CGTN / Richard Ponzio

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun geçen ay New York’ta toplanmasından sonra, BM’nin Afganistan’da daha büyük bir rol alması istenmeye başlandı. Taliban hevesle uluslararası tanınma peşinde ve küresel ile bölgesel güçlerin bu tanımayı vermesi gerekiyor ama ancak, BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Afganistan konusundaki son kararları ve resmi açıklamalarına uygun olarak, belirli siyasal ve insanı koşullar yerine getirildikten sonra.

BM bu sürece yardım etmek için iyi bir konuma sahip. Afganistan’da geçen 40 yılda neredeyse sürekli devam eden savaş sırasında, BM durumla ilgilenmeye devam etti. Binlerce kendini adamış BM çalışanı insani acıları azaltmak için olağanüstü riskler üstlendi ve 1990’ların sonlarında Taliban ile rakipleri arasındaki görüşmeleri sağladı. Bugün, Batı’nın neredeyse bu gruba karşı hiç olmayan baskı gücü dikkate alınırsa, BM uzlaşma, insani yardım sağlama ve kalkınmayı teşvik etme konusunda merkezi rolünü üstlenmek zorunda.

BM İNSANİ YARDIM SAĞLAMA KONUSUNDA MERKEZİ ROLÜNÜ ÜSTLENMELİ

Bu işlevler ek yapılar, çalışanlar ve kaynaklar gerektirecek. Güvenlik Konseyi 17 Eylül’de BM Afganistan’a Yardım Misyonu’nun görev süresini 6 ay uzattı ve Genel Sekreter Antonio Guterres’den 31 Ocak 2022’ye kadar Misyon’un geleceği ile ilgili “stratejik ve operasyonel önerilerde bulunmasını” istedi. İleri bakıldığında, BM’nin Afganistan’daki rolü en az 5 kilit alanda uzatılmalıdır.

İlk olarak, Güvenlik Konseyi’nin son “Afganların yönettiği, ağanların sahip olduğu ulusal uzlaşma süreci” çağrısına destek olarak, BM bütün çatışan taraflara arabuluculuk yapmak zorundadır. BM bölgede hükümetlere bağlı ve hükümet dışı barışı sağlama örgütleri ile uzun süreli çalışma geçmişi nedeniyle, daha çeşitli, geniş tabanlı bir hükümetin kurulması çabalarında tarafsız ve deneyimli danışman olarak hizmet edebilir. BM’nin Afganistan’da 2001-2005’te bir hükümet kurmak için yapılan Bonn Anlaşması’nın uygulanmasındaki rolü bu süreci yönlendirebilecek bir çerçeve sunabilir.

 Guterres’in Afganistan ve Bölgesel Konulardaki temsilcisi Jean Arnault, Bonn Anlaşması müzakerelerinde merkezi bir rol oynayan ünlü BM sorun çözücüsü Lakdar İbrahimi’nin yardımcısıydı.

BM TARAFLARA ARABULUCULUK YAPMALI

İkincisi, insani bir krizi önlemek için BM Taliban, küresel liderler, bölgesel güçler ile bağışçılar arasındaki uzlaşma ve yapıcı bir ilişkiyi sağlamalıdır. Afganistan yaşanan savaşların tümünün önemli bir uluslararası unsuru vardı ve temel güvenlik ile istikrar -kalıcı bir barışa benzeyen bir şeyi söylemeye bile gerek yok- ülkenin komşuları ve Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri arasında bir iş birliği olmadan mümkün değildir.

Üçüncüsü, BM’nin görevi hayati insan hakları sorunları konusunda düzenli izleme ve Güvenlik Konseyi’ne rapor vermeyi içermelidir. Taliban uluslararası olarak tanınmak ve arzuladıkları bildiren Afganistan’a yardımı almak için uluslararası olarak üzerinde anlaşılmış bir dizi siyasi ve insani koşula uymak zorunda kalacaktır. Bu koşulların kapsayıcı ve temsil edici bir hükümet yönünde ilerleme sağlanması, uluslararası terörist ülkelerin Afganistan’a dönmesini önleyecek önlemler ve sivilleri korumaya yönelik adımları içermelidir.

Dördüncüsü, BM tıbbi yardım, gıda yardımı ve diğer bağışların koordine edilmesine yardım edebilir. BM Afganistan Özel Temsilcisi Deborah Lyons ağustosta Güvenlik Konseyi’ne verdiği brifingde, 18,5 milyon Afgan’ın -ülke nüfusunun neredeyse yarısı- insani yardıma ihtiyacı olduğunu belirtti. Kuraklık ve Covid-19 salgınının ağırlaştırdığı bu alarm verici gidişi dikkate alarak, BM, 13 Eylül’de Cenevre’de Afganistan’daki insani durumla ilgili bir yüksek düzeyli bakanlar toplantısı düzenlediği ve toplantıda hükümetler 1,2 milyar dolardan fazla yardım yapma sözü verdi.

AFGANİSTAN İÇİN EN AZ KÖTÜ SEÇENEK

Son olarak, BM Afganistan’ın geleceğinin inşa edilmesinin kilidi olacak uluslararası kalkınma yardımının örgütlenmesinde hayati bir role sahip. Bu yardımın hedefi, sağlık, eğitim ve enerji üretimi dâhil temel kamu hizmetlerinin verilmesinin devam ettirilmesi olmalıdır. İkili yardımlar muhtemelen düşeceği için, BM acil emanet fonlar üzerinden uluslararası yardımın asli denetim kurumu ve kanalı olarak hizmet edebilir.

İbrahimi, Bonn Anlaşması’nın uygulanmasının denetlenmesinde kendi BM liderlik rolü konusunda “En büyük hatalarımdan biri 2002 ve 2003’te Taliban ile konuşmamaktı… bizimle konuşmaya niyeti olanlarla konuşmamız gerekirdi.” demişti. Uluslararası toplum bu hatayı tekrar yapmamalı. Taliban da şimdi kontrol ettikleri ülkenin 2001’e kadar yönettikleri ülkeden çok farklı olduğunun farkında. BM’nin biraz cesaretlendirmesi ile, Taliban belki de Afganların, yeni, eğitimli kuşağı ile vahşi şiddet, yıkıcı yolsuzluk ve yaygın yoksunluktan uzaklaşılmasına yol açacak bir kalkınma rotasına girmek için birlikte çalışmaya ikna edilebilir. Böyle bir yaklaşım yakın dönemde uluslararası toplum ve her şeyden önce Afgan halkı için en az kötü olan seçeneği temsil ediyor.