China Daily

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avustralya’nın izinden giden Birleşik Krallık İçişleri Bakanlığı, “düşmanca casusluk faaliyeti” olduğunu iddia ettiği şeye karşı koymak için yabancı ajan kayıt planını nihayet oluşturdu.

Başbakan Boris Johnson tarafından 11 Mayıs’ta resmi olarak duyurulması beklenen plan teklifinde, ülkedeki yabancı hükümetler adına çalışan tüm bireylerin mevcudiyetlerini bildirmeleri gerekecek; bunun yapılmaması halinde suç işlemiş sayılacaklar. Her ülke, tanımladığı her türlü tehdide karşı kendini koruma hakkına sahiptir. Ancak algılanan güvenlik tehditlerini savuşturmak başka bir şey, ülkede yabancı bir hükümet için çalışan tüm bireyleri jeopolitiğin ilgi merkezine koymak başka bir şeydir.

Birleşik Krallık medyası, Rusya ve Çin’in adını vererek planın mimarlarının tam olarak hangi “düşman devletler” olduklarını gizlemedi. Aslında, İngiliz istihbarat birimi geçen yaz konuyla ilgili ciddi tartışmalara başladığında, endişelendikleri ülke Rusya’ydı. Birleşik Krallık-Rusya ilişkisi, yabancılar için anlaşılması zor çok sayıda gizemle doludur. Şimdi ise Çin söz konusu olduğundan Birleşik Krallık’ta neler olup bittiğini anlamak insanlar için bir o kadar daha zor.

Aslında, çoğu insan son zamanlarda neyin yanlış gittiğini merak ediyor. Çin, İngiliz politikacıların İngiltere’nin artık Hong Kong üzerinde egemenliğe sahip olmadığını kabul edememesinden rahatsız olduğunu ifade etse de, çok az kişi Çin’in Birleşik Krallık için bir güvenlik tehdidi oluşturduğuna inanır. Aksine, günümüz Çinlilerinin çoğu, Avrupa Birliği’nden (AB) çıktığı için umutsuzca arkadaş arayan Birleşik Krallık’ı ideal bir iş ortağı olarak görecek.

Çinli ve İngiliz siyasetçilerin son on yılda iki ülkenin ilişkileri hakkında söylediklerini dinlediyseniz, bu genel anlamda iş, iş ve işti. Birleşik Krallık, ABD’ye bağlılığının göstergesi olarak pahalı ama aslında gereksiz olan yeni uçak gemilerinden birini Güney Çin Denizi’ne gönderme sözü de dâhil olmak üzere arada tuhaf davrandığı oldu.

Belki de teklif edilen kayıt planı pek bir fark yaratmayacak. Ancak, İngiltere medyasının da belirttiği gibi, Çin gerçekten de İngilizlerin gözünde düşman bir devlet olarak görülüyorsa, işler çok farklı olacaktır, çünkü bu genel ilişkinin doğasını değiştirir. Düşman olarak algılanan bir ülkeye karşı korunmak ve aynı zamanda kalkınmanın getirilerini paylaşma umuduyla onu misafir olarak ağırlamak çok zor olacaktır.