’e karşı ciddi bir yenilgi izlenimi ortaya çıkıyor. ABD’liler de bunu kabulleniyorlar. ABD, Çin ile teknoloji yarışında baş etmek yerine ambargo koymak gibi bir durum belirlemiş vaziyette.” ifadelerini kullandı.

BLINKEN ABD’NİN “DARBELER” GEÇMİŞİNİ İTİRAF ETTİ

Biden yönetiminin kritik isimlerinden Dışişleri Bakanı Anthony Blinken’ın da ilginç açıklamalarda bulunduğunun altını çizen İsmet Özçelik, Blinken’ın ABD’nin demokrasi bahanesiyle yaptığı darbeleri itiraf ettiğini dile getirdi.

Blinken’ın, ABD’nin artık demokrasiyi pahalı askeri müdahaleler ya da otoriter rejimleri güç kullanarak devirme girişimlerini kullanmayacağını belirttiğini ifade eden Özçelik, “Blinken, ‘Bu taktikleri eskiden kullandık ve başarılı olamadılar. Bu taktikler, ABD halkına olan güveni zedeledi.’ dedi. 12 Eylül’de Türkiye’deki darbede de ABD’li yetkili ‘Bizim çocuklar başardı.’ diyerek darbede payları olduğunu itiraf etmişti. Blinken bu işi farklı yapacaklarını bu tür işlere girişmeyeceklerini söyledi. Ne kadar gerçek bilemiyoruz. ABD ne zaman demokrasiden bahsetse o ülkede demokrasi dışı hareketler ortaya çıkıyor. Blinken, ABD’nin Çin ile mücadelesini de önemli bir öncelik olarak saydı. Çin’in ABD ile ilişkilerini 21. yüzyılın en büyük jeopolitik sınavı olarak tanımladı.” değerlendirmesinde bulundu.