Avrupa Birliği’nin (AB) Güney Kıbrıs üzerinden gönderdiği aşıların “iki egemen devletin eşitliği temelindeki politikalarına” uymadığını ve gönderilen aşılara sıcak bakmadığını ifade eden Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “Aşılar insancıl bir konu ama ana vatanımız bize aşı gönderdiği sürece, bizim Rum üzerinden gelecek olan aşılara ihtiyacımız yok.” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İstanbul’da yayın yapan CRI Türk FM’deki “Güçlü Özgan ve Barış Mutlu ile Manşet” programına konuk olarak açıklamalarda bulundu.

İlk olarak, 27-29 Nisan tarihlerinde, Cenevre’de gerçekleşmesi beklenen 5+BM gayrı resmi görüşmede “AB’nin masaya oturmasına karşı olduğu” yönündeki açıklamalarının sorulması üzerine konuşan Bakan Ertuğruloğlu, “AB sanki ‘tarafsız’ bir örgütmüş gibi algılanmaya devam ediliyor. Ben buna katılmıyorum; AB bir taraftır. Bir Rum devleti olan sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’ni, ‘komşularla sıfır sorun’ gibi Kopenhag kriterlerine uymayan, hiçe sayan bir devleti üye yapan bir örgüt kesinlikle tarafsız bir örgüt olarak algılanamaz.” dedi.

“AB’NİN CENEVRE’DEKİ MASAYA OTURMASINA TÜRK TARAFININ İZNİ YOKTUR”

Ertuğruloğlu, “AB uğruna ölecek, AB’ye Leyla gibi bakan insanlarımıza bir mesaj olması adına bu görüşü ortaya atıyoruz” diyerek, şöyle devam etti:

“5+BM görüşmesi, Türk tarafının talebidir. Bu 5 kimlerden oluşur? Adadaki iki ayrı taraf, üç garantör ülke ve Birleşmiş Milletler (BM). AB’nin böylesi bir masada yerinin olmasının gerekçesini birileri izah etmeli. Bunun mantıklı bir gerekçesi olamaz. AB, aleyhimize taraftır. Çözülmemiş bir Kıbrıs sorununu göz ardı ederek, tüm adanın yasal temsilcisiymiş gibi sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’ni AB’ye üye yapan örgütün, bizim açımızdan tarafsız bir statüsü olduğunu düşünmek söz konusu değildir. Onların bu masada oturmasına onay vermediğimizi bildirdik. AB, tabii ki Cenevre’de olacak, masadaki taraflarla ikili görüşmeler yapabilirler ama masaya oturmalarına Türk tarafının izni yoktur.”

ERTUĞRULOĞLU’NUN PENCERESİNDEN “KONFEDERASYON”

Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin savunduğu “konfederasyon” modelini kendi penceresinden anlatması talep edilen Ertuğruloğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Konfederasyon, egemen devletlerin kurduğu otaklıktır; federasyon ise toplumların kurduğu egemenlik içermeyen ortaklıktır. BM, federasyon müzakereleri ile 52 yılımızı boşa harcattı. Federasyon, BM parametreleri haline geldi. Biz diyoruz ki; 1960 Cumhuriyeti’ni hatırlayalım. Siyasi eşitlik var mıydı? Vardı. İki toplumluydu, iki bölgeli değildi, fonksiyonel bir federasyondu. Karar alma mekanizmasında Türklerin etkin katılımı vardı. Cumhurbaşkanı muavininin veto hakkı vardı. Böylesi bir düzenin başına gelenleri, Aralık 1963’ten itibaren Kıbrıslı Türklerin başlarına gelenlerini anımsayarak, halen daha federasyon çağrısı yapmak, bizim için kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.”

“OLASI YENİ BİR ORTAKLIK, 1960 CUMHURİYETİ’NDEN DAHA SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNE OTURTULMALI”

Bakan Ertuğruloğlu, “Eğer iki eski ortak arasında yeni bir ortaklık kurulacaksa –olması şart değil- 1960 ortaklığının kurulduğu yapıdan daha sağlam temeller üzerine oturtulmalı ki, 1960 Cumhuriyeti’nin başına gelenler gelmesin. Rumların Enosis sevdasının devam ettiğini biliyoruz. Olası yeni sistem, daha sağlam temeller üzerine kurulmalı.” dedi.

“SİYASİ EŞİTLİK OLACAKSA, EGEMEN EŞİTLİK ZEMİNİNE OTURTULMASI GEREK”

Kurulması olası “konfederal” ortaklığın bozulması halinde, Kıbrıslı Türklerin 1963’ten bu yana devam eden uluslararası anlamda düştüğü duruma tekrardan düşülmemesi gerektiğini ifade eden Ertuğruloğlu, “Siyasi eşitlik olacaksa, egemen eşitlik zeminine oturtulması gerek. 60 Cumhuriyeti’nin tecrübesinden haklı olarak çıkarttığımız netice budur.” diye konuştu.

“RUM DEVLET, BİZ TOPLUM”

Müzakerelerin eşitler arasında yürütülmesi halinde başarı şansı olduğunu söyleyen Ertuğruloğlu, “Ortaklığı bozmasına rağmen tanınan Rum, devlet oldu, ambargolar altında ezdirilmeye çalışılan ise toplum. Rum devlet, biz toplum. Bu, eşitsizlik temelinde bir müzakeredir. Müzakerelerin bir anlamı olacaksa, bu eşitler arasında olur. Bunun adına konfederasyon denir.” ifadelerini kullandı.

AŞI KONUSU… “NÜFUSUN OLMASI GEREKEN KADARININ AŞILAMA SÜRECİNE GİREN ÜLKELERDEN BİRİYİZ”

Pandemiyle mücadele ve aşı konularının sorulması üzerine Bakan Ertuğruloğlu, “Ana vatan bize aşılarımızı gönderiyor. Nüfusun olması gereken kadarının aşılama sürecine giren ülkelerden biriyiz. Tamamlamadık mı? Hayır. Daha aşıya ihtiyacımız var. İhtiyaç duyduğumuz aşıları zaten Anavatan bize göndermiştir, gönderemeye de devam edecektir, kuşkumuz yok.” dedi.

AB’DEN GÖNDERİLEN AŞILAR…

Bu söylemlerine ilaveten, AB’den Kıbrıs Türk toplumu için gönderilen aşılara da değinen Ertuğruloğlu, “İçimizden birileri, bunu böyle görmediğini ifade ediyor ama ben buna katılmıyorum; ‘AB bize ayrı kanaldan direkt aşı yardımı yapıyor.’ şeklindeki iddiaya katılmadığımı açıkça söylemek isterim.” dedi.

“AB’NİN GÖNDERDİĞİ AŞILAR, KIBRISLI TÜRKLERLE ALAY EDERCESİNE, CÜZİ MİKTARLARDA”

AB’nin Güney Kıbrıs üzerinden gönderdiği aşıların “cüzi miktarda, Kıbrıslı Türklerle alay edercesine miktarlarda” olduğunu söyleyen Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:

“(AB’nin) Buraya gönderdikleri, bizimle alay edercesine cüzi miktardaki aşıları sorsanız, ‘üyeleri olan sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’ne gönderdikleri aşıların bir bölümünü de Türk toplumuna yönettik’ diyecekler. Biz iki ayrı, iki egemen devletin eşitliği temelinde bir politika savunurken, AB’nin bize yönelik, sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin azınlık toplumu muamelesi yapmasına çok da sıcak bakmamamız gerektiğini düşünüyorum.”

“BİZİM RUM ÜZERİNDEN GELECEK OLAN AŞILARA İHTİYACIMIZ YOK”

Bakan Ertuğruloğlu, “Aşılar insancıl bir konu ama ana vatanımız bize aşı gönderdiği sürece, bizim Rum üzerinden gelecek olan aşılara ihtiyacımız yok. Bunu, benim gibi düşünmeyenler olduğunu bilerek söylüyorum. Ben, Güney’den gelen AB’nin gönderdiği aşılara sıcak bakan biri değilim. Zaten gönderdikleri miktarlar, lafı edilecek miktarlar bile değil.” dedi.

Kaynak: Kıbrıs Postası