Televizyoncu-yazar Hande Ertekin’in, birbirini hiç tanımayan ve bir gün yolları kesişen altı kadının hikâyesini anlattığı yeni kitabı “Altıncı Göz” 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde okuyucusuyla buluştu. Ertekin, yeni kitabı “Altıncı Göz”ü CRI Türk’te Irmak Hekimoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Pano’da anlattı.

Ertekin, kitabının özellikle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde çıkmasını istediğini ve kadınlara da bu özel günde bir hediye vermekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Hande Ertekin, “Altıncı Göz”ü şöyle anlattı:

“Farklı dünyalardan, farklı hikâyelerden ve farklı yaşlardan altı kadının yolları tesadüfen kesişiyor ve bugüne kadar kimseye anlatamadıkları hikâyelerini, acılarını, sırlarını birbirlerine anlatarak birbirlerine destek oluyorlar, bir tedavi süreci başlıyor. Kitabın özetinde de yazdığı gibi ‘bir kadını en iyi bir kadın anlar’ keşke birbirimizin kurdu değil de birbirimizin yuvası olabilsek, birbirimize destek olabilsek. Zaten hayat çok zor ve kadına şiddet almış başını gitmiş. Kadının adı yok. Biz birbirimizi anlasak ve birbirimize destek olsak dünya daha güzel olacak.”

“ÇOCUKLARIMIZI YETİŞTİRİRKEN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİNİ ANLATMALIYIZ”

“Altıncı Göz”ü pandeminin ilk zamanlarında yazmaya başladığını dile getiren Ertekin, kitaptaki altı karakterden üçünün hikâyesinin yaşanmış hikâyeler olduğunu sözlerine ekledi.

Ertekin, hikâyeleri yazarken hissettiklerini şöyle anlattı:

“2020 yılında 269 kadın, kadına şiddet mağduru… Bu yıla baktığımızda ocak ayı 23, şubat ayı 33, yasalar bazen yetersiz kalabiliyor. ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ diyoruz ama yapılan istatistikler şunu gösteriyor ki; bir adam bir kadına şiddet uygulamayı kafasına koyduysa bunu bir şekilde gerçekleştiriyor. Bunu önlemek için en temelde aile içinde çocuklarımızı yetiştirirken ötekileştirmemek, kadın-erkek eşitliğini anlatmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak. Bunu başardığımız zaman her şey çok daha güzel olacak. O yüzden yazarken tabii ki çok zorlandığım anlar oldu. Bunlar aslında hepimizin yaşadığı, bildiği hikâyeler… Hepimiz zaman zaman fiziksel olarak maruz kalmasak da şiddete uğruyoruz. Keşke elimizden daha fazlası gelse de sadece yazarak değil, yazdıklarımızı gerçeğe çevirerek kadına şiddeti engelleyebilsek.”

“CAMDAN BİR SARAYDA OTURUYORSAK KİMSENİN CAMINA TAŞ ATMAYACAĞIZ”

Televizyoncu-yazar Hande Ertekin, “Kadın, kadının kurdudur.” sözünden yola çıkarak kadın dayanışmasının önemini de şu sözlerle ifade etti:

“Empati yapmayı bildiğimiz zaman her şeyi çözebiliriz. Birbirimizi gözlemlediğimizde ve kendimizi o insanın yerine koyduğumuzda canımız ne kadar yanıyorsa onu o kadar iyi anlarız. Camdan bir sarayda oturuyorsak kimsenin camına taş atmayacağız. Elimizde imkânlar varsa da birbirimize destek olacağız. Her şeyi başka insanlardan beklemeyeceğiz. Bizim yaşamak için başka bir erkeğe ihtiyacımız yok. Biz kendi ayaklarımızın üzerinde durabiliriz. Bunu başka kadınlara da anlatabilmeliyiz. Sevmek, sevilmek çok güzel bir duygu fakat sevgiyi almadığımızı hissettiğimiz yerde de durmamalıyız. Layık olduğumuz yerde kalmalıyız.”