China Daily

Birleşik Krallık’ın 2020’nin ikinci çeyreğinde Çin’den diğer ticari ortaklara göre daha fazla mal ithalatı yapması, Çin ile ticaretin Birleşik Krallık ekonomisi açısından ne kadar önemli olduğunu ayan beyan ortaya koyuyor. Bu ayrıca, Başbakan Boris Johnson’ın, 12 Şubat’ta Downing Sokağı’ndaki yuvarlak masa toplantısında neden “Çin kültürüne ve insanına karşı derin saygı ve sevgi duyduğunu” ilan ettiğini açıklıyor. 

Johnson’ın Ekonomik ve Finansal Diyalog ile Çin-Birleşik Krallık Ortak Ticaret  ve Ekonomik Komisyonu forumlarını yeniden faaliyete geçirerek iki ülke arasındaki resmi ticaret görüşmelerini yeniden başlatmayı istediğinin işaretini verdiği bildirildi. 

Johnson’ın, ülkesinin 2020’de yüzde 9,9 düşüşle G7 sanayi ülkeleri arasında en kötü ekonomiye sahip olarak “siyasi zorluklar ne olursa olsun” Çin ile ticareti teşvik edilmesini göklere çıkarması gerektiği anlaşılabilir. Ekonomi beklentileri, ya Covid-19 salgını ya da karşı karşıya bulunduğu Brexit sonrası zorluklar yüzünden bu yıl parlak görünmüyor. Aslında ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, her iki ülkenin çıkarına olacaktır. Her ikisi için de daha fazla ekonomik ilişkiyi kabul etmemeleri için bir sebep yok.  

İKİ ÜLKE ARASINDAKİ SİYASİ FARKLILIKLAR BİRLEŞİK KRALLIK TARAFINDAN UYDURULANLARDIR

Boris Johnson, Çin iş çevrelerinin temsilcileriyle görüşürken ilişkilerin güçlendirilmesini göklere çıkarmasına rağmen, başka konular üzerine Çin hakkında konuşurken, virüsün çıkış yeri ve Çin’in iç işleriyle ilgili kışkırtıcı ifadeler kullanarak farklı bir kişiye dönüşüyor. Açıkçası deneyimli bir kişi olan Başbakan, partisi içindeki unsurları yatıştırmaya çalışırken, aynı zamanda yeni Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin gözüne girmeye çalışıyor.  

Bu suretle hükümeti, Xinjiang Uygur özerk bölgesindeki uydurulmuş insan hakları ihlallerine dayanarak ve Hong Kong Özel İdari Bölgesi’ndeki yeni ulusal güvenlik yasasını lekeleyerek Çin’e karşı mücadelede ABD önderliğini izledi.

Başbakan ve hükümeti, ne Çin’in Hong Kong üzerindeki egemenliğine ne de uluslararası yasalar ile konvansiyonlara saygı gösteriyor. Xinjiang konusunda, sözde insan hakları ihlallerinin bölgeyi Çin’den ayırmak isteyen ayrılıkçılar tarafından uydurulduğu gerçeğini görmezden geliyorlar. Çin hükümeti Xinjiang’ın ekonomisini teşvik etmeye, Uygurların ve diğer etnik grupların yaşam standartlarını geliştirmeye yardımcı olmak için elinden geleni yaptı.

Başbakan ve hükümeti, Çin’in imajını yersiz suçlamalarla lekelerken, aynı zamanda bu ülke ile ekonomik iş birliğini geliştirerek ülkesinin ekonomisini kurtarmayı beklememelidir. Johnson’ın söz ettiği iki ülke arasındaki siyasi farklılıklar, Birleşik Krallık tarafından uydurulanlardır ve kendisi bunlara son vererek hızlıca çözüm üretebilir.