Son günlerin en çok konuşulan konusu, kripto para. Geleneksel paranın yerini mi alacak? Dijital paraların geleceği nasıl şekillendireceğine ilişkin soru işaretleri var. Uzmanlar ise temkinli.

Ekonomi alanı baştan yazılıyor. Öyle ki, yakın bir gelecekte bildiğimiz normal para birimleri bile tarih olabilir. Yastık altı paranın yerini dijital para alıyor. Son günlerin en çok konuşulan konuların başında kripto para borsası ve dijital para geliyor. Bitcoin geçen hafta içinde 50 bin doları aşarak rekor kırdı. Yatırımcıların gözü kulağı burada.  

Kuralları belli olmayan bu konu hükümetlerin en önemli gündem maddesi. Hindistan kripto para birimlerini yasaklayan bir yasa teklifi sunmaya hazırlanıyor. Teklif yasalaşırsa Hindistan kripto para birimleri bulundurmayı yasa dışı yapan ilk büyük ekonomi olacak.  

Güney Kore’nin ağır yaptırımlar içeren kurallar getirmesi öngörülüyor. Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’da Merkez Bankası’nın bu konu üzerinde çalıştığını belirterek alt yapı çalışmaları yapılacağını duyurdu. Öte yandan Antalya’da bir dükkân kripto parayla tost satmaya başladı. 

Finans tarihinin ilk kez karşılaştığı bu kripto paralar, kara para aklamalar, veri madenciliğinde yaşanan sorunlar ile gündemimizden düşmeyecek gibi görünüyor. Yasaklamaların, spekülasyonların havalarda uçuştuğu, kuralları henüz belli olmayan, denetimin yapılamadığı bu kripto paralar nasıl bir sistem yaratacak henüz bilinmiyor.

CRI Türk’te yayınlanan Yakın Gelecek programında konuyu ele alan İlkay Akkaya, dijital paranın yakın geleceğin önemli gündem maddelerinden bir olacağını belirterek, Gazeteci Recep Erçin ile “Nerden çıktı bu kripto para?”, “Bu iş nereye evrilecek?”, “Kâğıt paralar hayatımızdan tamamen çıkacak mı?”, “Geleneksel ekonomiler yok mu olacak?” sorularına yanıt aradı. 

NE DEĞERLİ, NE DEĞERSİZ?

Erçin, Kripto paranın çıkış macerasını şöyle anlattı:

“Finansal kriz ile birlikte çok fazla para basıldı. 2008 krizi öncesi dört büyük merkez bankasının bilançosu 11 trilyon dolar civarındayken şimdi 28 trilyon dolara çıktı. Borsalar şişmiş vaziyette. Dolayısıyla finansal sistemde teknolojinin gelişmesiyle beraber yeni alana yatırımcılar kaymış görünüyor. Özellikle pandemiyle beraber çok fazla bireysel yatırımcı borsalara girdi. Altın alıcısı oldular. ‘Bitcoin’ diye bir spekülatif ‘yatırım aracı’ da gündeme gelmiş oldu. ‘Yatırım aracı’ ifadesinin tırnak içinde kullanıyorum çünkü insanlar bunu hakikaten para kazanmak için kullanıyorlar. Yapılan yatırımda trilyon doları aşmış durumda. Ben bunu tehlikeli olarak görüyorum. Schrödinger’in bitcoin’i dendi. Bu ifadeyi çok önemsedim. Bitcoin, dediğimiz mesele ne gerçek anlamda bir değer ifade ediyor ne de gerçek anlamda değersiz. Sizin ona değer verdiğiniz ölçüde geçerli. İki sebep var. Birincisi geleneksel piyasa yorumcularına göre, Bitcoin, spekülatif bir yatırım aracı. Bitcoin yerine siz Salda Gölü’nde bulunan bir taşı piyasaya koyun ve bu çok değerlenecek gibi birtakım spekülasyonlarla beraber insanlarına bu yatırıma çekebilirsiniz. Fakat ‘kripto para’ dediğimiz şeyin altında blok zinciri dediğimiz bir teknoloji var. Blok zincir teknolojisinde diyorlar ki, bütün dünyadaki sistem buraya aktarılacak. Şöyle bir tez ortaya konuluyor: Bu sistemde bir işlem yapıldığında bütün kullanıcılar o işlemi aynı anda görebiliyorlar. Dolayısıyla demokratik bir sistem ortaya çıkıyor. Fakat bugünkü mevcut haliyle bütün dünya merkez bankaları kullandıkları para politikalarını, parayı nasıl bastıklarında çok şeffaf değiller. Bu kripto paralarla beraber dünya yeni bir finansal mimariye evrilecek. Bu finansal mimaride de bu kripto paralar bizim kullandığımız paralar haline gelecek. Bir merkezi sisteme bağlı olmadan herkesin merkezi sistem olduğu bir yapıda demokratik bir parasal sistem kurulmuş olacak. Herkes kendi parasının değerini kendi belirlemiş olacak.”

GEÇİŞ KOLAY OLMAZ

Ortaya atılan bu tezlerin gerçekleşebileceğini belirten Erçin, klasik para politikasından vazgeçmenin öyle kolay gerçekleşmeyeceğine işaret ederek, şunları söyledi:

“Gerçekten böyle olabilir mi? Olabilir. Mevcut durumda biliyorsunuz ki parayı devletler basar, değerini devletler belirler ve bir paranın arkasında o devletin ekonomik büyüklüğü vardır. Amerikan dolarının arkasında Amerikan ordusu vardır. Amerikan hükümetinin gücü vardır, Amerikan hukuk sistemi vardır. Amerika’nın 20 trilyon dolarlık ekonomisi vardır. Çin’in de öyle. Yakın zamanda Merkez Bankalarının Başkanlarından, Fed Başkanından, Türkiye Hazine Maliye Bakanından kripto para meselesinin sakıncalı olduğunu duyduk. Mevcut konvansiyonel paraların yerine eğer kripto paralar geçecekse bir defa Merkez Bankalarının elinden senyorajları almış oluyorsunuz. Merkez bankaları bundan feragat etmek istemeyeceklerdir.”

Erçin, sürecin kontrolsüz gittiğine vurgu yaparak, denetimsizlik nedeniyle suç gelirlerinin aklandığı, ülkelerden para çıkışının sağlamak için kullanıldığı bir sisteme dönüştüğünü bildirdi.

DİJİTAL PARA İLE KRİPTO PARA FARKLI

Dijital paralar ile kripto paraların birbirinden farklı olduğunu dile getiren Erçin geleceğin nasıl şekilleneceğini ise şöyle anlattı:

“Dijital para dediğimiz şey zaten hâlihazırda kullandığımız akbilimizde, kredi kartımızda olan para. Çin yakın zamanda dijital paraya geçiş hamlesi yaptı. Dünyada öncü oldu. Çin öncü olunca dünya birdenbire panik yaşadı. Biz de bir an önce dijital paraya geçmeliyiz, dediler. Hatta dolar hakimiyetine son verip yeni bir dünya parası ortaya çıkarmalıyız, önerileri yapıldı. Dijital paranın tam anlamıyla faaliyete geçmesi için piyasadaki kâğıt parayı ortadan kaldırmamız gerekiyor. Kâğıt para kalktığı takdirde piyasadaki kayıt dışılık önlenecek. Fakat ekonomik aktörler bu kayıt dışılıktan kolay kolay vazgeçmeyecektir. Dolayısıyla bu anlamda bir kripto paraya kayış olabilir veya altınla işler döndürülmeye başlanabilir.”