Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici katıldığı televizyon programında “kararlılığını” ortaya koyuyor. Destici, “Ben hatta çok ilerisini söylüyorum; bazıları diyor ki ‘Çin’e savaş mı açacak?’ Gerekirse açarsın! “

Bazı Çin “uzmanlarına” göre, “Çin’in yükselişi geç de olsa Türkiye kamuoyunun gündemine girdi. Sağ siyaset bölünerek, ayrışarak tepki veriyor.” Aslında milliyetçileri bölmek için okyanus ötesinden kurulan partilerin verdikleri tepkilere de şaşırmamak lazım.

Destici’nin bu sözleri söylediği günlerde okyanusun ötesinde de benzer açıklamalar yapılıyordu. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) başkanlığı görevine atadığı William Burns, Amerikan istihbaratının önündeki en önemli sınamanın Çin olduğunu söyledi. Senato İstihbarat Komitesi’nde göreve teyit süreci çerçevesinde ifade veren ve senatörlerin sorularını yanıtlayan Burns, Çin ile rekabetin ve “hasımane ve yırtıcı” diye nitelendirdiği Çin yönetimine karşı atılacak adımların Amerikan ulusal güvenliği açısından kilit önem taşıdığını kaydetti.

Odatv.com’un haberine göre, göreve gelmesi durumunda dört önceliğini “insanlar, ortaklıklar, Çin ve teknoloji” olarak sıralayan Burns, “Çin’i rekabet dışı bırakmak, önümüzdeki on yıllarda ulusal güvenliğimizin anahtarı olacaktır. Bu, uzun vadeli, keskin gözlü, partiler üstü bir strateji gerektirmektedir.” diye konuştu.

Başkan Joe Biden ve Dışişleri Bakanı Antony Blinken da göreve geldiklerinden beri Rusya ile Çin’e dikkat çekiyorlar. Onlar konuşunca başka ülkelerde bazı siyasetçi, akademisyen ve gazetecilerin de harekete geçmesi normal, hatta “siyaset kanunu”. Hatta ülkeler bile hareket geçiyor, örneğin Kanada.

KANADA, ABD’NİN YANINDA

Kanada Avam Kamarası, Çin’in Uygurlarla ilgili politikalarını “soykırım” olarak tanıdı. 266 vekilin katıldığı ve ret oyu çıkmayan oylamada iktidardaki Liberal Parti büyük oranda çekimser kaldı. Başbakan Justin Trudeau ve çoğu kabine üyesi oylamaya katılmadı. Böylece Kanada, ABD’nin ardından Çin’in soykırım işlediğine karar veren ikinci ülke oldu.

Oylamayla ilgili bir açıklama yapan Çin’in Kanada Büyükelçisi Cong Peivu, bunun “Çin’in iç işlerine karışmak” anlamına geleceğini söyledi ve “Buna karşı çıkıyoruz çünkü bu gerçekleri yansıtmıyor.  Xinjiang’da soykırıma benzeyen hiçbir şey yaşanmıyor.” diye konuştu. Sputnik’in haberine göre, Kanada’da kabul edilen yasa, hükümete bu konuda yapması gerekenlerle ilgili bağlayıcı bir yol haritası vermiyor fakat bu alanda komşusu ABD’yi örnek alması gerektiğini vurguluyor.

Trump yönetimi gibi Biden yönetimi de “soykırım” iddiasına sahip çıkıyor. Bu yöntem bize yabancı değil, ABD ve Kanada “Ermeni soykırımı” iddialarını resmen tanıyan ülkeler arasında. Amaçlarının da tarihe saygı, insan hakları vs olmadığını biliyoruz. “Soykırım” iddaları günümüzde emperyalistlerin elinde bir sopa olarak sallanmak isteniyor. O nedenle bu kararı “Uygurların yararına” şeklinde değerlendirmek doğru olmaz. Kanadalı milletvekilleri 2022 Kış Olimpiyatları’nın Beijing’den alınmasını da istiyorlar. Özetle dertleri Uygurlar değil, Çin.

Kamil Erdoğdu