Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, görevdeki 100. gününü geride bıraktı. ABD’de başkanların ilk 100 gündeki icraatlarını değerlendirmek, önemli bir siyasi gelenek çünkü ilk 100 gün bir başkanın ülkeyi yönetme şekli ve kampanya vaatlerini hayata geçirmesi konusunda öngörü sağlıyor.

1932 yılında Büyük Buhran döneminde başkanlık görevini devralan Franklin D. Roosevelt gibi Biden da kriz döneminde göreve başladı. Tüm dünyayı etkisi altına alan zorlu pandemi sürecinde Biden, vaatlerini gerçekleştirme amacıyla hızla harekete geçti.

İlk Kongre konuşmasını geçen hafta yapan Joe Biden, 20 Ocak 2021’den bu yana ilk kez Kongre ortak oturumunda Senato ve Temsilciler Meclisi üyelerine hitap etti. Biden konuşmasında salgınla mücadeleden dış politikaya kadar pek çok önemli konuya temas etti ve zenginlere vergi ile aile yardım planına ilişkin detayları aktardı.

1,8 trilyon dolarlık Amerikan Aileler Planı’nın iyi eğitime erişimi mümkün kılacağını bildiren Biden, planın kaliteli ve uygun fiyatlı çocuk bakımına erişimi de sağlayacağını dile getirerek, planla 12 haftaya kadar ücretli aile ve tıbbi iznin de sağlanacağını, milyonlarca aileye doğrudan nakit yardımı yapılacağını anlattı. Biden bu planların nasıl finanse edileceğine de değinerek, bütçe açıkları artırılmadan bunun yapılabileceğini kaydetti.

ABD’nin salgın konusunda özellikle Donald Trump döneminde attığı yanlış adımlar çok fazla eleştirilmişti. Başkan Biden, bu bağlamda salgınla mücadele konusunda yönetim olarak yaptıklarını paylaştı ve ilk 100 gününde 100 milyon Covid-19 aşısı sözü verdiğini, şu ana kadar 220 milyon doz aşı vurulduğunu ve ülkenin tüm olanaklarını aşı için seferber ettiklerini hatırlattı. Art arda kararnamelere imza atan Joe Biden, özellikle Kongre’den geçirdiği ekonomik teşvik paketi ile dikkat çekerken ilk 100 gününde Amerikalılar’a 100 milyon aşı uygulanması hedefine de erken ulaştı.

BIDEN’IN EN ZOR SINAVI “GÖÇMENLİK” KONUSUNDA

Biden göreve geldikten sonra yapılan çok sayıda anket mevcut. Örneğin, ABD’de ABC News ve Washington Post’un ortaklaşa yaptığı ankete göre, Donald Trump’la girdiği başkanlık yarışını yüzde 51,3 ile kazanan Joe Biden, Beyaz Saray’daki ilk yüz günündeki performansı ile halkın yüzde 52’sini memnun etti. 20 Ocak’ta Başkanlık görevini devralan Joe Biden’ın en beğenilen icraatı, Covid-19 pandemisi yönetimi oldu.

Başkan Biden, görevindeki ilk yüz gününde en düşük notunu “sınırları yönetimi”nden aldı. Zira Amerikalıların sadece yüzde 37’si Biden’ın göçmen politikalarından memnun. Bilindiği üzere, “göçmenlik” ABD’nin çözüm bekleyen konularının başında geliyor. Biden, Kongre konuşmasında göçmenliğe de değindi ve “Göçmenlik konusundaki yorucu savaşı bitirelim. 30 yıldan uzun süredir siyasetçiler göçmenlik reformundan bahsediyor ama hiçbir şey yapılmıyor. Şimdi bunu düzeltme zamanı.” ifadesini kullandı.

Göreve geldiğinde Covid krizi ile sonuçlarını kontrol altına almaya yoğunlaşan Biden, şimdi büyük devlet yatırımları, zenginlerden ve şirketlerden daha fazla vergi kesintisi gibi planlarının yanı sıra iklim politikası ile dış politika konusundaki açıklamalarıyla öne çıkıyor. Avrupa ise, Biden’ın mali ve sosyal politikalar yaklaşımını yakından takip ediyor.

“Dış politika” demişken, Biden’ın konuşmasında Çin ve Rusya ile ilgili vurguları da önemliydi. Biden açıklamasında dış politika konusunda verdikleri sözleri anımsatarak, “Çin de dâhil tüm ülkelerin küresel ekonomide aynı kurallarla oynadığından emin olacağım. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile telefon görüşmesinde kendisine de söyledim, rekabeti memnuniyetle karşılıyoruz ve çatışma peşinde değiliz.” dedi. Biden, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesinde de bir çatışmanın peşinde olmadıklarını ancak eylemlerinin bir sonucu olacağını söylediğinin altını çizerek, “Rusya’nın seçimlerimize müdahalesine, hükümetimiz ve işletmelerimize siber saldırısına orantılı yanıtlar verdik. Ancak konu ortak çıkarlarımıza geldiğinde iş birliği içinde olabiliriz.” açıklamasında bulundu.

Geride kalan 100 güne baktığımızda Biden, her biri kendi başına bir yönetimi engelleyebilecek bir dizi kriz ve girişimin ortasında bulunuyor. Geçmişi bir ön söz kabul edersek, Biden’ın başkanlığının önümüzdeki yüz günü büyük olasılıkla sessiz zaferler ve önlenmesi güç sarsıntılarla geçecek.

Tuğçe Akkaş